İnsanların sizi kontrol etmesini istemiyorsan okumaya devam et`` *1. Birisi sizi kışkırtmaya çalıştığında sakin kalın.* Duygusal kontrol, bir manipülatörü etkisiz hale getirmenin en hızlı yoludur. Öfke onları besler; sessizlik ise aç bırakır. *2. Asla çok fazla açıklama yapmayın.* Fazla açıklama yapmak suçluluk duygusuna benziyor. Doğruyu bir kez söyleyin, sonra konuşmayı bırakın. *3. Nedenini açıklamadan "hayır" demeyi öğrenin.* Sınırlarınız için kimseye gerekçe gösterme borcunuz yok. *4. Tepkilerinizi geciktirin.* Yanıt vermeden önce 5 saniye bile duraklamak, duygusal tuzakları anında kırar. > Psikoloji 🧠
Duygu ve Düşünce
İyi başlasam bile olümle bitti (+18)
2 günde ne olmuşsa biraz son nefesimi veriyor gibi hissettim. Ruhum bedenimden çıkmış da boşluğa düşmüşüm, kilitlenmişim, robotik hareket ederken aslında nefes alış verişimde bile gayret göstermem gerekecek kadar tükenmiştim. Bu neyin dalgasıydı ve nasıl bir anda olmuştu bilmiyorum ama bekledim. İçimde ya bir şeyler olüyordu ya da olenler çözülüyordu. Olenlerin cenazesinin kaldırılması izinden geçiyordu. İzin verdim işte. Yaşamadığım ya da farkında olmadan biriktirdiğim bir şeyler varmış demek ki. Bu süreçte biraz agresif ve aşırı sessizdim. Akşam yemeği dışında kalabalığa o kadar katılmadım. Kendimle baş başa kalıp içimin derdini anlamam ve bir şeyler yapmam gerekiyordu. İştahım da kapanmıştı. Kahve bile içmemiştim o derece. Ve demek ki o kadar ağır bir şeydi. Tuhaftı. Sanırım ilk kez buna doğru düzgün bir sebep bile bulamadım. Ama büyümem için tabi ki deri değiştirmem gerekiyordu. Bunun yüreğimin oluyor gibi hissettirişi belki o izinlere geç kalmamdandı. Bize artık baya küçük gelmiş tişörtün verdiği o rahatsızlık, sıkıştırma, boğma ve artık soymak mümkün değil, kurtulmak için kesip atman gerekirdi ya o tarz bir şey oldu. Geç kalınmışlık olmasa acısı da olmazdı. O her neyse bilmediğim için üzülürken geç de olsa daha da geç olmamış olduğu ve olduğu için sevindim tabi ki. Sanki öğlen matın üstünde "Hazırım ya, olmeye hazırım artık. Geleceksen gel. Ne bu, yorgun ve halsizim. Yüreğim okyanusa atılan bir kaya gibi acı çekiyor ama içim rahat. Bu sefer olacak mı, olsunnn. Bitmeden başlamaz, ölmeden doğulmaz. Bedenim mi olecek yoksa benliğim mi?" diye mayışmış halde düşünüyordum. Ve zaman o kadar yavaş aktı ki, saati 5-6 sanarken daha 2 imiş. Son gücümü temizlik perilerine vermiştim. Ne yapayım yaşam alanımın düzenli ve temiz olmasını seviyorum. Olümde dahi düzen ve bütünlük
Hayata Dair
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bu gece akşam yine beş saniye falan sürdü yine saati 4 e getirmişiz
Duygu ve Düşünce
Gurur
2. Günün sonunda yarım kalan 4. Kitap da bitti... Bazen saatlerce aynı sayfaya bakıp dururken, bazen de 1 gecede 2 kitap bitirebiliyormuş insan! Üzerinde ki o uyuşuk, moralsiz, can sıkıcı havanın içindeyken eski bir dostuna sarılır gibi kitaplarına sarılınca bütün derdin sıkıntın bitiyormuş...
Duygu ve Düşünce
tam kestiremedigim nedenler oluyor, hayatin azi disleri, sansasyonel olaylar, irklar, ayrimlar, bir ideolojinin, bin teroristin oldugu anlar. taraf bulamadigim anlar. butun olagan seylerin arasinda esigi gecmemek kaydiyla, saclarimi kazimayi dusundum. ustune 3-4 sigara icilecek, birkac kopek olacak son gorulen seklinde bir twit atasim geldi, yillar oldu. atamadim. bunu icinde ölüm gecmeyen bir dizeyle anlatabilmem mumkun degil, o oyle bakarken, mumkun degil. intihar bir toplumun tek bir insanin ustunde isledigi cinayete deniyormus. zihnimle aram. tutarla giderlerim. ikimizden birinin konusmaya baslarken ki suskunlugu otekinin. birinin aglarken ki gucsuzlugu otekinin. bana yer, yon, an, zaman verme, abartiyor olabilirim. fizik degil, kanun degil. ama biri dokunsa, agzimi acmayacagim. depresyon, kaygi. rituel donguler. envai tripler
Fotoğrafını zar zor gördüğünüz Bolu'daki bu gölün arkasında firavunları bile mumla aratacak derecede dehşet verici bir hikaye var desem?.. ​Hadrianus Roma'nın en güçlü imparatorlarından biriydi. Bir gün Batı Anadolu bölgesini ziyaret ederken, yeşilliklerine ve havasına hayran kaldığı Bolu'ya geldi. İşte bu seyahat sırasında fotoğraftaki bu gölün civarlarında Antinoos adında genç bir erkekle karşılaştı. Antik dünyada elit kesim genç ve estetik erkekleri bir zarafet sembolü olarak görüyordu. Hadrianus da bu elitlerin bir takipçisiydi. Antinoos'u beraberinde Roma'ya götürdü ve onu "sevgilisi" yaptı. İmparator, sevgilisini tüm Roma topraklarında yanında gezdiriyor ve sırf onun memleketi olduğu için Bolu'yu yeniden imar ettiriyordu. ​Ancak bir gün Mısır'da Nil Nehrini gezerlerken korkunç bir şey oldu. Antinoos, henüz 19 yaşındayken Nil'in sularında boğuldu. İşte bu an Hadrianus tüm frenlerini, mantığını ve kibrini yokuş aşağı bıraktı. ​En başta sadece ağladı. Hem de günlerce. ​Sonra ise bir faninin tutabileceği en psikopatça yasalara imza attı... -​İlk iş olarak, Antinoos'un öldüğü yerin tam karşısına Antinoopolis adında devasa bir şehir kurdurdu. Şehrin sakinlerine Roma'da alınması imkansıza yakın olan vatandaşlık hakkı ve vergi muafiyeti verdi. -​Roma'ya döndüğünde senatoyu umursamayıp Antinoos'u resmen Tanrı ilan etti!!! İmparatorluğun doğu vilayetlerine ona tapmaları için devasa tapınaklar ve büstler diktirdi. -​O kaddaaar çok heykel yaptırdı ki bugün antik dünyadan bize en çok portresi/heykeli ulaşan üçüncü kişi Antinoostur!! (1. İlk imparator Augustus, 2. Hadrianus, 3. Antinoos, 4. Büyük İskender, 5. Filozof İmparator Marcus Aurelius). -​Gökyüzündeki bir takımyıldızına "Antinous" adını verdi (Bu isim 19. yüzyıla kadar yıldız haritalarında kullanıldı). -​Adına paralar
Tarih