Rezillik ve Sapkınlık
1/10
·211 syf.··
2026 4. kitabı
Bu Kitap hayatımda okuduğum en kötü,en mide bulandırıcı,sapkın 1 kitap.Nobel almış edebiyatçı diye öve öve bitiremedikleri ORHAN PAMUKÇU,tek yapmış olduğu Batı efsanelerinden en çok sevilen Oidipusu+Doğu Efsanelerinden en çok sevilen Rüstem ve Sührap'ı kopyala yapıştır yapıp üzerine Yeşilçam dramı koymuş,başka birşey yok!Nasıl olsa NOBEL ödüllü,eleştirecek kimsede yok,sat gitsin! Orhan Pamuk okurlarıyla resmen dalga geçiyor.Okurlar olarak koyun sürüsü psikolojisinden çıkıp,herkes okuyor övüyor,ödüllü,diye okuduğumuz adama akıl ve mantığımızla bakarsak yazdıklarının sapıklıktan başka birşey olmadığını görürüz.Bugün Orhan Pamuğun yazdıklarını sıradan,fakir bir vatandaş yazsaydı,Toplumda linç edilir,Sapıklıkla itham edilirdi.Tabi bunu Orhan Pamuk yazınca(NOBEL ÖDÜLLÜ!);Geçmiş Efsanelerden;Oidipus ve Sührab'ı Modern ve sade bir edebi sanatla tekrar yazmıştır,deniyor.Kitab'ın içeriği ise;Bir gün çalışmaya giden 16 yaşındaki veledin,kırmızı saçlı evli bir kadınla yasak ilişki yaşamasını,Rüstem ve Sührap,Oidipusla kafayı sıyırmasını,bu düşüncelerle iş esnasında ustasını yaralar,kaçar,büyür,üniversite okur,şirket kurar,evlenir ama çocuğu olmaz.Daha sonra ustasıyla iş yaptığı yere ustasının sonunu öğrenmek ister.Ustasının sonradan işkazasından kurtulduğunu öğrenir.Ayrıca 16 yaşındayken birlikte olduğu kırmızı saçlı kadının,eskiden kendisini terk eden babasınında 3 yıllık sevgilisi ve ilişkisi olduğunu öğrenir.Bu yüzden 16 yaşındayken, Kırmızı saçlı kadın onu babasına benzettiği için birlikte olmuştur.Dahası bu kadından,30 yıl sonra çocuğu olduğunu öğrenir ve kadının geçmişte 2 evlilik yaptığınıda öğrenir.(İnsanın kusması geliyor!)Kadının, kitapta vermediği erkek karakter neredeyse kalmamıştır.Sonra kendi oğlu,kendisine neden babalık yapmadığı(klas yeşilçam)hesabını sorarken
Kırmızı Saçlı KadınOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202462,1bin okunma
Her Şeyde İtidal
Puan vermedi·382 syf.··
2026 10. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 21:22
Müslümanların iç meseleleri, asırlar geçse bile fitne unsuru olmaya devam edebiliyor. Özellikle Emevî Dönemi; ya hatasızmış gibi savunmalarla ya da çok ağır itham ve yergilerle anılan dönemlerden biri. Yazarın Sadrul-İslam kitabını ana hatlarıyla beğensem de, Emeviler döneminin ele alınışını biraz taraflı buldum. Kitapta tarihi bilgileri okurken, verilerin bir kısmının Şiî kaynaklara dayandığını belirtmek gerekir. Özellikle sahih kaynaklara hâkim olanlar, sahâbeye nispet edilen bazı sözleri okuyunca hemen o filtreleri devreye giriyor ve 'Bu söz veya şiir ona ait olamaz' diyorsunuz. Bunun akabinde kaynaklara bakınca Şiâ veya Mu’tezile kökenli olduğunu anlıyorsunuz. Velhasıl, dönemin edebiyatını öğrenmek için güzel bir eser; fakat kitaptan önce Emevî Dönemi'ni Kur'an ve Sünnet ışığında iyi anlamak gerekiyor. Ne olursa olsun, sahâbenin insan olduğunu unutmadan onlara karşı saygıyı da eksik etmemek şart. Aksi halde yanlış yorumlamalara kapı aralanabilir.
1000Kitap
Arap Edebiyatı Tarihi-3Kenan Demirayak · Fenomen Yayıncılık · 201517 okunma
Reklam
SPOİLERSİZ
7/10
·528 syf.·
2026 42. kitabı
Bu kitap bir dark romance. O yüzden eğer bu kitabı okumak istiyorsanız ilk sayfalarda uyarı kısmını dikkate almanız lazım. Bakın öylesine okuyup geçmeyin, özellikle hayvanlara zarar verme ve zincirleme gibi tetikleyici unsurlara dikkat edin. Eğer bu uyarılar sorun yaratmıyorsa okuya bilirsiniz. Şimdi gelelim kitap hakkında düşüncelerime. Kitabın konusunu anlatmayacağım zaten kitabın açıklama yerinde(şömizin arka tarafında) yazıyor. Sadece sevdiğim sevmediğim kısımları belirteceğim. _________________________________________ 1.Kitabın yazım dili bana göre basit, ama akıcı kitap, çok hızlı okunuyor. 2.Ana erkek karakter, yani Tufan Ali Uluhan bir tefeci ve aynı zamanda manipulatif, insanları delirtecek özelliğe sahip, kesinlikle tedaviye ihtiyacı olan bir insan. 3.En sinir olduğum şey Tufan Nergise köpek muamelesi yaptıktan sonra, ya da Sena'nın hayatıyla tehdit etdikden sonra, ya da farklı kötülük yaptıktan sonra Nergisin özür dilemesi, ona yalvarması, onun haklı olduğunu söylemesi resmen çıldırttı beni. Kitap boyunca bazı yerlerde haklı isyanlar olmasına rağmen çoğu bölümde kızın yalvarmasını okuyoruz. 4.En sevmediğim diğer şeyse tefeciler arasında kadın bedenin çirkin imalarla öne sürülmesi. Bu kısımları okumak gerçekten çok sıktı beni. Yani bu kısımları dikkate alarak söyleye bilirim ki, akıcı olmasına, hızlı okunmasına rağmen bana göre 7 puanlık bir kitap. İncelemem bu kadar, umarım bu yorumumla size yardımım dokunmuştur. Hoşçakalın.
1000Kitap
Bir Nergis Tufanı: NefretCeylin Petrikor · Martı Yayınları · 202666 okunma
Kendine Çarpan Bir Zihin: Tehlikeli Oyunlar
6/10
·479 syf.·
2026 20. kitabı
Önsözünü okumamanız gereken bir kitap kendisi. İnsan bari "spoiler içerir" diye bir not düşer. Kitaba henüz başlamadan sonuyla ilgili önemli bir detayı öğrenmiş oldum. Bu yüzden, okumayı düşünenlere önsözü en sona bırakmalarını tavsiye ederim.Tutunamayanlar'ı değerlendirirken Oğuz Atay'dan ve hayatından bahsetmiştim. Bu nedenle burada tekrar aynı konulara değinmeyeceğim. Kitabın sonunda yer alan değerlendirmelerden birini çok beğendiğim için incelememde ona da yer vermek istedim. Hepimiz çocukken oyunlar oynadık. Kimi zaman yaşadıklarımızı, kimi zaman yaşayamadıklarımızı, kimi zaman da hayal dünyamızın izin verdiği ölçüde bambaşka hayatları canlandırdık. Tehlikeli Oyunlar'da da buna benzer bir durum vardır. Yaşanmamış olaylar oynanır, yazılır ve yeniden kurulur. Kitaptaki hayali arkadaş meselesi de biraz çocuklukla ilişkilidir. Freud, 3-6 yaş aralığında hayali arkadaşların normal olduğunu söyler. Tıpkı Albay Hüsamettin gibi... "Ben çocukları sevmiyordum; onları çok aptal buluyordum. Allah'tan ben çocuk olmamıştım." der Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlar'da. Belki de yazdıklarının bir kısmı yaşayamadığı çocukluğundan kaynaklanıyordu. Bu yönüyle Tehlikeli Oyunlar, biraz da yaşanamamışlıkların ve hayal kırıklıklarının romanı gibi geliyor bana. Anlatım bakımından Tehlikeli Oyunlar, Tutunamayanlar'a oldukça benziyor. Ancak konu bakımından farklı eserlerdir. Tutunamayanlar, Oğuz Atay'ın memleket meseleleriyle ilgilenilen yıllarda tanıdığı insanları ve çevreyi konu alır. Ancak bunu doğrudan anlatmak yerine, o çevrenin eksiklerini, çelişkilerini ve insanlarını alaycı ama aynı zamanda acı bir bakışla eleştirir. Tehlikeli Oyunlar ise daha çok kadınlarla ilişkiler, duygusal çatışmalar ve insanın karmaşık iç dünyası üzerine kuruludur. Romandaki düşünceler ve
İnceleme
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,8bin okunma
İnceleme
Puan vermedi·320 syf.··
2026 21. kitabı
Kitap kurgusal roman olmasına rağmen detaylı anlatımı balonla ilgili teknik detaylar ve 3 karakter arasında ki o sarsılmaz ilişkiyi okumak eğlenceliydi..
Balonla Beş HaftaJules Verne · İş Bankası Kültür Yayınları · 20217,3bin okunma
10/10
·110 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 21:15
Sayın Tuğba Saydam 'ın okumuş olduğum üçüncü kitabı. Diğer kitaplara haksızlık olacak belki ama bu kitap bir başka olmuş. Zaten her zaman üstüne koyarsanız başarılı olursunuz. Tuğba Saydam 'da tam olarak bunu başarılı bir şekilde gerçekleştirmiş. Kendi şahsım adına, kült kitapları saymazsak okumuş olduğum en iyi kitaplar arasında ilk 3'te diyebilirim. Kitabı bir solukta da okuyabilirsiniz, hemen bitmesin diye sindire sindire de okuyabilirsiniz ( tabii merakınızı kontrol edebilirseniz) Çiçek İzleri kitabı, bir sahil kenarında başlayan tesadüfi bir karşılaşmanın ardından, bir kadının peşine düşen anlatıcının hem o kadını hem de kendi zihninin karanlık koridorlarını keşfetme hikâyesidir. Hatta "Zengin kız, Fakir oğlan" hikayesi gibi düşünüp son dakika golü de diyebilirsiniz. Yazarın emeğine, yüreğine sağlık diyorum. Mürekkebi kurumasın dileğiyle
1000Kitap
Çiçek İzleriTuğba Saydam · Metinlerarası Kitap · 20265 okunma
Reklam
Reklam