8/10
·100 syf.··
Beğendi
·
2026 45. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 18:31
MUSTAFA GÜLAÇTI - SESSİZLİĞİN MİRASI Merhaba arkadaşlar Haziran ayının bir diğer kitabı ile karşınızdayım. Birkaç alıntı ile giriş yapmak istiyorum.. ‘Güneş doğduysa, umut henüz ölmemiştir.’ ’İnsan kendi kalbini tanımaz mı hiç?’ ‘Bugün ilk kez yürüdüğüm yolun bana ait olduğunu hissettim.’ ‘Kalbinin yerini bilmesine rağmen, bir an orada olup olmadığını kontrol etmek istedi.’ ‘Bir ülkenin hafızası bazen insanların yüzünde değil, sakladıkları acıda durur.’ Eser 242 sayfadan oluşuyor. Genel olarak hoşuma giden bir kitap oldu. Eser 1970’lerden itibaren konu almaya başlıyor. Kahramanlarımız Refik, eşi Zeynep, çocukları Timur ve Timur’un ilerde hayat arkadaşı olacak olan Elif.. O dönemdeki siyasi olaylardan ötürü Refik tutuklanır..Bunu duyan Zeynep oğlu Timur ile birlikte yalnız kalır ve hayat mücadelesi başlar. Aslında Refik’in asıl sorunu sessizliğidir bu sessizlik ilerde oğlu Timur’a miras kalacak ve sessizliği bozacaktır.. Cezaevinden çıktıktan sonra eşi Zeynep daha sonrada kendisi hayata veda eder. Tek başına kalan Timur’un hayat mücadelesi burada başlar. En büyük hayali Gazeteci olup babasından kalan sessizliği bozmaktır ve üniversitede bu bölümü kazanır..burada ilerde eşi olacak olan Elif ile tanışır.. Elif onu yazması konusunda hep desteklemiştir.. Ama bir gün bu işler başına dert açacaktır.. Sizide merak ettiren bir kitap olacağına eminim Herkese tavsiye ederim
1000Kitap
Sessizliğin MirasıMustafa Gülaçtı · Mahlas Yayınları · 20267 okunma
Seriye giriş kitabı olarak iyiydi ama beklentiniz yüksek olmasın
7/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 44. kitabı
Çaldığımız Yalanlar Darkromance Bağımsız Seri Çift Taraflı Bakış Açısı Yetişkin Kurgu 395 Sayfa Puanım 7 Mutlu S. 1- Çaldığımız Yalanlar 2- Yaktığımız Gerçekler 3- Arzuladığımız Kan 4- Arzuladığımız Kan 5- Ettiğimiz Yemin Alistair Caldwell & Briar Lowell Alistair Caldwell, kasabanın yarısı ailesine ait(ailenin dışlanan çocuğu) Rooc Van Doren, savcının oğlu Thatcher Pierson, seri k*tilin oğlu Silas Hawthorne teknoloji imparatorluğunun varisi(şizofreni teşhisi konulmuş) Rosemari Donahue belediye başkanının kızı ve aynı zamanda kasabanın en kötü şöhrete sahip 4 kişilik arkadaş gurubunda Silas ile sevgilidir ve birgün yüksek dozda yasaklı madde kullanmaktan hayatını kaybetmiş fakat Rosa aslında asla o maddeye bağımlı değildir. Silas, Alistair, Rooc ve Thatcher arkadaşlarının c*nayetini örtbas edenleri bulmak için dedektif gibi iz sürerler ve bunu yaparken oldukça acımasız olurlar. Briar Lowell'in hırsız babası hapse girince Panderso Springs kasabasında dayısının öğretmenlik yaptığı Hollow Heights üniversitesine okumak için gider. *Alistair ve Briar arasındaki duyguları hissetmek pek mümkün değildi. İkilinin aşkı kitapta fazlasıyla geri planda kaldı. Bazı olaylar ters köşe olması için sanki zoraki yazılmış gibi geldi. Yine de yazarın anlatım dilini sevdim, serinin devamının daha iyi ilerleyeceğini umuyorum.
Çaldığımız YalanlarMonty Jay · Martı Yayınları · 2026120 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·319 syf.··
Beğendi
·
2026 51. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 21:06
VADİDEKİ ZAMBAK (Roman) HONORÉ DE BALZAC 1799-1850 yılları arasında yaşamış, realizm (gerçekçilik) akımının en etkili temsilcilerinden biri kabul edilen Fransız yazar Honoré de Balzac’ın başyapıtlarından Vadideki Zambak romanıyla hem yazarı hem de eserini tanıma yolculuğumuza devam ediyoruz. Vadideki Zambak, gerçekleşmeyen bir aşkın insan hayatını nasıl şekillendirdiğini anlatan etkileyici bir romandır. Aşkın yalnızca kavuşmak olmadığını; bazen vazgeçmek, beklemek ve fedakârlık yapmak anlamına geldiğini son derece zarif bir şekilde ortaya koyar. Bu yönüyle aşkı en hüzünlü ve en ince biçimde anlatan romanlardan biri olarak değerlendirilebilir. Romanın başkahramanı ve anlatıcısı Félix’tir. Çocukluğunda annesinden sevgi görmemiş, yalnız ve kırılgan bir karakterdir. Annesinin zoruyla katıldığı bir davette evli ve aristokrat bir kadın olan Henriette ile tanışır ve ona derin bir aşkla bağlanır. Henriette ise Kont de Mortsauf ile mutsuz bir evlilik sürdürmektedir. Ruhsal olarak Félix’e yakınlık duysa da ahlaki değerleri ve toplumsal sorumlulukları nedeniyle duygularını bastırır. Roman boyunca Félix ile Henriette arasında yoğun fakat platonik bir aşk yaşanır. Eserde tutku ile görev arasındaki çatışma, ideal aşk, fedakârlık, toplumsal baskı ve insan ruhunun karmaşıklığı son derece gerçekçi bir dille işlenmiştir. Félix’in hayatına daha sonra giren İngiliz kadın Lady Dudley ise Henriette için hem fiziksel aşkın hem de kadınlık kimliğinin farkına varılmasını sağlayan güçlü bir rakip olarak karşımıza çıkar. Anlatıcı, yaşananları mektup tekniğiyle aktarır. Romanın sonunda ise Félix’in hayatındaki üçüncü bir kadın devreye girer. Bu kadının Félix’e yazdığı mektupta Henriette ve Lady Dudley daha gerçekçi bir bakış açısıyla değerlendirilir. Üstelik bu değerlendirmeler, bir
Vadideki ZambakHonore de Balzac · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202553bin okunma
Üniformalı katil ve sapıklar.
10/10
·418 syf.·
Beğendi
·
2026 12. kitabı
Nereden başlamalı bilemedim.. Kitabın bitmesini çok istedim bir an önce ve bir daha asla devam etmek istemedim. Akıcı bir dili olmasına rağmen yine de her bir satırında bir yandan acaba ne olacak diye beklerken bir yandan heyecan ve korku içinde satırları okurken buldum kendimi.. Okudukça Diyarbakır zindanları geldi aklıma kitabın ağırlığı ve o geçmişin verdiği acılar ağır geldi ... Eminim ki okuyacak olanlar benim ne demek istediğimi anlarlar. Burada da en güzeli o küçük çocuklar büyüdü ve kendi intikamlarını kendileri aldı bir nebze olsun çocukken onlardan çalınan bedenlerinin intikamı alınmış oldu Nokes gibi canilerin yaşamaya hakkı asla yok. İnsan nefret ediyor mesleğini layıkıyla yerine getirmeyen gardiyanlardan ,polislerden, müdürlerden özellikle de mesleğini pisliklerini devam ettirmek ve saklamak amaçlı yapan kendine kahraman gibi gösteren aslında beş kuruş etmeyen zihniyetsiz zavallı sapıklara verilen üniforma sadece ucuz bir bez parçası gibi üstlerinde duruyor ve bu onlar için ben herşeyi yaparım tüm yetki bende düşüncesine getiriyor ne zavallı bir düşünce.. Gülistan Doku arkadaşı Rojwelat ,Rojin Kabaiş ve daha niceleri gibi bir çoğu ve adını dahi bir çoğumuzun bilmediği kadınlar/ erkekler ve çocuklar hepsi bu tür sapıklar yüzünden dünyada cehennemi yaşayıp veda ettiler ne acı... Şu hayatta biraz yaşayıp sonra göçüp gidecektik buna da bazılarının pislikleri yüzünden bir çoğumuz hayata eksik şekilde veda etmek zorunda kalıyoruz.. Kitapta bir çok yerde etkileyici alıntıları var ama en vurucu olan ve okurken sadece sayfaya baktığım iki alıntı bırakıyorum aşağıya. "Kimsenin bunları duymaya ihtiyacı olduğunu sanmıyo­rum," dedi Michael. "Böyle yerlerde vakit geçiren bir sürü insan var. Neler döndüğünü hepsi biliyor. Daha önce içeri gir­meyenler de buna
SuskunlarLorenzo Carcaterra · Artemis Yayıncılık · 2012322 okunma
Akıllarınız ersin diye, Allah size ayetlerini böyle açıklıyor.
Puan vermedi·528 syf.··
2026 44. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2026 13:58
İşte akıllarınız ersin diye, Allah size ayetlerini böylece açıklıyor. (Bakara/242) “Allah size ayetlerini (işaretlerini, hükümlerini, mesajlarını) açık açık anlatıyor ki aklınızı kullanın, anlayın ve doğru yolu bulun.” Buradaki önemli noktalar: “Ayetler”: Sadece Kur’an’daki cümleler değil; Allah’ın verdiği mesajlar, işaretler, öğütler anlamına gelir. “Akıllarınız ersin diye”: İnsanların düşünmesi, sorgulaması ve bilinçli şekilde doğruyu seçmesi için. Yani bu söz aslında şunu vurgular: Allah, insanlara neyin doğru neyin yanlış olduğunu gizli bırakmaz; açıklar ki insanlar kendi akıllarıyla anlayıp doğruyu seçsin.
Kuran-ı Kerim Türkçe MealiElmalılı Muhammed Hamdi Yazır · Altın Post Yayıncılık · 20126,8bin okunma
Puan vermedi·372 syf.··
2026 29. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2026 12:25
Bir Zürafanın Gözlerinde Umudu Görmek Ey insanlar; birbirinizi dinlemeden, anlamadan yargılamayın. Doğayı koruyun, umudu yitirmeyin. Çünkü hayat sürdükçe umut da insanın içinde yaşamaya devam eder. Yazar, bizlere bu fikirleri düşündürüyor. Kitapta zürafalar batıdan doğuya doğru bir yolculuğa çıkıyor. Yetim bir çocuk olan Woodrow Wilson Nickel, ihtiyar Riley Jones ve onların peşinden giden Kızıl Augusta Red ile birlikte siz de bu yolculuğun bir parçası oluyorsunuz. Sayfalar ilerledikçe yalnızca bir yolculuğu değil; sevgi, merhamet, dostluk ve umudu da taşıyan bir hikâyeyi okuyorsunuz. Bu yolculukta anlamlı hikâyeler var. Sevgi var, merhamet var, dostluk var, umut var. Bazen hüzünleniyorsunuz, bazen gülümsüyorsunuz, bazen de içiniz umutla doluyor. Çünkü eser, bütün bu duyguları okuyucuya güçlü bir şekilde hissettiriyor. Bu sıradan bir yolculuk değil; içinde hayatı, insanı ve iyiliği barındıran bir yolculuk. Aynı acılar güçlü dostlukların kurulmasına vesile olur. Çünkü yaşadığınız acılar, karşınızdaki insanı anlamanızı, onu yargılamamanızı ve olduğu gibi kabul etmenizi sağlar. Bazen de insan umutsuzken, hiçbir şey beklemezken karşısına öyle bir şey çıkar ki hayata yeniden tutunur. Dostluğu, arkadaşlığı ve yaşam sevincini yeniden kazanır. Bazı durumlarda insan kendinden kaçmak ister. Doğduğu yerden, yaşadığı yerden, hissettiği duygulardan uzaklaşmak ister. Ama ne kadar kaçmaya çalışırsanız çalışın, bir gün şartlar sizi öyle bir yola sürükler ki kaçtığınız her şeyle yeniden yüz yüze gelirsiniz. Çoğu zaman insan kendinden kaçamaz. Yaşanan acılar, hüzünler ve travmalar insanın peşini bırakmaz. Uyumak istemezsiniz, gözlerinizi kapatmak istemezsiniz. Çünkü gözlerinizi kapattığınız anda zihniniz sizi tekrar o karanlık yere götürür. Bazılarımız kimseye anlatamadığı,
Zürafalarla Batıya DoğruLynda Rutledge · The Kitap · 202684 okunma