Sebebi neydi ki...
3/10
·224 syf.··
2026 141. kitabı
Öncelikle şunu net söylemek gerekiyor: Bu kitap kesinlikle bir masal yeniden anlatımı ya da klasik bir fantastik hikâye değil. Oldukça karanlık, sert ve rahatsız edici bir anlatı. İki farklı zaman diliminde ilerleyen, daha çok hastalıklı bir zihnin içine girdiğiniz bir cinayet antolojisi gibi hissettiriyor. Bu yüzden kitabın başındaki içerik uyarısını kesinlikle dikkate almak gerekiyor. İçerisinde yoğun şiddet, rahatsız edici olaylar ve tetikleyici unsurlar var. Yazarın amacı da zaten bunları meşrulaştırmak değil; bilinçli şekilde okuru huzursuz etmek. Ve bunu gerçekten başarıyor. Ama benim için sorun tam da burada başladı. 222 sayfa boyunca neden-sonuç ilişkisinin tam oturmadığı, amaç bağının sürekli dağıldığı bir metin okudum. Yazarın yapmak istediği şey ne korku, ne gerilim, ne de başarılı bir masal yeniden anlatımı gibi hissettirdi. Daha çok yalnızca okuru irrite etmeye çalışan bir yapı vardı ve bunu yaparken de kurgu temelleri oldukça zayıf kalmıştı. Karakter motivasyonları yeterince temellendirilmiyor. Özellikle baş karakterin dönüşümü bana tamamen yapay geldi. Hiçbir fiziksel ya da zihinsel altyapısı kurulmadan aşırı tehlikeli bir figüre dönüşmesi kurguda çok suni duruyordu. Üstelik cıva zehirlenmesi gibi bazı tıbbi detaylar da gerçeklikten kopuk işlendiği için hikâyenin psikolojik tarafı iyice zayıflıyor. Yan karakterler oldukça yüzeysel kalmış. Bazı sahneler ise yalnızca şok etkisi yaratmak için yazılmış gibi duruyor. Ama bu sahneler “rahatsız edici” olmaktan çok bende “ne alaka?” hissi yarattı çünkü hikâyenin genel yapısıyla uyumlu hissettirmiyordu. Anlatım tarafında da sorun yaşadım. Bazı bölümlerde yazarın tam olarak ne anlatmak istediğini anlayamadım. Gerçek mi, metafor mu, hayal mi olduğu belirsiz kalan sahneler vardı ve bazı tasvirleri zihnimde
KülkedisiSylvain Johnson · Dokuz Yayınları · 202688 okunma
9/10
·319 syf.··
Beğendi
·
2026 51. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 21:06
VADİDEKİ ZAMBAK (Roman) HONORÉ DE BALZAC 1799-1850 yılları arasında yaşamış, realizm (gerçekçilik) akımının en etkili temsilcilerinden biri kabul edilen Fransız yazar Honoré de Balzac’ın başyapıtlarından Vadideki Zambak romanıyla hem yazarı hem de eserini tanıma yolculuğumuza devam ediyoruz. Vadideki Zambak, gerçekleşmeyen bir aşkın insan hayatını nasıl şekillendirdiğini anlatan etkileyici bir romandır. Aşkın yalnızca kavuşmak olmadığını; bazen vazgeçmek, beklemek ve fedakârlık yapmak anlamına geldiğini son derece zarif bir şekilde ortaya koyar. Bu yönüyle aşkı en hüzünlü ve en ince biçimde anlatan romanlardan biri olarak değerlendirilebilir. Romanın başkahramanı ve anlatıcısı Félix’tir. Çocukluğunda annesinden sevgi görmemiş, yalnız ve kırılgan bir karakterdir. Annesinin zoruyla katıldığı bir davette evli ve aristokrat bir kadın olan Henriette ile tanışır ve ona derin bir aşkla bağlanır. Henriette ise Kont de Mortsauf ile mutsuz bir evlilik sürdürmektedir. Ruhsal olarak Félix’e yakınlık duysa da ahlaki değerleri ve toplumsal sorumlulukları nedeniyle duygularını bastırır. Roman boyunca Félix ile Henriette arasında yoğun fakat platonik bir aşk yaşanır. Eserde tutku ile görev arasındaki çatışma, ideal aşk, fedakârlık, toplumsal baskı ve insan ruhunun karmaşıklığı son derece gerçekçi bir dille işlenmiştir. Félix’in hayatına daha sonra giren İngiliz kadın Lady Dudley ise Henriette için hem fiziksel aşkın hem de kadınlık kimliğinin farkına varılmasını sağlayan güçlü bir rakip olarak karşımıza çıkar. Anlatıcı, yaşananları mektup tekniğiyle aktarır. Romanın sonunda ise Félix’in hayatındaki üçüncü bir kadın devreye girer. Bu kadının Félix’e yazdığı mektupta Henriette ve Lady Dudley daha gerçekçi bir bakış açısıyla değerlendirilir. Üstelik bu değerlendirmeler, bir
Vadideki ZambakHonore de Balzac · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202553bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
9/10
·224 syf.··
2026 35. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 17:45
YAZGI, üç kuşağın iç içe geçen hikâyesi. Hatice’nin suskun direnişi, Reyhan’ın yarım kalan gençliği ve Melis’in parlayan geleceği… Büyük bir çoğunluğumuz; kendi yaşadığımız sıkıntıları, acıları çocuklarımızın yaşamasını istemeyiz. Bazen de; çocuklar ailelerin yaşadıklarından ders alıp, ben böyle olmayacağım diyebiliyor. Başarabilenlere ne mutlu... Hayat adil değil. Kimisine her şey altın tepside sunulurken, kimisi tırnakları ile kazıyarak bir yerlere gelmeye çalışır. Bunu da herkes başaramaz. İmtihan dünyası... Yazgı; Nebiye Sevük kaleminden, Parlayan Kitap yayınlarından basımı yapılan, 222 sayfadan ibaret roman. İstanbul' un taşı toprağı altın diyerek, Zonguldak' ın Ağaçbükü köyünden İstanbul' a gelen bir ailenin hikayesi. Hatice her ne kadar istemese de; eşi Selim' in baskısı ile İstanbul' a gitmek üzere yola çıkarlar. İşler istediği gibi gitmedikçe, fiziksel ve sözlü şiddete maruz kalan Hatice' nin, en büyük dayanağı çocukları, Mehmet ile Reyhan olmuştur. Oğlu Mehmet, iş için İzmir'e gitmiş, kızı Reyhan ise ortaokuldan sonra okuyamamıştır. Hatice, temizlik için bir evde çalışırken, uğradığı iftiradan dolayı işten ayrılmak zorunda kalır. Selim; bulduğu hiçbir işte düzen tutmayan, kendisini a** e verip, eve hiç bir zaman ayık gelmeyen karakter. Reyhan; çok sevdiği arkadaşı Ayşe ile her şeyini paylaşırdı. Sevdiği Ali' den sadece Ayşe' nin haberi vardı. Ali ile gizli bakışmalarının kendisini ne kadar etkilediğinden bahseden Reyhan' ın, başka konu konuşmaması Ayşe' nin canını sıkmaya başlar ve Reyhan ile arasına mesafe koyar. Ta ki; gerçek sebebi ortaya çıkana kadar... Reyhan sevdiğine kavuşabilecek miydi? Annelerinin yaşadıkları, Mehmet ile Reyhan' ı ne kadar etkiledi? Ayşe, neden Reyhan' dan uzaklaştı? Ruhumun yorgunluğu çoktan çökmüş omuzlarıma. Acaba yıllarımı
YazgıNebiye Sevük · Parlayan Kitap · 202522 okunma
Güzel ve akıcı bir çocuk kitabı
Puan vermedi·128 syf.·
2026 13. kitabı
Bu kitabı 5.sınıftaki bir öğrencim vasıtasıyla edindim. Bazı hatalar ve eksikleri olsa da çocuklar için oldukça güzel bir kitap olduğunu düşünüyorum. Hatalardan birkaç örnek verecek olursam; "2³=2×2×2" yazılacağı yerde "23=2×2×2" şeklinde yazılması; aynı şekilde "dairenin alanı=pixr²" yerine "pixr2" yazılması, pisagor teoreminde de yine "a2+b2=c2" yazılması gibi muhtemelen dizgi sırasında oluşan üssün kayması; 2'nin kuvvetlerinin kastedildiği yerde "2'nin katları" ibaresinin yazılması -kat ve kuvvet aynı şey değildir!- fark ettiklerim. Bir çocuk kitabında tüm matematik tarihçesine değinilemezdi tabii ki ama günümüzü şekillendiren Alan Turing'i gözüm aradı. En azından en sondaki tarih şeridinde yer alabilirdi. Öğrencilerime önereceğim, proje ödevleri için kullanacağım bir kitap olacak. Hem hataları da bulmalarını isteyeceğim ki daha dikkatli okusunlar :) Kştap son sayfalarda birkaç düşündürücü soru ve matematik hatalarının bedellerine dair gerçek hikayelerle zenginleştirilmiş. Sayfaları renkli ve eğlenceli karikatürlerle dolu 4-5-6-7. sınıflar için uygun olduğunu düşünüyorum.
Matematik
Matematik Tarihine YolculukClive Gifford · Orenda · 202311 okunma
Bahçemizi yeşertmemiz lazım..
Puan vermedi·151 syf.··
2026 11. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2026 00:00
Voltaire'in başyapıtı kabul edilen Candide ya da İyimserlik, felsefi kurgu türünün şaheseri kabul edilir. Voltaire Candide'i, Alman filozof Leibniz'in "Tanrı kusursuzdur, dünya mükemmel olmayabilir ama Tanrı onu mümkün olan en iyi biçimde yaratmıştır. Kötülük her an mevcuttur ancak sonsuz bir iyilikle dengelenmiştir" şeklinde özetlenebilen İyimserlik felsefesine itiraz etmek için kaleme almıştır. Leibniz’e göre, Tanrı mükemmel olduğu için yarattığı dünya da "mümkün olan dünyaların en iyisidir" ve yaşanan her kötü olayın (depremler, savaşlar, hastalıklar) ardında üstün, ilahi bir uyum ve "yeterli bir sebep" vardır. Voltaire ise bu önermesinin aksine, kötülüğün hep var olduğunu, bunun da Tanrı'nın lütfuyla bağdaşmadığını göstermek ister. Bu determinist ve aşırı saflık, hatta aptallık olarak nitelediği iyimserliğe bakış açısını ana karakterlerin başına gelen absürt, trajik ve vahşi felaketlerle çürütür. Spoiler içerebilir... Kitaptaki Pangloss karakteri Leibniz’i temsil eder. Candide ve uşağının tesadüfen ulaştığı El Dorado ise Voltaire’in ideal toplum tasavvurudur. Burada altın ve mücevherler sokak taşı muamelesi görür, din adamları veya mahkemeler yoktur çünkü herkes eşittir ve Tanrı'ya sadece şükredilir. Ancak Candide bu kusursuz cenneti bile terk eder. Bu durum, insanın doğası gereği tatminsiz olduğunu ve durağan bir mutlulukla yetinemeyeceğini gösterir. İyimserliğin kaderciliği özendirdiğini düşünen Voltaire, bunun yerine maddi ve manevi gelişimin temeli olarak gördüğü ve insanı mutlu edeceğine inandığı çalışmayı önerir. O bunca kötülüğü insanın kendi çabasıyla iyileştirebileceğine inanır. Voltaire'in bu çalışma önerisi Candide'in kıssadan hissesi ve hikâyenin de son cümlesidir: ".. il faut cultiver notre jardin: Bahçemizi ekmemiz lazım." Bu cümle, Voltaire’in insanlığa
Felsefe
Candide ya da İyimserlikVoltaire · Can Yayınları · 20237bin okunma
Fransız Devriminin hazirlayicisindan eşsiz eser
10/10
·172 syf.··
2026 38. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 09:29
Her şeyi olduğu gibi kabul edip sorgulamayanlar, düşünme özürlüler, dogmacılar, yobazlar, felsefe ne işe yarar diyenler... Sizler kesinlikle bu kitabı okumayın, neme lazım yoldan çıkarsınız. Şaka bir yana, Voltaire ve Jean-Jacques Rousseau ile birlikte Fransız devrimini hazırlayan 18. yüzyıl aydınlanma filozoflarinin baş tacı Denis Diderot'nun rahatsız edici! eserini mutlaka okuyun. Özellikle dini düşünceleri eşsiz..
Felsefe KonuşmalarıDenis Diderot · İş Bankası Kültür Yayınları · 2020528 okunma