Bizden istenilen, dünyamızın imgesel görüntüsünde bir değişikliktir; çok ötelerden gelen, belki de insan-öncesi atalardan kalan, her birimizce ilk çocukluğumuzda öğretilen imgesel bir görüntüdür. İmgemizdeki bir değişiklik her zaman zordur, hele artık genç de sayılmıyorsak. 
İnsanın azınlıkta olması, tek kişilik bir azınlık olması bile, deli olduğu anlamına gelmiyordu. Bir doğru vardı, bir de doğru olmayan; doğruya sarıldığın zaman, tüm dünyayı karşına bile alsan, deli olmuyordun.