Taşlıktan avluya geçerken Camii’nden tutup çektiğim beyaz atım benimle birlikte ürperdi onun geniş damarlı güçlü bacaklarını sabırsızlığını o zor zapt edilir halini kendimin bildim sokağa çıkar çıkmaz tam bir hamlede atımın üzerine atlamak üzereydim ki tam bir daha hiç dönmem diyen masalsı atlı gibi dar sokaklardan kaybolacaktım ki…
Eğitimin güneşli ve şenlikli bu ilk ve en zengin yarısını Şekûre’ye duyduğum aşka borçlu olduğum kadar onu berbat eden karanlık bilgilerimi de Redd edilmeye borçluyum