Bu yazardan ilk defa kitap okuyorum. Gerilim kitapları severim ve bence bu kitabın gerilim dozu 3.8/5. Yazım dilini bilmediğim bir yazardı ama kesinlikle çok akıcı bir kitaptı. Başka kitaplarına mutlaka bakacağım. Sonlara doğru gerilimin dozu arttı ve ters köşesini sevdim.
BURADAN SONRA SPOİL İÇERİR!!!
Kitabın başlarında açıkçası Tricia'nın büyük bir sırrı olduğunu düşünüyordum. İlk başta konunun onunla alakalı olduğunu düşündüm ancak yazar eşine hamilelik haberini vermekten çekinen imajı çizince ve dinlediği kasetlerdeki EJ'den dolayı ben Tricia'yı tamamen elemiştim okurken ve EJ'i eşi Ethan sandım neden E harfi çünkü ama bazı noktalarda aklım Tricia bu kadar olamaz diyordum ama kesinlikle bunu beklemedim. Ve sonlara doğru doktorun EJ'i öldürmesi beni şok etti. Doktordan kesinlikle böyle bir şey beklemiyordum. Ben açıkçası EJ'in doktoru öldürmesini bekliyordum ve evdeki yaşayan kişiyi de EJ sanmıştım.
Sonunu da artık okuyana bırakayım.
Sonuç olarak sonu beni şaşırttı ve tatmin etti. Gece üç küsürde kitabı okursanız gerilim oranı daha da artıyor. Denendi ve onaylandı. Başarılı bir kitaptı bence.
• KONUSU:Haruki Murakami’nin bu melankolik erken dönem romanı, 1970'lerin Tokyo'sunda geçmişin ve kayıpların gölgesinde yaşayan adsız bir anlatıcı ile dostu "Fare"nin, gençliğin masumiyetini ve takıntılı anılarını üç kollu eski bir langırt (*pinball*) makinesinin izini sürerek aradığı, caz tınılarıyla örülü gerçeküstü ve buruk bir yalnızlık hikayesidir. Haruki Murakami
YORUMUM: 3 veya 4 kitaplık bir serinin, 2. kitabı. Yinede, kitapları bağımsız olarak da okumak mümkünmuş, ancak karakterlerin gelişimini ve hikayenin melankolik atmosferini tam yakalamak için sırayla okunması tavsiye edilirmiş. Ben seri olmadığını bilerekten bunu okudum. Zaten ince olan bir seriyi, en başından okurdum, ama... Neyse.
Kitaba gelicek olursak, ben tam olarak ne anlattığını çözemedim. Pek anlamadığım bir eser oldu, o yüzden kötüdür, iyidir diye yorum yapamıycam. Belkide sırasına göre okumadığım için böyle oldu :/
Kitabı 50.sayfalara doğru biraz biraz anlamaya başladım. İkizler diye denilen karakterler var mesela, onların ne olduğunu çözemedim ve geminiye gidip sorunca anladım. İşte, karakterlerin hayat hikayesini okuyoruz tarzında birşey. Kitaba adını veren şeyide sonrada görüyoruz. Gerçek hayattaki bazı şeylerin adı geçiyor, bu yönden de biraz anlayamadım. Ne diyim ki. Her kitabı anlıycaz ve sevicez diye birşey yok. Birgünü tekrar okursam eğer, bağımsız bile olsa seriye en baştan başlarım.
𓂀 𝕊𝕖𝕝𝕒𝕞𝕞𝕞 𓂀
Öncelikle hayırlı bereketli cumalarımız olsun degerli dostlarım...
Şahane bir kitapla tanışmaya hazır mısınız?
Bugün size @ciniusyayinlari ‘ndan çıkan @ozlemkucuk.tr @ozlemkucuk.kitaplari ‘ın etkileyici kaleminden #benkalbinbilir kitabının yorumu ile geldim...
#kitapkonusu
Türkiye'nin köklü basın grubu
Zirve 'nin magazin bölümü olan Nilüfer Dergisi kadınları ve onların birbirinden farklı hayatlarına yolculuk ettiğimiz yüreğinizi sıcacık yapan dostluğu, aile bağlarını ve insan ilişkilerini konu alan bir kitap BEN (kalbin bilir).Onaltı karekter beşyüz sayfa olması gözünüzü korkutmasın.Nasıl başladı nasıl bitti anlayamayacaksınız bile. Çünkü her bir karakterde kendinizden bir parça bulacaksınız.Okurken duygu değişiklikleri yaşayacak, ağlarken gülecek gülerken düşüneceksiniz...
#kitaphakkındadüşüncelerim
Ben BEN’i (kalbin bilir) çok sevdim.
En çokta SEN’i sevdim sevgili @ozlemkucuk.tr @ozlemkucuk.kitaplari ... Naifliğini,dostluğunu,okuruna olan desteğini ve daha anlatmaya kelimelerin yetmediği bir dolu özelliğini.Çok teşekkür ediyorum bendeki gerçek BEN’i ortaya çıkardığın, gücüme güç kattığın için.
İYİKİ yollarımız kesişti, İYİKİ aynı gün dogduk size dair çokça İYİKİlerim var. Rabbim ayağınıza taş gözünüze yaş değdirmesin kaleminiz hep daim olsun inşALLAH...
Dipnot : Kitap 3 seriden oluşacak. BEN’le başlıyor SEN’le devam ediyor BİZ’le bitiyor. SEN’de ve BİZ ‘de görüşmek dileğiyle. Tavsiye etmiyorum kesinlikle okuyun diyorum gerçek BEN’i bulmanız için...
#alıntılar
𓂀 ‘Her şeyi çok fazla ciddiye alarak yaşarken, yaşamayı atlıyoruz.’ (48)
𓂀 ‘İnsanın 'evi' kalbidir.’ (158)
𓂀 ‘İnsan en çok kendine yabancıdır.
Güneş çıktığında 'gölgeler de' aydınlanır’
Her güzel kitap gibi tek okumanın yetmediği bir kitap. Seneler önce bana hediye edildiğinde okumuştum. Dünyada insanlar sınırlarla ayrılsa da aslında belli başlı parametrelerle yaşar ve ölürüz. Bambaşka sandığımız hayali sınırlar ise özünde bir yanılsamadır. Dünyayı kirletmenin, nüfusları yok etmenin en iğrenç pratik yollarından biri savaş. İçindeki insan hikayeleri ise insan olmayı unutanları bile çileden çıkaracak derecede korkunç, üzücü. 3-4 güne sığan bir aşk ve mücadelenin hikayesi. Bir insanı sevmek için kaç zaman yeter? Ya peki başka bir millet için savaşmak? Peki daha önce görmediğin ama bir kaç günde tanıyıp bağlandığın insanlar için acı çekmek? Bize zamanın ve mekânın insanı sadece sınırlayan sınırlı gerçekler olduğunu göstermiyor mu? Hayatın daracık bir anını kapsayan, bir ömürden fazlası sayılacak kısacık bir kaç gün. Sevgi, ihanet, kader ve diğer insani durumlar…
İnsana hayatı sorgulatır, şöyle ki;
Savaşlar ve yapay sınırlar insanı önce ötekileştirir sonra da anlamsız serüvenlere iter. Tanımadığın birine düşman olmak, kısacık anda tanıdığına aşık olmak, ona üzülmek hep bu acı hayatın gerçekleri olagelmiştir. Hayatı anlamlı ve dolu yaşamak varken, anlamsız ırk, din vs hayali sınırlarla insanlığı tüketmek… buna savaş ve koruma demek… aklı çalışan insanlar için kahredici bir zorbalık değil midir? Esas savaş çıkaranların hesapları yüzünden acı çekmek, yok olmak… tarifsiz ahmaklık ve tarifsiz acılar bundan gelir.
Kitap bir başyapıt elbette. İçselleştireceğimiz, acı çekeceğimiz sahnelerle dolu. Tıpkı sevip de kalbimizi ısıtan anlarla dolu olması gibi!
Serinin ilk 3 kitabını okumuştum bununda onlar kadar mükemmel olacağını tahmin etmiştim ama.. Bitirene kadar akla karayı seçtim resmen 10 üzerinden 0 maalesef
Baslari biraz sıkıcı olsa da -kitabi 3. kez tekrar baslayisimda bitirdim- ortalari ve sonu guzeldi cok fazla teori kurdum okurken. en sevdigim seydir. ama yine tutmadi bazi seylerin ama yazarin suphelenelim diye koymus oldugunu analyabiliyorum kimlerden suphelenmeyecegimi genelde anliyorum ama supheliyi ya da olaylarin nasil oldugunu anlayamaiyorum maalesef.. neyse yine cok guzel keyifli bir mcfadden kitabiydi.
İş ArkadaşıFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20251,840 okunma