Bir adamın altın rüyası, uyanıkken kaybettiği hayalleridir... Gelin Hanım Şehrazat 3 - 7 Haşim Han (Ferhat'ın babası)
Dizi Alıntısı
Nefis Kademeleri
Nefsin Mertebeleri ve Özellikleri 1️⃣ Nefs-i Emmâre: Kötülüğü emreder, günaha meyleder, sabırsız ve arzularına esirdir. 2️⃣ Nefs-i Levvâme: Kendini kınar, vicdan uyanır, pişmanlık ve tevbe başlar. 3️⃣ Nefs-i Mülhime: İlham almaya başlar, kalp incelir, hayır ile şer arasındaki farkı sezer. 4️⃣ Nefs-i Mutmainne: Kalp huzura erer, tevekkül güçlenir, zikr daimi olur. 5️⃣ Nefs-i Râdıye: Başına gelen her şeye razıdır, şikâyet etmez, sabır ve teslimiyet hâkimdir. 6️⃣ Nefs-i Mardıyye: Allah kulundan razıdır, kalp nurla dolar, sözünde hikmet belirir. 7️⃣ Nefs-i Kâmile: Olgunluk hâlidir, benlik yok olur, sadece Allah’ın rızası görülür.
Din
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
lgbt
LGBT dediğimiz şey, eşcinselliği savunan; yani erkeklerin kadın gibi, kadınların ise erkek gibi davranabileceğini ve aynı cinsiyetten olan insanların birlikte olabileceğini savunan bir düşünceyi temsil eder. Bu durumun toplumsal düzeni, sosyal ahlakı ve aile içi dengeleri olumsuz etkilediğini düşünüyorum. Aynı zamanda dini ve psikolojik açıdan da bazı sorunlara yol açtığını ifade eden görüşler bulunmaktadır. Bunları inceleyelim. 1. Toplumsal düzen Toplumun belli başlı yapı taşları ve bir düzeni vardır. Bunun bir kısmını erkekler, bir kısmını ise kadınlar sağlar. Genel olarak bu düzende erkekler daha ağır işleri yapıp çalışırken, kadınlar da aile içi işler ve daha hafif görevlerle ilgilenir. Bu demek değildir ki kadınlar erkek işi, erkekler kadın işi yapamaz. Ancak tarih boyunca toplumlarda bazı görev dağılımları oluşmuştur. Bu görevlerin bir kısmı insanların biyolojik özellikleriyle ilişkilendirilir. Bu nedenle bazı düşüncelere göre kadın ve erkek arasındaki farkların tamamen ortadan kaldırılması toplumdaki düzeni zorlayabilir. Bir örnek vereyim. Kadınlar biyolojik olarak doğuran taraftır. Bu yüzden toplumlarda genellikle annelik rolü önemli görülmüştür. Erkekler ise fiziksel güç gerektiren alanlarda daha fazla yer almıştır. Elbette günümüzde birçok farklı örnek vardır, fakat bu farklılıkların tamamen yok sayılması bazılarına göre toplumsal dengeyi zorlayabilir. Bunu anlatmak için şöyle bir örnek verilebilir: Bir yokuşu tabaka ekleyerek düzlememiz gerektiğini düşünelim. Bunun için bir uzun bir kısa sütun gerekir. Kısa sütun yüksek yere, uzun sütun alçak yere yerleştirilir ve böylece tabaka dengelenir. Ancak sütunların yerleri değiştirilirse zemin eğri ve işlevsiz olabilir. Bu örnekle anlatılmak istenen şey, toplumda bazı rollerin birbirini tamamladığı düşüncesidir. Bu
Siyaset
Çalıştığım hastanede hastalarla iletişimdeyken ciddi sorunlar görüyorum. Öncelikle kişisel bakım genel itibarıyla çok kötü. Elbette düzgün giyimli, temiz insanlar var ama sayıları çok az. İkinci bir konu ise gelen insanların ciddi bir anlama problemi var. Aynı cümleyi bazen 2-3 tekrardan sonra anlıyor çok büyük bir kısmı. Geçmişe dönüp baktığımızda özellikle köy enstitüleri döneminde, zihinler berrak, bilgi yaygındı. Güzel bir kıyı bölgesinde yaşamama rağmen bu acı tablo beni çok derinden etkiliyor. İnsanımın cahilleştirildi. Bilinç seviyeleri asgari yaşam için tasarlanmış gibi. Çok ciddi beyin göçü de cabası elbette. Tek çare sağlam bir eğitim programı ve topluma zararlı kurum ve vakıfların, cemaat denen oluşumların kapatılması. Atatürk geleceği gördü biz ise bu cehenneme doğduk.
Trump ve PR ekibinin İran ile yaptığı 14 maddelik hezimet ve geri çekilme belgesini Amerikan halkına bir "Muhteşem Zafer" olarak pazarlaması, tam anlamıyla Goebbelsvari bir kitle gazlama ve algı yönetimi şaheseridir. Adamlar siyasetçi değil, bizzat pazarlamacı ve emlakçı olunca, ellerindeki en kötü bilançoyu bile "Yüzyılın Anlaşması" diye satmayı çok iyi beceriyorlar. 1. "Savaşı Bitiren Adam" Ambalajı Trump’ın sahneye koyduğu en büyük illüzyon budur: "Bakın, Demokratlar (Biden-Harris) dünyayı Üçüncü Dünya Savaşı'na sürüklüyordu, her yerde kan akıyordu. Ben geldim, bir günde masayı kurdum, savaşı bitirdim, Amerikan askerlerinin eve dönmesini sağladım!" İçerideki sıradan, yoksul, Amerikan taşrasındaki seçmen için bu argüman müthiştir. Seçmen, Ortadoğu'daki jeopolitik dengeleri veya Hürmüz Boğazı'ndaki nüfuz kaybını umursamaz; "Bizim çocuklar ölmeyecek, paramız harcanmayacak" diye düşünür ve Trump'ı alkışlar. 2. "İran'ı Nükleersiz Bıraktık" İllüzyonu Pazarlamanın ikinci ayağı, anlaşmadaki "UAEA denetimi ve uranyum seyreltme" maddesidir. Trump televizyonlara çıkıp muhtemelen şunu söylüyor: "Obama ve Biden İran'a milyarlarca dolar kaptırdı ama nükleeri durduramadı. Ben İran'ı dize getirdim, nükleer silah yapmama taahhüdünü bizzat imzalattım, uranyumlarını ellerinden aldım!" Oysa çıplak gerçeklikte İran, nükleer tesislerine tek bir bomba bile yemeden, altyapısını koruyarak ve nükleer bir eşik devlet gücünü elinde tutarak bu anlaşmayı imzaladı. Trump, İran'ın zaten ulaştığı nükleer kapasiteyi resmen kabul etmiş oldu ama bunu içeride "İran'ı teslim aldım" diye satıyor. 3. 300 Milyar Dolarlık "Tazminatı" "Yatırım Fırsatı" Diye Satmak Anlaşmanın en skandal maddesi olan ve aslında İran'a ödenen 300 milyar dolarlık gizli savaş tazminatını bile bir "zafer" gibi sunuyorlar:
Siyaset