Davranışın çeşitli çevresel etkenler tarafından şekillendiğini ve ayırıcı özelliklerin, bir bireyin ne yapacağını kestiremeyeceğini kabul etmiştir. Ancak, " bir kişinin etkinlik akışında değişken bir kesimin yanı sıra, durağan bir kesim de vardır" demiştir ( Allport 1961, s.333)
Kaderini bir başkasının ellerinde arama. Onu yazacak olan sensin. Ne gözyaşın seni kurtarır ne de şikayetlerin. Mazeretlerin yırtılmış bir kefen gibi önüne serilirken, korkuların zincir gibi ayaklarına dolanacak. Ama sen, içindeki sesi dinlersen, o zincirleri kırabilir ve karanlığın içinden doğan ışığı bulabilirsin. Seçim senin, yol senin, adımlar yalnızca sana ait.
İnsanın doğduğu ev, ailesi, yaşadığı mahalle, sosyal çevresi, gelenek görenekleri ve dini onun karakterini ilmek ilmek işler ve hücrelerinde, damarlarında kan olup dolaşır. Unutamazsın, kurtulamazsın, kopamazsın, yırtamazsın ya da yeni bir yol bulamazsın. Küçükken yaşadıkların senin benliğindedir. Kimler hayal kurar bilir misin? Hayalini gerçekleştirme gücü ve maddiyatı olan insanlar hayal kurarlar. Gerçekleştirecek gücü olmayanlar sadece düşünürler o kadar. Dağ köyünde yaşayan bir çocuğun hayali bir bisiklete sahip olabilmek iken Berlin'de yaşayan ve onunla aynı yaşta olan bir çocuğun hayali araba sahibi olmaktır. Hayaller bile ölçülüdür.
Kazanmak zordu, kaybetmek kolaydı. Yaşam boyunca elde edilen kazanımlar birkaç saniye ya da dakika içinde kaybedilebilirdi. Hayat aslında 1 ve 0'dan ibaretti. Başlanılan noktaya tekrar gelinebilirdi. Büyünür ama yaşlandıkça küçülünürdü. Yamaç tırmanılır, ardından ise çıkılan yokuş inilirdi. Yazın ardından kışı yașanırdı. 1 ve 0 yaşam döngüsüydü.