Tang, "Düşünün bir, onca acıya katlanmış ninelerinizi, analarınızı, teyze ve halalarınızı, kız kardeşlerinizi düşünün bir, biz kadınlar üç bin yıl boyunca hep baskı altında yaşadık, şimdi omurgamızı düzeltmenin zamanıdır."
Kanunları koyarken kendi işlerine gelen şeylerin, yönetilenler için de doğru olduğunu söylerler; kendi işlerine gelenden ayrılanları da kanuna, doğruluğa aykırı diye cezalandırırlar. İşte dostum, benim dediğim bu. Doğruluk her yerde birdir: Yönetenin işine gelendir. Güç de yönetende olduğuna göre, düşünmesini bilen bir adam bundan şu sonuca varır: Doğruluk güçlünün işine gelendir.