Bakara 222. Ayetin tefsiri.
Ey Muhammed! Sana ay halinde kadınlarla cinsel ilişkide bulunmanın helal mı haram mı olduğunu soruyorlar. Onlara de ki: O, pis bir şeydir. Bu halde kadınlarla cinsel ilişkide bulunmak eşler için bir eziyettir. Öyle ise, hayız halinde kadınlarla cinsel ilişkiden uzak durunuz. Hayız kanları kesilip de boy abdesti alıncaya kadar onlarla cinsel ilişkiye yaklaşmayınız. Bundan maksat, bu halde iken onlarla cinsel ilişkide bulunmamaktır. Yoksa kadınları hayızlı iken Yahudilerin yaptığı giöi yaklaşmamak, onlarla oturup kalkmamak ve birlikte yiyip içmemek değildir. Onlar boy abdesti alıp temizlendiklerinde Allah'ın sizin için helal kıldığı taraftan, yani arkadan değil, çocuk üreme yolu olan ön taraftan onlarla cinsel ilişkide bulunabilirsiniz. Allah günahlarından tevbe edenleri, fuhuş ve pisliklerden uzak duranları sever.
Ensar yayınları
1K
Enes (r.a.)'dan şöyle rivayet edilmiştir: Yahudiler, bir kadın hayız (adet) olduğu zaman onu evden çıkarırlar, birlikte yemek yemezler, içmezler ve onunla cima etmezlerdi. Bu durum Rasulullah (s.a.v.)'e soruldu. Bunun üzerine Yüce Allah Bakara 222. Ayeti indirdi.
Sayfa 255 - Ensar vakfı yayınları (kitap)
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Doğrusu, Allah pişmanlıkla kendisine yönelenleri ve özlerini temiz tutanları sever. Bakara, 222. Ayet
Sayfa 11·Kitabı okudu
Din
Sf. 222 "Üç tane sert, parlak taş, bana en yüksek makam tarafından fırlatılmış ve o makam üzerinde babamın bile bir etkisi yok; her taşın hangi mesajı ilettiğini yalnızca ben biliyorum. Kırmızımsı renkte, içinde sürekli genç şimşeklerin çaktığı, hücreye gökten düşmüş olan taş, şöyle diyor: Hayret ederek yaşamak. İçinde tüm mavilerin çakıp söndüğü ikinci mavi taşın mesajı: Hayret ederek yazmak. Ve ben bu arada elimde üçüncü taşı, beyaz ve parlak olan üçüncü taşı tutuyorum, o taşın buraya düşmesini kimse, dahası babam bile engelleyemedi, ama hücrenin içi o denli kararıyor ki, üçüncü taşın mesajı dile gelemiyor. Taş artık görünmüyor. Son mesajı kurtuluşumdan sonra öğreneceğim." (2001, 2010 Karataş)
Sayfa 438
Alıntı
Irkçılık, bütün bütün bir tehlike-i azîmdir. (Emirdağ Lâhikası 2 222.sh - Risale-i Nur)
Din
2. Milliyetçi Cephe hükümetine gidiliyor.
6 Haziran 1977 günü sabahın çok erken saatlerinde, tam saat vermek gerekirse 05:30’da, Bülent Ecevit CHP Genel Merkezi’nin balkonundan saatlerdir binanın önünde bekleyen vatandaşlara hitap ediyor ve, ‘Şimdiden 222 milletvekili kazandığımız belli olmuştur. Tek başına iktidar olmak için sadece 4 üyelik kalmıştır. Sanıyorum bu öğleye kadar bu sonuç da alınacaktır’ diyordu. Ortanın solundaki/demokratik sol CHP, Ecevit’in liderliğinde sandıktan tek başına çıkmayı başarmıştı. Bu cümlelerin ardından kitle adeta dalgalandı, insanlar sloganlar atmaya, birbirlerine sarılmaya, halaylar çekmeye, arabalarla Ankara’da konvoylar halinde tur atmaya başladılar. CHP 1950 seçimlerinden beri ilk kez, yani tam 27 yıl sonra tek başına iktidar oluyordu. Ancak sayım devam edip sonuçlar gelmeye başladıkça, öğle saatlerine doğru başlayan endişe, akşam saatlerinde yerini tek başına iktidar olunamayacağına dair kanaate bıraktı ve ertesi gün de kesin sonuç anlaşıldı: CHP 213’te kalmıştı.
Alıntı