Hakkı batıla karıştırıp da , bile bile hakkı gizlemeyin !
Cenab-ı Hak şöyle buyurdu: "insanlara zulmedenlere yeryüzünde haksızlık edenlere karşı durmalıdır."(Şûra 42/42) Hz. Peygamber (sav) de şöyle buyurmuştur: " Şerrinden dolayı kendisinden korkulan insan, insanların kötülerindendir. Laf taşıyarak insanların arasını bozan kişi de bu kötü insanlardandır. "
Sayfa 151·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Savunmacı Olmanın Bedeli
“Sanatınız ne kadar kötüyse, hakkında konuşmak o kadar kolay olur.” (John Ashbery) “Şu şekilde tercüme edilebilir: ‘Ne kadar savunmacı olursanız kendinize (ve diğer insanlara) o kadar makul görünürsünüz.’” — Adam Phillips, Yan Etkiler, Ayrıntı Yayınları, s.42
Sayfa 42·Kitabı okuyor
Alıntı
Enkaz /Demet Tezcan
Savaşlarda bir yanda çok büyük kayıplar yaşanırken bu büyük acıların içinde bile neslin devamı, kültürel devamlılık ve toplumsal kimliğini muhafaza etmek gibi yeniden var olma mücadelesi verilir. Gazze halkının başlarına yağan bombalara, çok değil bir adım ötelerindeki mutlak ölüme rağmen düğünler yapmaları, enkazdan yeni gelin evi çıkarmaları, yeni doğan kutlamaları, Ramazan ve bayram hazırlığı gibi eylemler kültürel devamlılığının bir gayreti olarak okunabilir. GAZZE’NİN HAFIZASI KIZIL KAPI SEMBOL / sayfa 42
Nurculuk!
İslam' a göre Kur'an, Allah'ın kelamıdır ve kıyamete kadar da tüm sistemlerin önünde/üstünde olmalıdır. Durum böyle olunca, insanın fikrinde bir gelişme olmaz. Çünkü İslami anlayışa göre her şey bu kitapta vardır. Bu durumda da doğal olarak toplumda tıkanma meydana gelir. Basit bir örnek verelim: Türkiye'de, Bediüzzaman Said Nursi'nin (1876- 1 960) mimarı olduğu Nurculuk hareketi meşhur. Şu an Türkiye'de var olan tüm dini cemaatler içerisinde en etkilisi olduğu, tartışılmazdır. Said Nursi Kur' an' daki, "yaş, kuru her şey kitapta vardır" anlamındaki ayetlere (örneğin, En'am suresi, 59) takılarak nerdeyse bütün teknolojik ürünler için Kur' an' da yer bulmaya çalışmış, bu yöntem için de kendi kaynaklarında ilginç örnekler vermiştir.Kur'an'da Sebe suresinin 15.ayeti, Süleyman Peygamber zamanındaki Belkıs ve kavminin, güzel bahçeli evlerini anlatır. Said Nursi bu ayeti, (ebced hesabını uygulayarak) İstanbul'un 1453'te fethedilişine kanıt olarak göstermiştir. Yine kıyamet günü Allah' ın peygamber ve inananlardan hoşnut olacağını ifade eden "Tahrim" suresinin 8. ayetinde "Nur" kelimesi geçtiği için, bundan esinlenerek kendi kurduğu harekete, "Nurculuk" adını takmış, daha sonra da bir hesap yapıp (ebced hesabı) kendi çalışmalarına da bu ayette yer açmak suretiyle yazdıklarını tanrıyla irtibatlandırmıştır. Hz. Muhammed zamanında olmayan, daha sonra icadedilen tren için de Yasin suresi 42. ayette yer bulmaya çalışmıştır. (Sırf ebced hesabı/matematiksel yöntemle olayları zorla Kur'an'a yerleştirme konularına "Sikke-i Tasdik-i Gaybi " adlı eserini ayırmıştır. İstanbul'un 1 453 'te fethedileceğine ilişkin açıklamayı ise "Büyük Sözler" adlı kitabında yapmıştır). Hele şu örnek, gerçekten çok ilginç: Kur'an'da Al-i İmran suresinin 154. ayetinde nerdeyse Arap alfabesinin tüm harfleri
Kan denizini kül bulutlarının kapladığı bu cahenneme dünya dediğimizi göremiyor musunuz ?
Sayfa 1·Kitabı okudu