Puan vermedi·304 syf.··
2026 6. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2026 00:40
Her sayfası altın değerinde bilgilerle dolu bu kitap, temelde çarpıcı bir araştırmaya dayanıyor: Ailelerin çocuklarıyla ne kadar konuştuğu, onların hayatını düşündüğümüzden çok daha fazla etkiliyor. Yapılan çalışmaya göre, çocuklar ilk üç yıl içinde maruz kaldıkları kelime sayısına göre ciddi farklılıklar gösteriyor. Bazı çocuklar yaklaşık 45 milyon kelime duyarken, bazıları yalnızca 13 milyon kelimeyle büyüyor. Aradaki bu yaklaşık 30 milyon kelimelik fark; öğrenme kapasitesi, dil işleme hızı, akademik başarı ve potansiyeli gerçekleştirme üzerinde belirleyici oluyor.Peki ilk üç yıl neden bu kadar kritik? Çünkü insan beyninin temel yapılanması, bağlantıları ve öğrenmenin altyapısı büyük ölçüde hayatın ilk üç yılında şekilleniyor. Bu süreçte sadece duyulan kelime sayısı değil, kelimelerin nasıl söylendiği, tonlama, etkileşim ve iletişimin niteliği de beyin gelişiminde büyük rol oynuyor.Kitapta özellikle dikkat çeken noktalardan biri de dilin yalnızca akademik değil, duygusal gelişimi de etkilemesi. Dil bakımından zengin bir çevrede büyüyen çocuklar, yalnızca daha iyi konuşmakla kalmıyor; aynı zamanda öz düzenleme becerileri de gelişiyor. Yani duygularını anlama, kontrol etme ve davranışlarını düzenleme konusunda daha güçlü oluyorlar.Bu noktada kitap, ebeveynlere oldukça pratik bir yöntem sunuyor: 3K yöntemi Kavra: Çocuğun neye odaklandığını fark et ve onun ilgisini takip et.Konuş: Sadece çok konuşmak değil, nasıl konuştuğun da önemli. Açıklayıcı, zengin ve anlamlı bir dil kullan.Karşılıklı yap: Tek taraflı konuşma değil, karşılıklı iletişim kur. Bebeklikten itibaren mimik, ses ve tepkilerini dikkate alarak sohbet et. Aslında bu, günlük hayatın her anına yayılabilecek bir şey. Parkta, mutfakta, alışverişte… Çocuk neye bakıyorsa, neyle ilgileniyorsa onun üzerinden konuşmak
Edebiyat
Otuz Milyon KelimeDana Suskind · Buzdağı Yayınevi · 20205,3bin okunma
10/10
·373 syf.··
Beğendi
·
2026 72. kitabı
𝐊𝐢𝐫𝐚𝐥ı𝐤 𝐊𝐚𝐭𝐢𝐥𝐥𝐞𝐫 𝐊𝐮𝐥𝐮̈𝐛𝐮̈ Herkese Merhabalar. Sizlere vay be ne okudum ben böyle dediğim bir kitap ile geldim. Yazarımızın ismini bu zamana kadar duymadım. Ama özgeçmişimde yaptığı islerin hepsine de aşinayım. Bu kitabı da yaptığı o işlerden olsa birisine senaryo olsa keşke dedim. Yani bir film olsa öyle de soluksuz, öyle de doya doya izlenir. Sizlere bir soru ile başlamak istiyorum. Birisi size 6 aylık bir ömrünüz kaldığını söylese ve 500 bin dolar karşılığında cinayet işlemenizi istese ne yaparsınız? Geride kalan yakınlarınız için bir güvence olarak mı görürsünüz yoksa bir can almak sizin için imkansız mı olur? Başarılı bir avukat olan 42 yaşındaki Betül eşinden ayrılmış kızı Aleyna ile yaşamaktadır. Maddi sıkıntı kaygısı onsuz kızının geleceği için olur. Mali Müşavir olan 65 yaşındaki Çağlar eşine Covid-19 bulaştırdıktan sonra onu kaybeder bir oğlu ve bir kızı vardır ve oğlu annesinin ölümünden onu sorumlu tutar. Aralarında bir mesafe vardır.Kızı ve torunu ile sınırlı vakit geçirir. Onlara güzel bir gelecek ve geçmişin özrünü sunmak ister. Mimar olan Tuğrul 40 yaşındadır. Henüz çiçeği burnunda evlidir. Eşinin hayalini kurduğu ev için harekete geçmesi ile yıkılır çünkü o parayı abisinin borcu için kullanmıştır. Şimdi maddi zorluk içindedir. Bu iş onun maddi sıkıntısını gidereklcektir. Bilgisayar dehası olan Levent 23 yaşındadır. Henüz iş arama girişiminde ve ailesinde de abisi yüzünden ekonomik çıkmaz içindedir. Ailesi gelecekte rahat etsin ister. Bu dört kişinin tek ortak noktası Kanser olmalarıdır.
Kiralık Katiller KulübüSelim Çiprut · Örger Yayınları · 20267 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Hazine gibi bir kitap
9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
55 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2026 00:22
Selam, okuduğum en bilgi dolu en kişisel geliştiren kitaplardan birisi olabilir. Hatta çocuk gelişimi ile ilgili bir devrim olduğunu düşünüyorum. Çocuklarımızın ilk üç yılının ne kadar önemli olduğunu, beynin bu yıllar içinde nasıl geliştiğini daha önemlisi çocukların bu süreçte büyüdüğü ortamın ve kullanılan dilin önemiyle alakalı her şeyi anlatan harika bir kitaptı. Bu kitabı kızım iki yaşındayken okumuş olmanın mutluluğu içindeyim. Çocukların beyninin tarafımızca nasıl adım adım inşa edildiğini zeka gelişimi açısından ilk üç yılın önemini vurguluyor. Çocukların şuanda sosyal medyada da sıkça göreceğiniz iki yaş atağı üç yaş sendromu gibi dönemlerinde aslında beyinlerine nasıl bir aşırı yükleme yapılıyor inanamazsınız. Bu kitaplar ise sakin bir dil ile çocukların ne kadar çok olumlu yanıt alırsa çocukla ne kadar çok konuşulursa beyin gelişiminin o kadar üst düzeye çıkacağından bahsediliyor. Yıllardır kitap okuyorum en uzun sürede okuduğum kitaptı ancak hiç şikayetçi değilim. Bir anne olarak bundan sonra başucu kitabım olarak kullanacağım. Kavra, konuş ve karşılıklı yap olarak geçen 3K kuralını detaylı bir şekilde anlatmış ve bunun minikler üzerindeki etkisi büyüleyicisi. Anneler ve anne adayları için muhteşem bir kitap. Aslında anneler diye genellemek çok yanlış oldu. Çocuklarla etkileşimi olan herkes anneanneler, babaneler, dedeler herkes bu kitabı okumalı. Öneriyorum önereceğim. Hazine sandığı gibi bir kitap.
Otuz Milyon KelimeDana Suskind · Buzdağı Yayınevi · 20205,3bin okunma
10/10
·179 syf.··
2025 133. kitabı
Kitap ilk çıktığı gün hem ismi hem kapak resmiyle kalbimi fetetmeye yetmişti. Zira ben 3K yaşayan biriyim. (Kedilerim,kitaplarım,kahvemle) Kediler, bağımsız, asil duruşları, gizemli halleri ve bazen de beklenmedik yaramazlıklarıyla yüzyıllardır yazarlara ilham vermiştir. Bu kitap içinde ilham kaynağı oluşu beni heyecanladırdı elbette ki Kitabın içeriğine gelirsek ; Edinburgh'un taş sokaklarında, bir üniversite kütüphanesinin rafları arasında sessizce dolaşan, siyah-beyaz bir kedinin gözünden dünyayı anlatır. Bu sıradan olmayan kedi, hikayeyi hem anlatır hemde bize onun gözünden bakmamızı sağlayan bir yönetmendir.Kütüphanede yaşayan, düşündüklerini saklamayan, Nietzsche okuyan, böcek yiyen ve pastırma seven bir kedi. Pastırmayı kütüphanede nerde buluyor derseniz ! Kedi, kütüphaneden kaçamak yapıp şehre indiğinde karşılaştığı, ona pastırma veren kasap ve huysuz bakkal gibi karakterler, hem hikayeye mizahi bir zenginlik katarken hem xs bizi gülümseten öğelerden olmaya yetiyor. Kedi, insanların sürekli bir şeyleri "yapma" çabası içindeyken, kendisinin sadece "olma" felsefesini benimsediğini ifade eder. Kitap boyunca kedi, özgürlük, zamanın önemi ve basit yaşamın bilgeliği üzerine kedice (ve derin) düşüncelere dalar.Kedi, insanların sosyal hiyerarşilerini, anlamsız telaşlarını ve sürekli telefonlarına bakma alışkanlıklarını esprili bir dille eleştirir.Özellikle insanların neden bu kadar çok kahve içtiği ve neden bu kadar çok endişelendiği üzerine yaptığı yorumlar, okuyucuyu güldürürken düşündürür. Kütüphane, sadece bir mekan değil, adeta bir karakterdir. Eskimiş kitapların kokusu, loş ışıklar, tozlu raflar ve sessizliğin sesi, bizleri doğrudan İskoçya'daki o eski kütüphaneye ışınlayıp hissetmemizi de sağlar. Mizahın arkasında, kedinin yalnızlığı ve insanlara duyduğu şefkat
Kütüphane KedisiAlex Howard · The Kitap · 2025167 okunma
9/10
·304 syf.··
2025 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2025 16:29
Kitap anne-babaların ve bilhâssa adaylarının okuması gereken bir eser. Eserde temel olarak şu anlatılmakta : beyin 3 yaşa kadar gelişmesi devam eden bir yapıdır ve insan belli bir zekayla doğmuş olup öyle yaşamaz. Aksine doğumdan sonraki ilk 3 yaş beyin/zeka gelişiminde çok çok önemlidir. 100 milyar sinir hücresinde doğarız ama bu hücrelerin kendileri arasında sinir ileti yolları/bağlantıları oluşturması doğumdan sonra olur. Yaklaşık %85'i ise ilk 3 yalta tamamlanır. Bu yüzden aslında çocuğumuzun zekası bizim onu yetiştiriş tarzımızla ve özellikle de onunla konuşmamızla paraleldir. Kitapta 3K'danın üzerinde durulmakta. Kavra, Konuş ve Karşılıklı yap. Bol bol bilimsel çalışmalardan örneklerle yazar fikrini açık seçik ortaya koyuyor. Kitabın sonunda 1 sayfalık eşiyle ilgili bir hatırası da benim gerçekten etkiledi. Keyifli okumalar.
Otuz Milyon KelimeDana Suskind · Buzdağı Yayınevi · 20205,3bin okunma
Puan vermedi·479 syf.··
2025 10. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2025 15:28
bu eleştiriyi kitabı okuduktan sonra değil okurken yazdım. o yüzden bazı yerlerde kopukluklar olabilir ama ne hissettiysem o. aşağıdaki kısımlarda spoiler olabilir ona dikkat ederek okuyun. ana karakterimiz çiçikov’un yer yer gezip toprak sahiplerinden ölü canları toplamasını konu ediyor. beni rahatsız eden ve bayağı gelen bir nokta var: ilk 8-9 bölüm yaklaşık 200 sayfa bir tv dizisi edasıyla ilerliyor. her bölüm olaylar birbirini tekrar ediyor, sadece kişiler değişiyor. hiç farklı olaylar da olmuyor. şöyle diyebilirim. bölümün ilk sayfaları yazarın kiminin seveceği kiminin sıkılacağı uzun betimlemeleri, çiçikovun yeni bir köye gidip yeni köy sahibiyle pazarlığa oturması, diyaloglar ve çiçikovun ölü canları sonunda alarak mekandan ayrılmasından oluşuyor. karakteri bilmediğimiz, neyi neden yaptığını da anlamadığımız için anlamsız gelmişti bana. ancak romanın devamında hikayenin açıldığını söylemeliyim. karakterleri anlıyoruz; motivasyonunu, değerlerini vs. bu yüzden kitap da daha anlamlı geliyor. çiçikov küçükken babasının onu bırakırken verdiği öğüdü unutmuyor. o öğüt kısaca zenginlerle arkadaşlık kur, para her şeyden önemlidir. paran varsa önemlisindir! o da hayatını buna göre yaşıyor. parayı her şeyden önde tutuyor. çeşitli uyanıklıklar yapıyor, dalkavukluklarla yükseliyor, batıyor ve de çıkıyor. inişli-çıkışlı hep aktif bir hayat sürüyor. en sonunda vekil oluyor ve bir memurla yaptığı görüşmede bir fırsat görüyor. devletin listesinde olan ölü canlar adına 2-3k borç alarak servet sahibi olabileceğini düşünüyor ve bu düşünce doğrultusunda ölü canları çaresiz, kimsenin ilgilenmediği çiftçilerden almaya başlıyor. bu canlar çiftçilere de yük olduğu için ne kadar anlamsız gelse de razı oluyorlar. kitabın ikinci cildi ile yeni bir sayfa açılıyormuş gibi hissediyoruz.
Ölü CanlarNikolay Gogol · İş Bankası Kültür Yayınları · 202429,4bin okunma