Çünkü neden? Çünkü pijamalarını çıkarmadan çorabını giymeye başlayan bir insan, kendini giyinme eyleminin içinde bulduğu için, pijamalarını çıkarınca onları katlamadan yatağın üstüne fırlatır. Bunun zararı nedir? Bunun zararı şudur: Bakkaldan dönünce katlanmış pijamalarla karşılaşan yalnız bir insan, istemeden bir geriye dönüş yapar ve bu arada hiç yaşamadığını düşünür. İşte mantık ve ruh bilim böyle birleştirilir !
Esiyorum kendi içime...
Ayaklarımı yorganın dışına uzatıyorum
Sesim var aklımda.
Çıkmıyorum yattığım yerden iki adım
Ama dolaşıyorum ortalıkta
Canım diyorum kendi kendime
Sen nasılsın diye sorunca;
Üşüyor parmaklarım ama almıyorum yine de içeriye .
Soğuk dedin mi bir bekleme salonudur.
Saatini bekleyen bir vapur üşümesi
Tamam diyorum vakit vakittir
Gidelim kendi yerimize
Ama içimiz buz kesmiş kımıldanmıyor
Parmaklarımız karın ağrısı
Soğukluğumuz ısıtıyor içimizi
Alınmış biraz kendine
Kendi başınadır şimdi bitmemiş bir köy yolu
Kapatıyoruz kulaklarımızı rüzgarın uğultusuna
Vapur seferini yapamaz bu yolda ...
Bekle diyor martılar çıkma yatağından
Bekle ki soğuk alıp götürsün seni bu sıcak Işıkların içinden
Yoksa çıkılmaz bu hızlanan yataktan
Eğer diyorum kendi ayaklarıma
Kapanacaksanız eğer yakın durun düşürmeyin bu kırılgan vazoyu yere
İçimi suyla dolduruyorum yere değmeden
Avuçlarım hep suyla doluyor
Ağırlaşıyor yatağım battığı yerde
Şekiller çiziyor kuma
Çok uzaklara giden bir adamın ayakkabısı oluyor
Vapura dönüyorum falan ülkelere götür diyorum
“Ardımda bıraktığımı sandığım bir işin aslında oracıkta, tam önümde dokunulmamış olarak durduğunu anlamaktan duyduğum hayal kırıklığını belli etmemek için elimden geleni yaptım.”