Bunu denemiş, elimi uzatmış, işi şakaya vurarak; Denize düştün de, sarılma mı dedik? demiştim. Elimi tutmamış, kendini suya bırakıp, Bırak beni gideyim, demişti.
Kuvvetli, kararlı bir babamız olsun, bize neyi yapıp neyi yapmayacağımızı söylesin isteriz. Niye? Neyi yapıp neyi yapmayacağımıza, neyin ahlaklı ve doğru, neyin ise günah ve yanlış olduğuna karar vermek zor olduğu için mi? Yoksa suçlu günahkar olmadığımızı işitmeye her zaman ihtiyaç duyduğumuz için mi? Bir babaya ihtiyacı her zaman mı vardır, yoksa, kafamız karıştığı, dünyamız dağıldığı, ruhumuz daraldı vakit mi isteriz babayı?
“Evet ,Yusuf çok güzel ve akıllıydı ama bir babanın oğulları arasında ayrım yapmaması gerekirdi.”
“Bir baba adil olmalıdır.”,diye de eklemişti sonra, “ adil olmayan baba evladını kör eder .”