Kendi olarak, sana gelen sana gereksinimi olmadan, seni isteyen sensiz de olabilecekken, senin ile olmayı seçen kendi olmasını, seninle olmaya bağlayan
O, işte...
az sey sunabildigimiz zaman çok şey bekliyoruz. ama kendimizi daha iyi biliyoruz bu yüzden de, daha az atılgan, daha kuşkulu oluyoruz. kendimizin ve başkalarının durumlarını bildiğimizden,sevilecegimizden emin olamıyoruz.
ayakkabilarini çıkarıp öyle olcmeli boyunu insanın:düşünce dağarcığı kendinden mi başkalarından mi? varlığında talihin payı var mı? cekilen kiliclara alev alev mi bakıyor? kendinden emin,haksever,tokgozlu mu? Bakilmasi gereken bunlardır, bunlardan anlaşılır aramızdaki sonsuz ayrılıklar.
iç çatışmanın çözümünde ilk adım iç ana babadan gelmelidir; yaşamınıza şimdiye kadar yon veren odur. ''Hem benim istediklerimi hem de senin istediklerini karşılayacak bir çözüm bulalım'' yaklaşımını kabullenecektir.