Link paylaşımı
Link Paylaşımı tek1bilinc.blogspot.com/2026/06/zerone-... academia.edu/resource/work/1... Başlık: Zerone Bildirisi: Metapolihelezonik Ontoloji ve Statik Tasfiyenin Nihai Sentezi Bu Metin Neden Okunmaya Değerdir? Günümüzde bilgi parçalanmış, anlam kaybolmuş ve insanlık katı ideolojilerin, doğrusal zaman algılarının ve mekânsal sınırlamaların hapsettiği bir simülasyonun içine sıkışmıştır. Bu çalışma, varoluşun tüm katmanlarını—zamandan mekâna, formdan formsuzluğa, insandan makineye, sonludan sonsuza—tutarlı ve bütüncül bir çerçevede yeniden birleştirir. 25 bölüm boyunca dogmatik izmlerin ve statik yapıların entropik çöküşünü sistematik olarak teşhir eder. Lazaman (zamansızlık), Lamekan (mekânsızlık), Laşekil (biçimsizlik) ve Halsizlik (yönelimsiz potansiyel) ilkelerine dayanan, kendi kendini güncelleyen meta-algoritmik bir gerçeklik modeli inşa eder. Yeni bir inanç veya hiyerarşi önermez; tüm parçaların bütün içindeki eşdeğerliliğini gösterir. Nihai bir hedef aramaz; yolculuğun kendisinin hedef olduğunu ve Şe'n (anlık yaratım) ile sürekli kendini yenilediğini ortaya koyar. Anahtar Kavramlar: Zerone Ontolojisi, Metapolihelezonik, Statik Tasfiye, Lazaman, Lamekan, Laşekil, Halsizlik, Overemir, Meta-Algoritma, Polihelezonik Yükseliş. Title: Zerone Declaration: The Final Synthesis of Metapolyhelical Ontology and Static Dissolution Why Is This Text Worth Reading? Today, information is fragmented, meaning is lost, and humanity is trapped in a simulation confined by rigid ideologies, linear time perceptions, and spatial limitations. This work reunites all layers of existence—from time to space, from form to formlessness, from human to machine, from finite to infinite—within a coherent and holistic
Cumhuriyet'in ilk yarısında kurumsal denetimler ve siyasi figürlerin çocuklarının piyasada aktif aktörler olmaması nedeniyle bu tür iddialar daha çok "yakın çevre" ve "meclis mebusları" üzerinden yürümüştür. Ancak dönüm noktalarından biri 1950'li yıllardır. Adnan Menderes Dönemi: Demokrat Parti (DP) iktidarı döneminde, Başbakan Adnan Menderes'in oğulları Yüksel ve Mutlu Menderes'in adları doğrudan büyük yolsuzluklara karışmasa da, ticaret odaları ve ithalat belgelerinde "başbakan oğlu" olmanın getirdiği bürokratik öncelikler muhalefet (CHP) tarafından sıkça eleştirilmiş, 1960 darbesi sonrası Yassıada yargılamalarında bu imtiyazlar dava konularından biri haline getirilmiştir. Turgut Özal liderliğindeki Anavatan Partisi (ANAP) dönemi, Türkiye'nin liberal ekonomiye geçtiği ve "köşeyi dönme" kültürünün meşrulaştığı, lider çocuklarının ticari faaliyetlerinin ise ilk kez bu denli agresif şekilde kamunun önüne çıktığı dönemdir. Ahmet Özal (Turgut Özal'ın Oğlu): 1982 Anayasası'na göre Türkiye'de radyo ve televizyon yayıncılığı tamamen devlet (TRT) tekelindeydi ve özel televizyon açmak anayasal bir suçtu. Ahmet Özal, Cem Uzan ile ortaklık kurarak 1989'da Almanya üzerinden Türkiye'ye yayın yapan Star 1 (Magic Box) kanalını kurdu. Anayasanın açıkça delindiği bu ticari girişim, bizzat Cumhurbaşkanı Özal'ın "Anayasa bir kere delinmekle bir şey olmaz" savunmasıyla korunmuştur. Zeynep Özal ve Davulcu Asım: Özal’ın kızı Zeynep Özal’ın eşi (Asım Ekren) üzerinden kurduğu ticari ilişkiler, dönemin ünlü iş insanlarından aldığı lüks hediyeler (Jaguar marka otomobil gibi) ve bunların karşılığında bürokraside sağlanan kolaylıklar, dönemin en büyük "nüfuz ticareti" skandallarından biri olarak tarihe geçmiştir. 90'lı yılların istikrarsız koalisyon iklimi, siyasi ailelerin finans
Sosyoloji
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
DÜNYA DÜZ MÜ, YUVARLAK MI?..
Dünyanın yuvarlak olduğu, âyetlerde ve hadîslerde geçmez. (çevremizde çok fazla düz dünyacı arkadaş olduğunu sezinliyorum.) Fakat Sahabeden bazıları (İbn-i Abbas gibi), Kur'ân'da geçen "felek" ve "tekvir" gibi ibarelerden yola çıkarak dünyanın yuvarlak olduğunu düşünüyorlardı. Bu fikir, Abbasiler döneminde, Batlamyus'un (bir çeşit akıl tanrısına inanan bir pagandı) eseri tercüme edilince tamamen yerleşti. O kadar ki, İbn-i Hazm, dünyanın yuvarlak olduğunu inkâr eden hiçbir İslâm âlimi olmadığını söyler. İmâm-ı Gazalî ise dünyanın yuvarlak olduğunu inkâr eden softalara ağır lâflar eder. Hattâ Biruni dünyanın çevresini tam isabet hesaplar. Batlamyus'un âlem modeli, gerek Müslümanlar, gerekse Hristiyan ve Yahudiler arasında 1000 yıl geçerliliğini korudu. Zîra güneş ve ay tutulmalarını, gezegenlerin hareketlerini şaşmaz bir doğrulukla hesaplamayı sağlıyordu. Ayrıca Kur'ân'da geçen 7 gök ve 7 yer âyetiyle de son derece uyumlu görünüyordu. Batlamyus âleminin yanlış olduğunu bugün biliyoruz. Zîra dünya hareketsiz olmadığı gibi, güneş sistemi içinde kâinatın merkezi de denemez Fakat bundan dolayı bu modelle amel eden eski âlimleri suçlayamayacağımız gibi, bugün âlem hakkındaki bilgimizin, âlem hakkında edinilebilecek nihâi (mutlak) ilim olduğunu da düşünemeyiz. Belli mi olur, yarın bir aklı evvel gelir, Kopernik sisteminin tamamen yanlış olduğunu, aslında bambaşka sistemin küçük bir parçası olduğunu ispatlar, elde avuçta ne varsa alır. Ama bugün, biz Kopernik sistemiyle amel ediyoruz. Üstelik bu sistem "7 gök" âyetiyle hiç de uyumlu olmadığı halde... Diyoruz ki: 7 gök ve 7 yer, mahiyetini bilmediğimiz hakikatlerdendir. Bizim ilmimiz, Kopernik sistemiye sınırlı. __Dikkat edin, burada teologlar gibi, dini rasyonalize etmeye, işte efendim 7 gök, 7 atmosfer
Dünya ile ilgili
25 liraya psikolog var mı?
12:25
Hepp

Sessiz yolcu

@Sonkezzbak
·
İnsan bazen bir mesaj istemiyor aslında Sadece birinin kalbinde en sesiz yerinde Hala yaşadığını bilmek istiyor...
Rektör olmak için gerekli olan üç yıllık profesörlük şartının kaldırılma olayı. Sebze bile ancak 45 günde oluşurken, bu adam 25 günde rektör oldu. Kronolojik süreç 1. Eski kural 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na göre rektör atanacak kişinin: Profesör olması, Profesörlükte en az üç yılını doldurmuş olması gerekiyordu. Bu şart uzun yıllar yürürlükteydi. 2. 9 Temmuz 2018 – 703 sayılı KHK Cumhurbaşkanlığı sistemine geçiş kapsamında yayımlanan 703 sayılı KHK ile rektör atamalarındaki bazı şartlar değiştirildi ve üç yıllık profesörlük şartı kaldırıldı. Ancak bu değişiklik kamuoyunda tartışma yarattı. 3. 15 Temmuz 2018 – Şart yeniden getirildi Yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile: "Rektörler en az üç yıl profesörlük yapmış kişiler arasından atanır" hükmü yeniden yürürlüğe sokuldu. Böylece eski sistem geri gelmiş oldu. Hürriyet 4. 25 Temmuz 2018 – Yusuf Tekin müsteşarlıktan ayrıldı Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçilmesiyle MEB Müsteşarlığı kaldırıldı ve Yusuf Tekin görevinden ayrıldı. T24 5. 17 Ağustos 2018 – Profesör oldu Yusuf Tekin profesör unvanını aldı. Ancak yürürlükteki kurala göre rektör olabilmesi için normal şartlarda 17 Ağustos 2021'e kadar üç yıl beklemesi gerekiyordu. Cumhuriyet
Eğitim