Ben bugüne kadar hep özel ilişkin yani önemsiz işlerle uğraştım: seyahat edip okumak, Sevmek ve inanmak, kuşku duymak, savaşmak. Zaman zaman da yazmak.
Ne diyebilirim ki sana, varlığın sırları saklı senden, benden: bir düğüm ki Ne sen çözebilirsin, ne ben. Bizimki perde arkasında dedikodu; bir indi mi perde, ne sen kalırsın, ne ben."
Yine de dua ediyorlardı, çünkü en çok başlarındaki efendinin değişmesinden ürküyorlardı. Her değişim, katliamları, ıstırapları, kaçınılmaz yağmaları ve yıkımları beraberinde getiriyordu.
Her gün biri çıkar, başlar, benim ben demeye,
Altınları, gümüşleri ile övünmeye.
Tam işleri dilediği düzene girer,
Ecel çıkıverir pusudan: Benim ben, diye.