3721

Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
ben bu yazıyı yazarken her yer karanlıktı
Uyanıyorum yeni bir güne ve perdeleri açmıyorum. Güneşi, yeni bir gün vaat edişini, ışıklarını ve sıcaklığını kabul etmiyorum içeri. Çünkü ben, bu karanlık odada karanlığı benimsemiş ruhumun gözlerini kamaştırmak istemiyorum. Çünkü ben sanıyorum ki bir insan karanlıktan da ölebilir. Öyle ya hayatın ışıkları sonsuza kadar yanamaz. Elimdeki kaleme bile güvenim kalmamışken perdeleri nasıl açabilirim? Sahi ya perdelerim... Bu soluk, gri perdeler sanki ruhumun ne denli azap içinde olduğunu söylüyorlar. Annem almış bu perdeleri ben küçükken. Yıkamış, ütülemiş, özenle asmış penceremi kapatsın diye. Bana yaşam olduğunu hatırlatan hiçbir şeyi göremiyorum şimdi. Gökyüzünü, denizi, ağaçları... Ben bu odada sadece birinin bana dışarıda bir hayat olduğunu hatırlatmasını bekliyorum. Küçücük bir belirti. Belki bir ses, belki bir görüntü. Belki bir kelime. Zihnimde buz tutup katılaşmış anıları eriterek hatırlamamı sağlayacak ufacık bir gün ışığı. Biri gelse, omzuma dokunsa, bir bedenim olduğunu hatırlasam. Gözyaşımı silse biri, artık ağlamasam. Uzansa, tutsa ellerimi, buz tutmuş ellerim yeni bir sıcaklıkla tanışsa. Hiçbir şeyin geçmediği bu dünyada her şeyin ama her şeyin geçeceğini fısıldasa, beni inandırsa. Sonra pencereme yürüse, hüzünden kırış kırış olmuş perdelerimi tutup çekse. Işıksız odama ışık olsa. Oysa mutsuzluğum hepsinden çok daha gerçek. Ben asıl gerçeklikle yeni tanışıyorum. Bakıyorum, dört yanım imkansızlık. Perdeleri açmıyorum.
Edebiyat
ben bu şiiri yazarken her yer karanlıktı
sönük bir sokak lambasını sandım güneş bitmedi beklemem bir günün gelişini bu yükü taşımak ebedi bir keşmekeş eskitmem artık pencerede gözlerimi denedim her seferinde bir ağaç gibi yıkılmadan beklemek nasıl olur diye yarama süreceğim ecza yok kimsede çığlıksız bir yaşam bırakıldı avcuma bağırıyorum ışıksız esrik bir yerde şuam erişmez bu cihana erişmez asla ne kalacaksa bunca acıdan geriye vaktinde gelmeyen her şey kadar haindir biniyorum beni götürecek o gemiye o gemi her saat beklediğim gemidir bineceğim bende fer kalmadığı vakit çöpe atılması mutlak bir bardak gibi
Şiir
"Benim hayatımda bir Leyla var," dedi yavaşça. "Var olmadığı zamanlarda bile hep var olan bir Leyla."
Edebiyat
Vücutlarımız, birbirimize en kolay verebileceğimiz şeydir; asıl mesele, hayatımızı verebilmektir. Baştan aşağı bir aşkın olabilmek, bir aynanın içine iki kişi girip, oradan tek bir ruh olarak çıkmaktır.
Sayfa 210
1000k