Puan vermedi·157 syf.··
2026 87. kitabı
Kitapta önce İslamiyet öncesi Türk şiirinden bahsediliyor. Bu dönemde önce Göktürk yazıtlarından bahsediliyor. Sonrasında Uygur dönemi şiirlerinden bahsediliyor. İslamiyet öncesi Türk şiirinden sonra İslamiyet sonrası Türk şiiri anlatılıyor. Bu dönemde de Karahanlı şiirinden bahsediliyor. Dönemlerine ait örnek şiirler ile açıklanarak anlatılıyor. Eski Türk şiirini merak edenlerin okumasını tavsiye edeceğim bir kitaptı.
Türk Dili Dergisi - Sayı 409 (Kasım 2011)Türk Dili Dergisi · Türk Dil Kurumu Yayınları · 201117 okunma
Bu hadis Kitabını okumadıysan Hadis okudum deme
10/10
·2928 syf.··
Beğendi
·
2025 392. kitabı
Abdürrezzâk es-San‘ânî’nin el-Musannef Adlı Hadis Eserinin Detaylı İncelemesi Abdürrezzâk es-San‘ânî’nin el-Musannef fi’l-hadîs adlı eseri, İslâm hadis literatürünün en erken ve en kapsamlı derlemelerinden biri olarak kabul edilir. Bu inceleme, eserin tarihî arka planını, yazarın hayatını, derlenme sürecini, yapısını, içeriğini, İslâmî ilimlerdeki yerini, eleştirileri ve modern baskılarını ele alarak, eserin önemini sistematik bir şekilde ortaya koymayı amaçlamaktadır. Eser, hadis tedvin döneminin özelliklerini taşıyan bir külliyat olup, fıkıh mezheplerinin teşekkülünden önceki döneme ışık tutmasıyla dikkat çeker. Yazarın Hayatı ve İlmi Arka PlanıAbdürrezzâk b. Hemmâm b. Nâfi‘ es-San‘ânî, 126/743-744 yılında Yemen’in San‘a şehrinde doğmuş, 211/827 yılında aynı şehirde vefat etmiştir. Ailesi kölelikten azad edilmiş bir köken taşır; babası Hemmâm, Yemen valisi Ebû Hureyre’nin azadlısı olarak bilinir. İlk eğitimini aile çevresinde alan Abdürrezzâk, on sekiz yaşında Yemen’e gelen İbn Cüreyc’ten hadis tahsiline başlamış, yirmi yaşından itibaren Hicaz, Şam ve Irak gibi ilim merkezlerine seyahat ederek dönemin önde gelen âlimlerinden ders almıştır. Hocaları arasında Ma‘mer b. Râşid (yaklaşık sekiz yıl yanında kalmış ve on binden fazla hadis yazmıştır), Süfyân es-Sevrî, Süfyân b. Uyeyne, Mâlik b. Enes, Evzâ‘î ve Ebû Hanîfe gibi isimler yer alır. Bu seyahatler sırasında hem hadis hem de fıkıh ilmini derinleştirmiştir.Abdürrezzâk, “el-hâfızu’l-kebîr” (büyük hâfız), “allâme” (her şeyi bilen), “şeyhü’l-İslâm” ve “muhaddisü’l-vakt” (zamanının hadisçisi) gibi unvanlarla anılır. On yedi bin hadisi ezbere bildiği rivayet edilir ve hadislerini yazılı kaynaklardan rivayet etmeye özen gösterirdi. Ömrünün son yıllarında gözlerini kaybetmiş olması, bazı rivayetlerinin zayıf kabul
Edebiyat
MusannefAbdürrezzâk es-San'âni · Ocak Yayınları · 20138 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"UYUMSUZ" ŞAHSIN HİKÂYELERİ...
7/10
·152 syf.·
Beğendi
·
2025 124. kitabı
İçinde 10 hikâyenin yer aldığı Tutunma (İlk yayın "Gel İçimde Ağla" başlığıyla 1981'de yayınlanmış) Durali Yılmaz'ın ikinci hikâye kitabı. Hikayelerinde, "Şiir İçin Yaşayan Adam" dışında kalan 9 hikâye için, muayyen bir şahsın etrafından döndüğünden , bir bütünlükten söz edilebilir. Bu merkezde olan şahıs, "Şiir İçin Yaşayan Adam" hikâyesinde, anlatıcı olarak, ikinci plânda yine var. Diğer 9 hikâye: "Dansedebilmek, Pansiyon,, Gönüldeki Deniz, Kaybolan Bayram ve Tutunma" dışında kalan; "Hikâyeci, Yüreğimi Sana Bırakıyorum, Sevgiliye Mektup, Gel İçimde Ağla ve İşsiz"de anlatın 1.şahsın iç konuşmaları şeklinde gerçekleşmiş ve İç kelimesi yazarın hikâyesini çözümlemek için önemli bir anahtar olduğunu belirtmek gerekir. Hikâyeler de önemli ortak bir özellik de Uyumsuzluk ve bu uyumsuzluğun türevleri olan İçdünya-Dışdünya uyumsuzluğu... Hikâye kişisinin kendi kafasında kurduğu, oluşturduğu bir dünyası vardır. Bu dünya asil, seçkin duyarlıklardan meydana gelmiştir. kendi dışında yaşayan insanlarda bu incelik ve yüceliğin karşılığını bulamaz; İşte bu notada uyumsuzluk başlar: "İnsanlar bana "senin bir sıkıntın var" diyorlar. Bu sıkıntı siz de biliyorsunuz ki, sizden kaynaklanıyor. Siz insanlar, içimdeki insanlara uymuyorsunuz." Ve "Ben onları anlasam bile onlar beni anlamıyorlar..." "Aslında evlenmeden önce de, benim çocuklarım ve karım vardı!" (sh. 9) "... Hiç bir sözlükte senin duygularını anlatabilecek bir kelime yok. Sen başkalarının duymadığı, anlayamadığı bir dille konuşuyorsun!.." (Sh 49) Durali Yılmaz, bazı hikâyelerinde belli bir itinayı ihmâl etmiş gibi, fakat yine de onları sevimli kılan, insanı "iç"ten yakalayan bir tarafı var... Bu marifeti sayesinde hikâyeler okunabilir hâle gelmiş. Tavsiye edilir... Vakur Çayseven
Hikaye
TutunmaDurali Yılmaz · Kapı Yayınları · 20094 okunma
BİR ÖLÜMDÜR YAŞANAN...
7/10
·75 syf.·
Beğendi
·
2025 123. kitabı
Durali Yılmaz'ın ilk hikâye kitabı (1975) Söylenmeyen'de teferruatlara dikkat çekerek, çağdaş insanın çıkmazlarını irdelemeye; ona unutmuş olduklarını hatırlatmaya çalışmış. Yeni bir dünyanın hasretini kımıldatmak istemiş. "Bir gölge içindedir kent; pencerelerde gölgelere alkış tutan insanlar vardır ve caddeler yaşayan ölülerle doludur veya bir uyur-gezerler şehridir burası. Bir ölümdür yaşanan; darağacına çekilen insan yeniden dirilmek için girer toprağın altına. Karanlıklar hafakanlar ve bunalımlar içinde yeni bir haberim müjdesidir beklenen:" "Firavunlar, Nemrutlar gebe kadınların karınlarını yaradursunlar. Nil Musa'yı taşıyor, mağara İbrahim'i saklıyor." Söylenmeyen, Olmakla olmamak arasında bir bocalayışın, ölümle diriliş arasında bir zamanın hikayesidir... Okunması tavsiye olunur... Vakur Çayseven
Hikaye
SöylenmeyenDurali Yılmaz · Fetih Yayınları · 19755 okunma
10/10
·432 syf.··
2025 34. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2025 00:00
ön bilgi: abd'li filozof, psikolog william james, ''bütün hayatımız, iyiliğimiz ve kötülüğümüz için sistematik olarak düzenlenmiş ve bizi karşı konulmaz şekilde kaderimize doğru taşıyan bir yığın alışkanlıktan başkası değildir'' demiş. duke üniversitesi'nden bir araştırmacı tarafından 2006 yılında yayınlanan bir bildiride ise, insanların her gün gösterdikleri davranışın %40'tan fazlasının gerçek anlamda kararlar değil, alışkanlıklar olduğu bulgularına ulaşılmış. charles duhigg tarafından yazılan alışkanlıkların gücü kitabı; bilimsel çalışmalar, deneyler ve makalelere yer vererek alışkanlığın döngüsünü tanımlıyor. tüm canlılar için bir alışkanlığın döngüsü 3 şeyden ibarettir, diyor ve bunları işaret, rutin, ödül olarak sıralıyor. örneğin, işaret:dert ve sıkıntı hissi, çözüm(kişinin kendince bulduğu değişkenler):alkol, rutin: her dert ve sıkıntı hissi içindeyken alkol almak, ödül: bu şekilde rahatladığını sanma hissi. (tebrikler artık bir alkoliksiniz) bu döngüyü hayatınızdaki her şeye uyarlayabilirsiniz, sabah uyanır uyanmaz sizi telefona bakmaya yönlendiren işaret ne? nasıl bu alışkanlığı kazandınız? sigara içme isteğinizi uyandıran işaret ya da bir şeyler yediğinizde rahatladığınızı sanma hissi, gerçekten aç olmadığınız halde atıştırma halleri gibi sayısız örnekler var. kitap 3 bölümden oluşuyor. ilk bölüm bireysel alışkanlıklar, ikinci bölüm kurumsal alışkanlıklar, üçüncü bölüm ise toplumsal alışkanlıklar. ve hepsi çok akıcı, eğlenceli bir dilde anlatılmış. aslında düşünerek ve isteyerek yaptığımız şeyleri, farkında olmadan, öyle isteniyor diye yapıyor oluşumuzu, beynimizin nasıl yönlendirildiğini görüyoruz. tanrım! ne çok kandırılmışlık var. koskoca bir truman show içindeymişiz hepimiz. son olarak: kitap 409 sayfa ama son 118 sayfası yapılan deneylerin,
Alışkanlıkların GücüCharles Duhigg · Boyner Holding Yayınları · 20182,564 okunma
10/10
·494 syf.··
Beğendi
·
2025 16. kitabı
Uzun zamandır listemde olan bu kitabıda bitirmiş bulunmaktayım. İki Şehrin Hikayesi Fransız Devrimi sırasında yaşanan şiddetin, coşkunun, aşkın ve fedakarlığın hikayesini anlatıyor adeta herkesi rüzgar gibi savuruyor. Ama sorun nasıl anlatıyor :( Bazı klasikleri okumaya başlamadan önce gözümü korkutmuyor değil, İki Şehrin Hikayesi de bunlardan biriydi ama hiç beklediğim gibi olmadı. Hikaye adeta su gibi akarken, parçalar yerine bir bir otururken, benimde içim Sydney Carton’un yaptığı fedakarlıktan paramparça, Madam Defarge’ın nefretine karşı öfkeli, Doktor Manette ve ailesinin kurtulacağına karşı olan inancımla hüzün ve sevinçle dolu. Sonunu ağlayarak bitirmek istemesemde elimden bir şey gelmedi. Kitaptan bir alıntıyı sizinle paylaşmak istiyorum. "Bu gece o yalnız yüreğinize, tüm içtenliğinizle, 'Şu hayatımda tek bir insanın bile sevgisini, bağlılığını, minnetini ya da saygısını kazanamadım; kimsenin yüreğinde güzel bir yer edinemedim; ardımdan hatırlanacak iyi ya da faydalı bir şey yapmadım,' deseydiniz, o yaşadığınız yetmiş sekiz yıl size yetmiş sekiz ağır lanet gibi gelirdi, öyle değil mi?” (Syf. 409) Burda gerçekten Sydney Carton’un yanında olup ona sarılmak ve yüreğimde çok güzel bir yer edindiğini söylemek istedim. ( Sonunda herkesin yüreğinde büyük bir yer edindi ama ) Kitapta beni en çok etkileyen karakterlerden biri oldu.( Sevdiği kadın için yapacağı fedakarlığı da burada anlamıştım.) Doktorun zayıflığını güce çevirmesi, kızı Lucie’nin sabrı ve dirayeti, Mr. Lorry’ nin dostluğu ve desteği…Neyse daha çok uzatabilirim ama uzatmayacağım. Okuyun ve derinden etkilenmeye hazır olun derim.
1000Kitap
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202376,5bin okunma