CLK

Benim Adım Kırmızı (ORHAN PAMUK)
Diyor ki kararsız kalbim, Doğu’dayken Batı’da Batı’dayken Doğu’da olmak istiyorum. Ne zormuş insan olmak, daha da çetini insan gibi bir hayat. Hem önümle, hem arkamla, hem Doğu’yla hem Batı’yla keyif almak istiyorum
Duygular
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Katil Diyecekler Bana
“Kendimi tuttum” da kendim olamadım
Sayfa 300 - Yapı kredi yayınları·Kitabı okudu
Duygular
Deprem
6 şubat depremindeki yaşadığım ağır süreçten sonra yarım kalan Benim Adım Kırmızı kitabına hüzünle devam ediyorum okudukça evim, berjerim, abajurum aklıma gelecek ve anılarım canlanacak en son kaldığım sayfayı şu an enkaz olan evimde okumuştum şimdi bambaşka yerdeyim .
Duygular
Benim Adım Kırmızı
Kırmızının hissini hiç görmemiş olana anlatın üstadım Parmağınızın ucuyla dokunsaydık demirle bakır arasında olurdu avucumuzun içine alsaydık yakardı tatsaydık tuzlu bir et gibi tok olurdu ağzımıza alsaydık doldururdu koklasaydık at gibi kokardı çiçek gibi koksaydı papatya benzerdi kırmızı güle değil
Sayfa 204 - Yapı kredi yayınları·Kitabı okudu
Duygular
Benim Adım Kırmızı
Şehname şairi Firdevsi Gazne ye gelip Şah Mahmut’un sarayının şairlerince taşralı diye küçümsendikten sonra  ilk üç mısrası çok zor bir kafiye ile biten bir dörtlüğün kimsenin tamamlayamadığı son mısrasını söyleyiverdiğinde ben orada Firdevsi’nin kaftanının üzerindeydim Şehname’nin efsane kahramanı rüstem kayıp atının peşinden uzak ülkelere gittiğinde sadağının üzerinde efsane devi harika kılıcıyla ikiye böldüğünde akan kanların içinde her yerdeydim ve her yerdeyim Tur kardeşi İreç in kafasını kalleşçe keserken rüyalar kadar güzel efsane ordular bozkırda birbirlerine girerken ve İskender’in başına güneş geçtiği için burnundan hiç durmadan akan kanı Işıl Işıl Işıldarken ben oradaydım Sasani Şah-ı Behram Gür’ün salı günü ziyaret ettiği ve resminden aşık olduğu güzelin elbisesinde ve Şirin’in resmine bakarak aşık olduğu hüsrev‘in tacından kaftanına bütün kıyafetindeydim kaleleri kuşatan orduların Bayrağında ziyafet sofralarının örtülerinde padişahların ayaklarını öpen elçilerin kadife kaftanlarında çocukların hikayelerine bayıldığı kılıcın resmedildiği yerdeydim Hindistan ve Buhara‘dan gelen kağıtların üzerine güzel gözlü Çırakların usta nakkaşların bakışları altında narin fırçalarla sürülüp Uşak halılarını duvar işlemelerini boynu bükük güzel kadınların pencere aralarından sokağı seyrederken giydikleri gömlekleri dövüşe tutuşan horozların ibiklerini efsane ülkelerin efsane meyveleri ile narlarını şeytanın ağzını çerçevelerin içindeki ince çizgiyi çadırların kıvrım kıvrım işlemelerini nakkaşın kendi keyfi için yaptığı çıplak gözle anca görülür çiçekleri şekerden yapılmış kuş heykellerini vişneden gözlerini çobanların Çoraplarını efsanelerden çıkma Şafakları ve binlerce on binlerce savaşçının şahın aşığın cesedini ve yaralarını gösterdim meleklerin kanatlarına kadınların
Sayfa 202 - Yapı kredi yayınları·Kitabı okudu
Duygular