Hiçbir yerde parmaklık yoktur, sana uzanan bir el yoktur. Sadece su çağlar, derinlik seni cezbeder ve birden o seni aşağı çeken, ürkütücü baş dönmesini hissedersin. Ve eğer geri dönmek, kurtulmak istiyorsan bütün gücünü toplaman gerektiğini bilirsin. Çünkü bu sana bağlıdır; geriye doğru tek bir adım atmak yeterlidir. Bir kelime. Bir mektup. Bir hareket. Aşağıda su çağlamaya devam eder.
Sence en büyük zaman kaybı nedir kendini başkalarıyla karşılaştırmak dedi köstebek
“İşin doğrusu hep resim olsun istiyorum, birer ada gibiler, sözcüklerin denizinde onlara sığınabiliriz.” (s.8)
“Tilki genellikle sessiz ve hayat onu incittiği için temkinli.” (s.9)
“Maceraları baharda, bir an kar yağarken öbür an güneşin çıktığı bir zamanda geçiyor, hayat da biraz böyle – bir anda değişebiliyor.” (s.10)
“‘Aslında herkes el yordamıyla ilerliyor.’ O yüzden ben derim ki kanatlarınızı açın ve hayallerinizin peşinden gidin.” (s.11)
“‘Başarı ne sence?’ diye sordu çocuk.
‘Sevmek,’ dedi köstebek.” (s.19)
“‘Çok sevdiğin bir söz var mı?’ diye sordu çocuk.Evet,’ dedi köstebek.Neymiş?’
‘Başta başaramazsan biraz pasta ye.’
‘Anladım, işe yarıyor mı peki?’
‘Her seferinde.'” (s.21)
“‘Sence en büyük zaman kaybı nedir?’
‘Kendini başkalarıyla karşılaştırmak,’ dedi köstebek.” (s.24)
“‘Acaba öğrendiklerini unutma okulu diye bir şey var mı?'” (s.25)
“‘Tanıdığım yaşlı köstebeklerin çoğu, keşke korkularımızı daha az dinleseydik, hayallerimize daha çok kulak verseydik diyor.'” (s.27)
“‘Daha az korksak nasıl olurduk bir düşünsene.'” (s.29)
“‘Sahip olduğumuz en büyük özgürlüklerden biri, olaylara nasıl tepki verdiğimiz.'” (s.35)
“‘Anda nasıl yaşanacağını öğrendim.’
Hakk Teâlâ Hazretleri şöyle buyurmaktadır:
يا عباد لا خوف عليكم اليوم ولا أَنتُمْ تَحْزَنُونَ الَّذِينَ آمَنُوا بَايَاتِنَا وَكَانُوا مُسْلِمِينَ أَدْخُلُوا الْجَنَّةَ انْتُمْ وَارْ وَاجْكُمْ تحبرون
"Ey ayetlerimize inanan ve Müslüman olan kullarım! Bugün size korku yoktur. Sizler üzülmeyeceksiniz de.
Siz ve eşleriniz ağırlanmış olarak Cennete giriniz." (Zuhruf 43/68-70)
Yine o günde kâfirlerin dilleri konuşmaktan menedilecektir. Sanki onlar dilsizler gibi olacaklardır.
Yüce Allah (C.C.) şöyle buyurmaktadır:
هذا يوم لا يَنْطِقُونَ وَلا يُوْدَنَ لَهُمْ فَيَعْتَدْرُونَ
"O (kâfirlerin) konuşamayacağı bir gündür. Onlara izin bile verilmez ki (sözde) mazeretlerini beyan etsinler." (Mürselât 77/35-36)
35- Bunun böyle olmasının sebebi şudur: Siz Allah'ın âyetlerini alaya aldınız, dünya hayatı sizi aldattı. Artık bugün ateşten çıkarılmayacaklardır ve onların (Allah'ı) hoşnut etmeleri de istenmeyecektir. (Câsiye Sûresi)
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
1. Hayır, öyle değil! Kıyamet gününe yemin ederim ki,
2. Öyle değil! Kendisini ısrarla kınayan benliğe de yemin ederim.
3. İnsan, kendisinin kemiklerini asla bir araya toplamayacağımızı mı sanıyor?
4. Hayır, sandığı gibi değil! Biz onun parmak uçlarını da tam bir biçimde düzenlemeye gücü yetenleriz.
5. Fakat insan kendi önünde rezillik sergilemeyi ister.
6. "Kıyamet günü nerede/ne zaman?" diye sorar.
7. Göz şimşek çaktığında,
8. Ay tutulduğunda,
9. Ve Güneş'le Ay bir araya getirildiğinde,
10. Der ki insan o gün, "Kaçılacak yer nerede?"
11. Hayır, yok sığınacak yer!
12. Varılıp durulacak yer Rabbinin huzurudur o gün.
13. Haber verilir insana o gün, önden gönderdiği de arkaya bıraktığı da.
14. Gerçek şu ki insan, öz benliği üzerine yönelmiş keskin ve derin bir bakıştır;