Açıkçası Sabahattin Ali'nin öykülerini romanlarından daha çok beğendiğimi söylemeliyim. Kitaptaki yergiler, vaktinin gerçeklerini anlatış şekli gerçekten muazzam diyebilirim. Türk Edebiyatının en güçlü kalemlerinden birdir demek yanlış olmaz. Ne yazık ki bu muazzam sanatçımızın bir mezarı dahi yok...
Cemiyet içinde aldıkları mevki ve vazifenin onlara verdiği şahsiyet, tabiatin şekil verdiği asıl benliklerini o kadar gölgelemiş, seneler geçtikçe o kadar gerilere itmiş, bozmuştur ki, kendileri bile bu asıl benliklerini aramaya kalksalar, herhalde içlerinde karanlık bir boşluk, bir kargaşalıktan başka bir şey bulamayacaklardır.
Başarılı saldırı, düşmanın kendisini nasıl savunacağını
bilemediği saldırıdır. Başarılı savunma, düşmanın nasıl
saldıracağını bilemediği savunmadır. Bu nedenle
savunmada başarı yüksek duvarlara bağlanamaz.
Bu nedenle yüksek duvarlar, derin su çukurları güvenliği
garanti edemez. Sağlam zırhlar ve etkili silahlar da aynı
şekilde güçlü olmayı garantileyemez. Düşman bir arada
kalmayı tercih etmişse hazır olmadığı yerden saldır:
düşman saldırı hattı kuruyorsa, seni hiç beklemediği
yerde karşısına çık.