Komşuluk
Rasûlullah Efendimiz buyurdular: Bir Müslüman öldüğünde, yakın komşularından üç hane halkı onun iyi bir insan olduğuna şahitlik ederlerse, Yüce Allah da onun için şöyle der: “Şahitlikte bulunan kullarımın bildiklerine göre yaptıkları şahitliği kabul ettim ve kendi bildiklerimi de bağışladım.” (Ahmed B. Hanbel, II. 409)
Ben senden ayrı kalmanın acısıyla yataklara düşsem de dert değil. Hele sen nasılsın ey benim sevgili yârim; iyi misin, hoşça mısın?!.. Divane Güzeller
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Aşk söze sığmaz, istemekle anlaşılamaz. Divane Güzeller
İnsanın kalbi değişkendir; hâlden hâle bürünebilmektedir. Kalbi, Allah Resûlü şöyle izah eder: “Kalbe kalp denilmesinin sebebi, onun çok değişken olmasıdır. Kalbin misali çöldeki bir ağacın üzerinde asılı kalan kuş tüyünün misali gibidir. Rüzgâr onu bir oraya bir buraya savurur.” (İbn Hanbel, IV, 409). Kalplerin bu özelliğinden dolayıdır ki Sevgili Peygamberimiz, “Ey kalpleri bir hâlden bir hâle çeviren Rabbim! Benim kalbimi de dinin üzere sabit kıl.” (Tirmizî, Deavât, 89) duasını sıkça tekrarlamıştır. Âlimlerin ifade ettiği üzere şuur, vicdan, idrak ve imanın merkezi, Rahman’ın nazargâhı olan gönül hanelerimizi mamur kılalım. Kalplerimizden kimseye zarar gelmeyeceğinden emin olalım. El, dil, kulak, göz ile birlikte kalplerimizde biriktirdiklerimizin de ortaya konacağı o günde huzura kalb-i selim ile varalım. Zira; “O gün, ne mal fayda verir ne de evlat. Ancak Allah’a kalb-i selim ile gelenler müstesna.” (Şu’arâ, 26/88-89)
Din
Mü'min, mü'min için, parçaları birbirini tutan binâ gibidir. hadis Buharî, Salât: 88; Edeb: 36; Mezâlim: 5; Müslim, Birr: 65; Tirmizî, Birr: 18; Nesâî, Zekât: 61; Müsned, 4:405, 409
"Yeis ve ümitsizlikle zannediyorsunuz ki, dünya herkese ve ecnebîlere terakkî (yükselme) dünyasıdır, fakat yalnız bîçâre ehl-i İslâm için tedenni (gerileme) dünyası oldu diye pek yanlış bir hataya düşüyorsunuz. Beşerin -zulüm ve hatasıyla başına çabuk bir kıyâmet kopmazsa; istikbâlde (gelecekte) hak ve hakîkat, âlem-i İslâmda -nev-i beşerin (insanoğlunun) eski hatîâtına (hatalarına) keffâret olacak (örtecek) bir saâdet-i dünyeviyeyi de gösterecek inşâallah... Her kıştan sonra bir bahar, her geceden sonra bir sabah olduğu gibi, nev-i beşerin dahi bir sabahı, bir baharı olacak inşâallah. Hakîkat-ı İslâmiye'nin güneşi ile, sulh-ı umûmî (umûmî barış) dâiresinde hakîki Medeniyeti görmekliği, rahmet'i İlâhiyeden bekleyebilirsiniz." Mektubat, Hutbe-i Şâmiye, 409-410
Alıntı