Popüler inanışın aksine geçmiş günümüzden daha olaylı değildi.
8/10
·111 syf.··
Beğendi
·
2026 48. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 10:10
Yazarın, farklı zamanlarda (hatta farklı yerlerde) yazdığı denemelerinden (bölüm bölüm anılarından) oluşan eseri okdukça beğendiğimi belirterek başlayayım. Günlük hayatta insanın kafasına takılabilecek oldukça sıradan basit noktaları güzel açıklamalar getirerek üstüne olaylar anlatarak bizlere vermiş. Kitaba ismini de veren bölüm "Kitaplar ve Sigaralar" oldukça güzel ve dikkate değer örneklemler barındırıyor. Kitapların maliyeti, kitap okumanın, kitap sahibi olmanın maliyetli oluşu üzerine; Sigaralarile kıyas yaparak müthiş bir eleştiri yazısı yazmış. Adam yazmış bana beğenmek düştü. "Kitaba harcadığımdan çok daha fazlasını tütüne harcıyorum." (s.10) Alaycı, dürüst ve bir o kadar da rasyonel bir anlatıma sahip kitabımız. "Herkesin tepeden bakacağı birileri vardır şu dünyada." (s.23) Kitaplar kadar, kitapçılar, sahaflar, eski kitaplara da dem vuruyor. Ülke ve edebiyat ilişkisine dair eleştirilerini açık yüreklilikle söylüyor. "Hemen her ülkede hükümetin yanında yer almak yazarlara nazaran bilim insanları için daha kolaydır." (s.31) Kitabın bazı bölümlerinde, kendi hayatının çocukluk döneminden izler taşıyan anlatılar mevcut. Çok ilgimi çektiler. Bu bölümlerde ciddi eleştiriler var. Eğitim sistemine, yatılı okul kurumuna, özel okul kavramına, eğitime ve eğitimciye dair her şeye eleştiriyi verip veriştiriyor. Okuması hayli keyifli sayfalar var... Büyümek, öğrenmek, okumak, zorbalık ve zorundalık, siyaset, ülke, cinsiyet ve cinsellik, din gibi bir çok kavram üzerine fikirlerini çok hoş akıcı ve anlaşılır bir dille bizlere aktarmış. Bize de okumak düşüyor. :) Kısa ama etkileyiciliği yüksek, 'tok tutan' bir kitap. Selametle...
Kitaplar ve SigaralarGeorge Orwell · Kapra Yayınları · 20214,792 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 8. kitabı
NAMAZ Psikolojisi 1. ALLAH’ın isteğini ve rızasını düşünerek yapılan bütün davranışlar birer ibadettir. 2. Dinde ibadet olarak belirlenen bazı özel davranışlar vardır ki bunlar, insanın ALLAH’la olan ilişkilerini canlı tutmak için belli aralıklarla tekrarlanırlar, işte namaz, her gün tekrar edilen, belli hareketleri ve dualar içine alan bir ibadettir. 3. Namaz İslam dininde ilk emredilen ibadettir. 4. Namaz aynı zamanda, yaratılanın YARATANA karşı duyduğu saygı, sevgi, minnettarlık ve bağlılığın, şükür duygusunun bir ifadesidir. 5. Namaz önce ki peygamberlere de farz kılığı Kuran-i Kerimin değişik ayetlerinde ifade edilmektedir. ( H.z. İbrahim Kur’ani Kerimde geçen duası ; ‘’Rabbim! Beni ve Soyumu namaz kılanlardan eyle!’’ amin…) Ancak önceki peygamberlerden sonra o din mensuplarının namazı koruyamadıkları. Ondan uzaklaştıkları anlaşılmaktadır. 6. Taha Süresi 132 ayette ALLAH C.C. şöyle buyurmuştur. ‘’ Ailene namazı emret! Sen de sabırla ona devam et… ‘’ buyuruyor. 7. Cehenneme girenlere neden cehennem girdikleri sorulduğunda? Biz namaz kılanlardan değildik! Buradan namazın ne kadar önemli olduğu anlaşılmaktadır. 8. Genelde ibadetler, dini inancın koruyucularıdır. 9. Yetişkinlerin, anne babanın namaz kılmasının, çocukların namaz kılmayı arzu etmeleri, namaz kılmak istemeleri açısından da önemi büyüktür. Çünkü çocuk çevresini tanımaya başladığı anadan itibaren çevresinde ki büyüklerin, özellikle anne babasının söz ve davranışlarını taklit edip örnek almaya başlar. Bu nedenle namaz kılan bir anne babanın çocukları da namaz kılmaya özenir. Namazın Psikolojik Süreçleri 10. ‘’Vay haline şu namaz kılanların! Ki onlar şuurunda değildir namazlarının. Gösteriş yaparlar onlar, Hayra engel olurlar.’’ Ma’un 4-7 ayetler. 11. Namazda neyi okuduğunun bilincinde olunmalıdır. Çünkü
Din
Namaz PsikolojisiHüseyin Peker · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 2020123 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Selamünaleyküm Rahmatullahi ve Bereketühü
10/10
·765 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
103 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2026 19:59
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem'den başlayıp Ubeyde Bin umeyr'e kadar devam eden 61 bölüm vardır hem hadis-i şerifler hem de rivayetli sözler bulunmaktadır. Aşağıya kimlerin sözlerinin olduğu kimlerin geçtiğini de yazacağım inşâAllah. Kitap boyunca gözüm hep Zeyd Bin harise'yi aradı çünkü Zeyd Bin Harise Peygamber efendimizin peygamberlikten önce de yanında bulunduğu çocuklardan biridir. Ve Zeyd Bin Harise'nin çocukluğu Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin yanında geçmiştir. Ama kitapta Zeyd Bin hariseye ait ne bir söz ne de başka bir şeye denk gelmedim. Onun haricinde diğer peygamberlerimizin sözüne ve sahabelerin sözüne yer verilmiş çok hoşuma gitti daha önce hiç duymadığım şeyler okudum ve insanı düşündüren şeylerdi bunlar. Okumanızı öneriyorum isterseniz okuyun tabii. Kitabın isimlere ayrılmış bölümleri bu şekilde: 1. RASULULLAH (S.A.V) 2. YUNUS (AS) 3. SÜLEYMAN (A.S) 4. EYYUB (A.S) 5. ADEM (A.S) 6. LOKMAN (AS) 7. NUH (A.S) 8. İSA (A.S) 9. MUSA (A.S) 10. DAVUD (A.S) 11.MUSA (A.S) 12.ÍSA (A.S) 13. İBRAHİM (A.S) 14. YUSUF (A.S) 15. EYYUB (A.S) 16. SÜLEYMAN (A.S) 17.İSA (A.S) 18. DAVUD (A.S) 19. EBU BEKR ES-SIDDIK 20. ÖMER B. HATTAB 21.OSMAN B. AFFAN 22.ALI B. EBİ TALİB 23. EBÛ'D-DERDA
Kitabu'z ZühdAhmed Bin Hanbel · Neda Yayınları · 2020125 okunma
Ebu’l-Hasan Harakani’de Fakr Kavramı
10/10
··
Beğendi
Kur’an ve hadislerde geçen “Fakr” kavramının iki ayrı anlamda kullanıldığı gö- rülmektedir. Bunlardan biri “suret fakirliği” de denilen “maddî fakirlik”, diğeri ise “manevî fakirlik”tir. 1. Maddî Fakirlik veya Suret Fakirliği: İhtiyaç duyulan mala ve eşyaya malik ve sahip olmamak demektir. Kur’an’daki: “Ganimet malları, yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılan fakir muhacirlerin- dir” 5 , ayeti ve benzer ayetlerde anlatılan fakrdır. Bu anlamdaki fakirlik hadislerde de: “Fakr, insanı nerede ise küfre düşürecekti.”6 “Fakirlik, iki cihanda yüzkarasıdır.”7 İfadeleriyle anlatılmakta ve bu manada gönle sıkıntı veren fakirliğin makbul olmadığı ifade buyrulmaktadır. Tasavvufa konu olan fakr ise bu tür fakirlik değil, manevi fakirliktir. 2- Manevî Fakirlik: Kulun kendinde varlık görmemesi, herşeyi Hakk’a irca etmesi, şahsının, amelinin, hal ve makamının Allah’ın lütfu olduğunu kabul etmesidir. Kur’an’daki: “Ey insanlar, siz Allah’a karşı fakir; yani muhtaçsınız. Allah ise ganîdir; yani herşeyden müstağni- dir.”8 ve “Allah ganîdir; siz fakirlersiniz; yani O’na muhtaçsınız.”9 ayetleri bu anlamda- ki fakrı anlatmaktadır. Peygamber Efendimiz, “Fakr, benim medar-ı iftiharımdır.” 10 buyurmaktadır. Yine başka bir hadis-i şerifinde “Allah’ım beni fakir yaşat, fakir öldür ve fakirlerle haşret!”11; Allah’ım beni sana karşı muhtaç (fakir) kılarak müstağni eyle, kendinden başkasına muhtaç (fakîr) etme!12 buyurmuştur. Bu hadisler manevi fakr anlamında kullanılmıştır. Kulun Allah’a muhtaç olması demek olan fakirlik, elbette fakiri de zengini de kapsar. Bu anlamıyla fakir ve fukara, malı olmayan anlamına değil, “sufî ve derviş” manasına gelir. Bu yüzden eskiden şeyhler kendilerine “Hadimu’l-fukara” (Fakirlerin hizmetkârı) derlerdi. İlk sufîler “yoksulluk” anlamına gelen fakr ile
Fakrın MakamlarıEbül - Hasan Harakani · Büyüyenay Yayınları · 201718 okunma
bedel ödeyen türk kelebekleri..
Puan vermedi·255 syf.··
2026 194. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2026 20:54
1914 yılında I. dünya savaşına dahil olan osmanlı devleti dört yıl sonra, 30 ekim 1918de, mondros ateşkes antlaşması ile farklı cephelerde aynı anda verdiği savaşı sonlandırır.. bu antlaşmadan iki hafta sonra, 13kasım 1918de, işgal kuvvetleri donanmaları istanbulun önemli stratejik ve askeri yerlerini kontrol altına almak üzere istanbula gelirler.. osmanlı devletinin I. dünya savaşına dahil olmasından beri kargaşanın, kaosun eksik olmadığı istanbulda artık kargaşa, kaos en üst seviyededir.. istanbulda hayat pahalılığı had safhaya ulaşmış, şehirde yaşayan bazı ermeniler, rumlar, yerli işbirlikçiler istanbul halkına her anlamda zulüm çektirmek için birbiriyle yarışır hale gelmiş, şehirde ikamet eden kadınların canı, namusu daha bir tehlikeye girmiş, işgal kuvvetlerinin şehirdeki varlığı asayişi sağlamak bir kenarda dursun işgal kuvvetlerinin şehir halkına yaptıkları asayişsizliği körüklemiştir.. işte genel olarak bu şartlar altında olan işgal istanbulunda bir polis vardır.. bu polis mehmet cemil efendiden başkası değildir.. kendisi, mehmet cemil efendi, biraz da babasının hatırı gözetilerek kayırılmış, bu şekilde polis olmuştur.. şöyle ki; makedonyanın manastır bölgesi türklerinden olan ve muhtemelen 19. yüzyılın sonlarında istanbula gelen lütfiye hanım, tahir efendinin çocuğu olarak dünyaya gelen mehmet cemil, ortaokulu bitirdikten sonra imalatı harbiye usta mektebine yazılır, iki yıl üst üste son sınıfta kalınca okuldan kaydı silinir.. yukarıda da kısaca anlattığım gibi o dönemin istanbulunda ekonomik olarak ayakta kalmak için geçer akçe devlet memuru olmaktır.. zira sırtını işgalcilere yaslayan mutlu azınlığın olduğu şehirde alnının akıyla ticaret yapmak ve para kazanmak çok çok zordur.. kaldı ki o dönemin istanbulunda yaşayanı bunu göze alsa bile ticarete
Şeytan Adası'nda Bir TürkCemil Eryürek · Ötüken Neşriyat · 202123 okunma
9/10
·59 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mart 2026 15:38
Merhaba sevgili okur, İlhami Algör, girişiyle okuru tavlamayı başarıyor: “Tütünümü, anahtarımı aldım, evden tam çıkıyorum, bir şeyin eksik olduğunu, eksik olanın ruhum olduğunu fark ettim. Önemsemedim. Yol, bana uygun bir ruh önerebilirdi. Kapıyı çektim, kilidin dili yuvasına otururken "Nereye?" dedi. Aldırış etmedim, çıktım.” Farklı bir tarzı olduğunun sinyalini alır almaz dalıyoruz bir bitirim dünyasına. Farklı türde müzikler eşliğinde İstanbul’un sokaklarını adımlarken buluyoruz kendimizi. Arif’in, yer yer, Müzeyyen tutkusuyla yazma tutkusu çerçevesinde çektiği ızdıraba eşlik ederken yer yer de sokak jargonunun üslupsuzluğundaki içtenliğine tebessüm ediyoruz. Sonra, kilit sesi, “çıt” sesi ve ayna gibi metaforlar denizine dalıyoruz. Yazarın sohbet eder gibi anlattığı üçüncü şahısları dinliyoruz. Sık sık Sadri Alışık’a selam gönderiyoruz. İsmi ayrı, kapak düzenlemesi ayrı güzel olan bu kitabın niş bir tarafı var. Yazar belli bir okur kesimine hitap ediyor. Kitabı bitirince filmini de izledim. Erdal Beşikçioğlu (Zalım ne oynasa hakını veriyor) ve Sezin Akbaşoğulları’nın rol aldığı filmi başarılı buldum. Kitapla aynı değildi, üslupları farklıydı zaten aynı olması da pek mümkün değildi. Kitaba göre filmin ayakları yere daha sağlam basan bir şekilde uyarlanmıştı. Kitabın sonu da güzeldi filminki de. Sonu ile ilgili spoiler olacak düşüncelerimi en sona ekliyorum efenim. Kitabı da filmi de beğendim efenim. Okuma zevkinize hitap eder mi bilmem ama ben sevdim. Puanım: 9/10 ***Kitapta bahsi geçen şarkıların bazılarını bulamadım ama bulabildiğim kadarıyla ve dinlediğim isimlerle çalma lisemiz şu şekilde efenim: 1- Orhan Gencebay- Yazıklar Olsun 2- Ferdi Özbeğen- Satmışım Anasını 3- Ajda Pekkan- Ayıpsın Ayıp 4- Mustafa Sağyaşar- Dönülmez Akşamın Ufkundayız 5- Tarkan- Hepsi
Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutkuİlhami Algör · İletişim Yayıncılık · 201434,8bin okunma