Mustafa GEZER

Mustafa GEZER
@38Mustafa
Kitap düşkünü bir garip...
Emekli Öğretmen
Lisans
Kayseri
Kayseri
117 okur puanı
Aralık 2021 tarihinde katıldı

Mustafa GEZER

, bir kitabı okumaya başladı
Mehmet Tunçel
8.6/10 · 38 okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?

Mustafa GEZER

, bir kitap okudu
9/10
·88 syf.·
4 günde okudu
·
2026 23. kitabı
Ayfer Tunç
8.1/10 · 16,5bin okunma
8/10
·188 syf.··
2026 21. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 22:47
Üç farklı kıtada yaşayan; üç kadının özgürlük ve varoluş mücadelesini bir "saç örgüsü" gibi birbirine bağlayan, son derece sürükleyici ve sarsıcı bir roman. Kitap, kadın dayanışması, toplumsal baskılar ve direnç temalarını merkezine alıyor. Kitap, kadınların maruz kaldığı baskının sadece şekil değiştirdiğini gösteriyor. Ancak ortak nokta, bu kadınların hiçbirinin "kurban" rolünü kabul etmemesidir. Kitabın ismi sadece edebi bir benzetme değildir; karakterlerin hayatları fiziksel olarak da "saç" üzerinden birbirine bağlanır. Saç; kadınlığın ve direnişin evrensel sembolüne dönüşüyor. Dil son derece akıcı, süssüz ve yalın. Hikayeler arasındaki geçişler okuyucuyu hiç yormuyor ve merak duygusunu diri tutuyor. Kitap, ağır dramatik öğelere rağmen umut dolu bir final sunuyor. Günün yoğunluğundan kaçıp bir oturuşta okunabilecek, bittiğinde ise insana mücadele gücü veren bir roman.
Saç ÖrgüsüLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 202017,3bin okunma
6/10
·208 syf.··
2026 20. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 21:33
Hem psikoloji meraklıları hem de hayatın temel sorularına yanıt arayan genel okuyucular için derin bir rehber niteliğinde olan bir kitap. Kitap, adını Marcus Aurelius’un "Düşünceler" eserindeki bir alıntıdan alır ve hepimizin bu dünyada aslında "günübirlik hayatlar" sürdüğünü hatırlatıyor ve her biri farklı varoluşsal krizlerle boğuşan 10 ayrı hastanın terapi sürecini anlatıyor. Seansların merkezinde ölümün kaçınılmazlığı, yaşlanma, yalnızlık ve hayatı anlamlandırma çabası yer alıyor. Yazar Yalom, sadece hastalarının değil, bir terapist olarak kendi yaşlılık, ölüm korkusu ve mesleki kaygılarıyla olan yüzleşmelerini de açık yüreklilikle paylaşıyor. Kitapta sıkça vurgulanan "Yaşanmamışlık ne kadar çoksa, ölüm korkusu o kadar şiddetlidir" tezi, pişmanlıkların insanı nasıl tükettiğini gösteriliyor. İnsanların öldükten sonra bile başkalarının hayatlarında bıraktığı izlerle (fikirler, anılar, davranışlar) yaşamaya devam ettiği fikri güçlü bir şekilde işleniyor. Dili oldukça akıcı, yalın ve herkesin anlayabileceği bir tonda; ağır psikoloji teorileri barındırmıyor. Karakterlerin hikayeleri son derece insani olduğu için okuyucu kendinden çok fazla parça bulabilir. Eğer insan psikolojisine, insan ilişkilerine ve "Hayatımı nasıl daha anlamlı yaşayabilirim?" sorusuna ilgi duyuyorsanız, bu esere şans vermelisiniz.
Günübirlik HayatlarIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 201616,1bin okunma