"Kabul ediyorum, hiç kimse, kendi en iyi köylülerini satmaz... Çiçikof'un köylüleri de ayyaşlardan başka bir şey değiller. Fakat, burada dikkate alınacak bir ahlâk noktası var. Onlar şimdi ayyaş, akılsız, daha bilmem ne, fakat başka bir yere götürülüp yerleştirilirse mükemmel işçi olurlar, buna şüphe yoktur. Çünkü gözümüzün önünde bir çok örnek var... Tarih de tanık."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Pavel İvanoviç uyandı. Sırt üstü yatarak yaklaşık dört yüz kadar köle sahibi olduğunu anımsadı ve sevinçle parmaklarını çıtlattı. Sonra aynaya bile bakmaksızın hemen karyoladan atladı."
"Ölmüş kadınları da satın almak istemez misiniz?"
"Hayır, teşekkür ederim."
"Onlar için çok para istemezdim... tanesine bir ruble... Ama gereksiminiz yoksa başka... Öyle ise, artık onlardan söz etmeyelim. Herkesin başka başka zevkleri vardır: 'Biri papazı sever, diğeri karısını severler' derler."
Çiçikof, hareket ederken: "Sizden bu işin aramızda kalmasını rica edeceğim" dedi.
"Pavel İvanoviç:
"Kimdir o Piluşkin?" diye sordu.
"Dolandırıcının biri... Aynı zamanda pinti mi pinti. Zindandaki kürek mahkûmları ondan daha iyi yerler. Köylüleri açlıktan geberiyor."
Çiçikof, merakla: "Sahi mi?" dedi.
"Evet sinekler gibi ölüyorlar."
"Peki sorabilir miyim, evi uzakta mı?
"Burada beş kilometre uzakta."
"Bu kadar yakın ha!" diye bağırdı.
"Lütfen söyler misiniz, buradan çıkınca sağda mı yoksa solda mı?"
"Onun gibi bir köpeğin evine nereden gidileceğini hiç sormamanızı öneririm. Kötü nam almış bir eve gitmek suç değildir; ama Piluşkin'in evine ayak basmak affedilemez bir suçtur."
"Çiçikof, biraz ağır olan bu yargıya şaşırdı; fakat kendini toparlayarak: 'Gerçek şu ki, kusursuz insan yoktur. Sözünüz doğru olabilir. Buna karşılık, vali mükemmel bir kişi."
"Vali mi dediniz?"
"Evet,"
"Bildiğim haydutların en büyüğüdür."