Bir martı kıyıda ölüyor. Tek başına. Burnu çakıl taşlarının üzerine düşmüş. Gözleri kederli ve hasta. Yanı başında kayalara vuran dalgalar. Rüzgar şimdiden ölüleşmiş tüylerini kıpırdatıyor. Martının gözleri bir an beni izliyor. Sabahın erken bir saati, rüzgar serin. Her şey canlı yukarıda, gökte başka martılar. Bu ölen yavru martı.