Bizim indimizde her şey'in ismi, zahirine nazarandır. İnd-i İlâhîde ise, onun sırrına ve hakikatine göredir.
Mûsanın indinde değneğinin adı asâ idi. İndi İlâhîde ise onun nâmı ejderha bulunuyordu.
Ömer'in önceki nâmı putperest idi. Lâkin (Elest) alemindeki ismi mü'mindi.
Elest: Allah'ın ruhları yarattıktan sonra onlara sorduğu" Elestü birabbiküm" (Rabbiniz değil miyim?) sorusu.
"Başım dönmüyor da," dedi Xu Sanguan, "sanki mecalim kalmamış gibi hissediyorum. Elim ayağım tutmuyor, yolda yürürken yürümüyor da süzülüyordum sanki.”
"Mecalini sattın da ondan," dedi A Fang, "işte bu yüzden mecalin kalmamış gibi hissediyorsun. Bizim sattığımız şey mecal aslında, biliyor musun? Siz şehirliler kan dersiniz, biz köylüler mecal deriz. Mecal iki çeşittir: Biri kandan gelir, diğeri etten. Ama kandaki mecal ettekinden daha fazla para kazandırır."
Birine, bir çocuğa "Ne akıllısın!" demek korkunç bir şey. İnsanı ömrü billah sersem etmenin en etkin yolu... Böylece rahat ve sıradan şeyler yapabilme şansı tümüyle elinden alınmış olur.