Bakara-2:
ذٰلِكَ الْكِتَابُ لَا رَیْبَ ۚۛ فٖیهِ ۚۛ هُدًى لِلْمُتَّقٖینَ ۙ
Meali: Bu, (öyle bir) kitaptır* ki onda (ve onun İlâhî kelâm olduğunda){2} hiç şüphe yoktur. O, muttakîlere (Allah’ın emirlerine uygun yaşamak/aykırı davranmaktan sakınmak isteyenlere)** doğru yolu gösteren (öğreten)dir.
* İkinci âyette; yüce kitap Kur’an’ın doğruluğunda hiç şüphe olmadığı ve onun muttakîlere, yani Allah’ın kulu olduğunun bilincinde ve sorumluluğunda olanlara doğru yolu gösteren ve hayata İslâmî yön veren ilâhî bir kaynak olduğu bildirilmektedir. Kur’an’ı ilâhî bir kitap olduğunu ve hayattaki insanlara indiğini bilerek ve mânası üzerinde düşünerek okuyanlar, Resûlü’nün önderliğinde O’ndan gelen ilâhî ışıkla doğru yolu bulur; Kur’an’sız bir düşünceden ve ona ters düşen bir yaşantıdan uzak kalır. Artık müslüman bilir ki Allah’ın sözünden, hükmünden ve gösterdiği yoldan daha doğrusu yoktur.{3}
Bu sûrenin baş kısımlarında üç türlü insan sınıfından söz edilmektedir. 2-5. âyetlerde iman ve İslâm’ın esasları ile mü’minlerin özellikleri özetlenmektedir. 6-7. âyetlerde kâfirlerden, 8-20. âyetlerde de kâfirlerin bir çeşidi olan münâfıklardan ve hallerinden bahsedilmektedir.{4}
** Kur’an’da takvâ ile ilgili 170 kadar kelime geçmektedir. Takvâ sakınmak, korunmak anlamında olup “muttakî” de takvâ sahibi demektir. Kur’an’da ise Allah’ın azabından korunma, günahlardan sakınma anlamındadır. Netice olarak takvâ, Allah’ın emirlerine uygun yaşamaktır.
Dipnotlar:
Dipnot 2: bk. 32/2
Dipnot 3: bk. 5/50; 17/9
Dipnot 4: Elmalılı, I, 485