Antalya’nın Serik ilçesindeki Aspendos Antik Kenti yer alan Tiyatro Caddesi'nde ortaya çıkarılan mozaiğin merkezinde, kente hayat veren Eurymedon Nehri'ni simgeleyen "Genç Eurymedon" tasvirinin yer alıyor. Haberi Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabında paylaştı. Saz yaprakları, amphora ve balık figürleriyle zenginleşen bu kompozisyonun, suyun, bereketin ve yaşamın simgesel anlatımını yansıttığını belirten Ersoy, şunları kaydetti: "Küçük tesseralarla oluşturulan renk geçişleri, ayrıntı zenginliği ve yüksek işçilik kalitesiyle dikkat çeken eser, mozaik sanatında oldukça nadir rastlanan nehir tanrısı betimlemelerinden biri olmasıyla da ayrı bir önem taşıyor. Bu keşif, yalnızca Aspendos'un sanatsal zenginliğini ortaya koymakla kalmıyor, Roma Dönemi Anadolu mozaik sanatına ilişkin önemli bilimsel veriler de sunuyor" dedi. Bakanlıktan konuya ilişkin yapılan açıklamaya göre, Aspendos Akropolisi ile tiyatroyu birbirine bağlayan Tiyatro Caddesi'nin doğu meydanında yürütülen çalışmalarda, meydan ile doğu sur duvarları arasında yaklaşık 6x25 metre ölçülerinde mozaikli bir mimari yapı ortaya çıkarıldı. İlk değerlendirmelere göre, yapının milattan sonra (MS) 3'üncü yüzyıl başlarında havuz olarak inşa edildiği, şimdiye kadar kazısı tamamlanan yaklaşık 6x7,50 metrelik bölümde açığa çıkarılan mozaik döşemenin ise henüz kazılmamış alanlarda da devam ettiği verilere yansıdı. Yapının, MS 262 depreminin ardından iç duvarlarla bölünerek farklı mekanlara ayrıldığı değerlendiriliyor. Aspendos Antik Kenti’nde kazılar Doç. Dr. Mustafa Bilgin başkanlığında devam ediyor.
Üstâd Bediüzzaman'ın "Risale-i Nur mekteplerde okunacak!" (Nakleden: Mehmed Çalışkan, Son Şahitler 2, s. 360) demesini, neden sadece devlet eliyle okullarda Risale-i Nur dersi yapılacağını olarak anlayalım ki?! Üstâd Bediüzzaman'a "Üstâd'ım! Daha geniş çalışmamız lâzım, okul açmamız lâzım!" dediklerinde, Üstâd Bediüzzaman: "Okul açmaya gerek yok! Okullar bizim olacak!" diyor. (Bkz. İlm-i Siyaset, s. 262) Demek ki Risale-i Nur eserlerini ve hakikatlerini idrak eden muallimler, talebeler; Risale-i Nur dersleri yapıp bunları okullarda neşredip vesile olursa; Risale-i Nur mekteplerde okunmuş olur, gençlere vesile olunur. Hizmet yapılacağı zaman başkasının yapmasını bekleyeceğimize, biz ne yapabiliriz diye düşünmek gerek. Abdulkadir Çelebioğlu
1000Kitap
Reklam
Mallarını Allah yolunda harcayıp da bunun ardından herhangi bir başa kakmada ve gönül incitici bir harekette bulunmayanlar yok mu, onlar için Rableri yanında özel mükâfatlar vardır. Onlara hiçbir korku yoktur ve onlar mahzûn da olmayacaklardır. Bakara Süresi 262. Ayet Tefsiri
Din
"Allah'ın rızasını kazanmak arzusuyla ve kalben mutmain olarak mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yüksekçe bir yerdeki güzel bir bahçenin durumu gibidir ki, bol yağmur alınca iki kat ürün verir. Bol yağmur almasa bile ona çiseleme yeter. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir." (Bakara/265)
Din
Cevdet Paşa Mecelle Layihası’nda “hakimlerin artık vicdanlarına göre değil kanuna göre karar vereceklerini” yazmıştı. Anayasa hukukunda Montesquieu neyse, ceza hukukunda Beccaria odur. Beccaria’nın 262 sene önce felsefi planda açtığı çığırdan, bugün bütün anayasalarda ve bizim anayasamızda şu hüküm vardır: “Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.” (Madde 38) Yani devlet başkanı, bakan, vali, kumandan, partici, nüfuzlu kişi hakime müdahale edemeyeceği gibi, hakim de göze girmek için veya ideoloji gayretiyle kanunun öngörmediği bir cezayı veremez, kitabına uyduramaz. Siz ölçün artık ne ölçüde “hukuk devleti” olduğumuzu ve olmadığımızı. TAHA AKYOL KARAR 22 MAYIS 2026
Bakara/261
Feyzü'l Furkan (Cep Boy - İnce Cilt) Mallarını Allah yolunda harcayanların örneği, her başağında yüz tanenin bulunduğu yedi adet başak çıkaran bir tohum tanesi gibidir. Allah dilediğine katlayarak verir, Allah (zât ve sıfatlarında) sınırsızdır, her şeyi bilmektedir.
Din
Reklam
Reklam