Puan vermedi·440 syf.··
2026 16. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 12:24
Ayfer Tunç ile tanıştığım bir kitap olan Annemin Uyurgezer Geceleri annesi ve anneannesiyle birlikte yaşayan Şehnaz adlı karakterin hikayesini anlatıyor. Unutamama hastalığına yakalanan Şehnaz, annesinin uyurgezer olduğunu fark edince hayatıyla ilgili yıkıcı gerçeklerle yüzleşiyor. Aynı zamanda hocasıyla 30 yıl boyunca adına aşk dediği hastalıklı bir ilişki yaşayan karakterimiz, aslında ne kadar donanımlı bir kadın olsa da yanlış bir ilişki içindeyken bir kadının kendisini nasıl olduğundan zayıf, pasif ve aşağıda görebileceğini de bizlere gösteriyor. Bu bakımdan değerlendirdiğimizde psikolojik tahlilleri ağır basan bir roman diyebilirim. Bazı sayfalarda sıkıldım ama kitap yine de bir solukta bitti diyebilirim. Ayfer Tunç okurları başlangıç kitabı olarak bu eseri önermiyorlar, kitabı okuduktan sonra fark ettim. Diğer kitaplarını daha çok merak etmeme neden oldu bu durum açıkçası. Duyguların ve bazı acıların çok güzel hissettirildiği bir kitaptı, çok beğendim. Beni etkileyen birkaç alıntıyı buraya bırakarak incelememi sonlandıracağım. Okumayı düşünenlere tavsiye ederim. • “..hatıralar bitmeyen bir çağrışım zinciri halinde gözlerimin önünde akmaya devam ediyordu; o anıdan bu anıya, o olaydan bu olaya, o cümleden bu cümleye geçiyordu. Zihnimin bu görüntüleri bana neden hatırlattığını anlamaya çalışmaktan bunalıp unutmak istediğim şeyleri unutamayınca unutmanın ne kadar büyük bir nimet olduğunu anladım.” -s.12 • "Geçmiş güzellikleri hatırlamak mutlu etmiyordu insanı, aksine bir daha yaşanmayacağını bilmenin hüznüyle dolduruyordu." -s.12 • “Unutamamak belki de kendimi cezalandırmanın bir yolu oldu, bilmiyorum.” -s.34 • “Korkunç bir yalnızlık duygusuydu hissettiğim. Sanki şehirleri, ülkeleri, gezegeni dolduran bütün insanlar dünyanın öz çocuğuydu, bir tek ben
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20267,1bin okunma
Puan vermedi
Portrait of a Turkish Family, yirminci yüzyılda, son Osmanlı dönemiyle Cumhuriyet Türkiyesi'nin ilk yirmi beş yıllık kesiminin canlı bir panoraması. Orjinali İngilizcrdir Gözyaşları ve ayrılıklarla yoğrulmuş gerçek bir öyküdür. Küçük bir çocuğun aile hayatı içinde yaşadıklarıyla başlıyor. Okul yılları, aile durumları, hamama gitmesi, evlerinin yanması ve zengin durumdan fakir duruma düşülmesi, babannenin evlenmesi ve miras durumları gibi çok normal olarak yazılmış bir Türk ailesinin anılarıdır. İng tarafından çok önemsenen bu konuları ben çok normal buldum ilk 400 sayfada. Son 50 sayfa ise tam istediğim gibiydi. Herkese mutlaka tavsiye ediyorum. " İngilizce ortamında Türkiye ile ilgili Roman çok azdır hele Türklerin kişisel özellikleri ile yaşayış biçimlerini işleyen roman türü şimdiye kadar kaleme alınmamıştır." (Amerikalı yazar Jean de Sequey S.435) "Alışılmış edebiyat türleri dışında yazıldığı ve belirli kişilere belirli mesajları vermediği için ilginç geldi. Okunması kolaydı; bir roman havasındaydı, Doğu'nun egzotik karakteristiğini taşıyordu ve aşk, yaşam sorunları, ayrılık ve olgunlaşma gibi insanlığın tümüne ait duyguları dile getiriyordu." S.436 Kitap 60 yıl sonra Dr. Arın Bayraktaroğlu tarafından Türkçeye kazandırılmıştır. Kitapta önsöz gibi, yazarın oğlu tarafından yazılmış yeni bir stil olan sonsöz de bulunmaktadır. Kitap içeriği: İrfan Orga İngiltere'den önce Türk Havacılıkta başarılı bir subaydır. Görev emriyle İngiltere'ye gönderilir. İngiliz bir kadınla evlenir fakat bu Türkiye'de hiç hoş karşılanmaz. Ülkeye dönünce Diyarbakır'a görevlendirilir Bir nevi sürgün edilir çünkü asker yabancıyla evlenemz ve eşinden de ayrılmayı reddetmektedir. Tutuklanmadan İngiltere'ye kaçar ve orada yaşar. "29 Kasım 1970'te sabahın erken bir saatinde babam İrfan Orga
Bir Türk Ailesinin Öyküsüİrfan Orga · Everest Yayınları · 20181,013 okunma
Reklam
Puan vermedi·437 syf.··
2026 8. kitabı
Dostoyevski-Ezilenler Bence romanın adı ezilenler değil Aşağılananlar ve Hakaret Edilenler olmalıydı. Kitabın almancası Bence kitabın içeriğine daha uygun "Erniedrigte und Beleidigte" Yazarın ilk kitaplarından birisi olan Ezilenler başlarda çok sıkıcıydı ve okurken zorlandım. Kitap sonra normale döndü ve çok hızlı bir şekilde okundu. Kitapta karakterlerin isimleri soy isimleri takma isimleri kısaltma isimleri her an her zaman insanın karşısına çıkıyor ve insan yazmak zorunda kalıyor isimleri. Ben bu kitaptan daha fazla performans bekliyordum. Kitabın bazı yerlerini beğenmedim. Kurguda sıkıntı olduğunu düşünüyorum. Kitabın konusu: Aşk, merhamet, ihanet, sadakatsizlik, güçlünün güçsüzleri ezmesi, zenginlerin fakirleri ezmesi. Konusu: Nataşa lhmenev'in baş düşmanı olan prensïn oğlu Alyoșa ile kaçıyor. İhmenev kızına lanetler yağdrıyor, asla affetmek istemiyor ama bir yandan da sevgisi ağır basıyor. Arada gidip geliyor. Affetmek istiyor ama gururuna yediremiyor. Bu ikilem onu olur olmadık isler yapmaya yönlendiriyor. "-Rüyaydı bunlar Vanya! dedi - Rüya olan ne? - Hepsi. Bu yıl olup biten her şey... Ah, neden senin mutluluğunu da mahvettim Vanya... Gözlerinden; "Halbuki ömrümüzün sonuna kadar mutlu olabilirdik!" düşüncesini okudum." S.436 Dostoyevski 19. yüzyıl Rus yazarlarındandır. 30 Ekim 1821 Moskova'da doğdu 9 Şubat 1881'de Küçük bir kasabada Petersburg'da öldü. İlk yazdığı bazı romanları ilgi görmedi ama 1872 yılında yayınladığı Ecinniler adlı romanı birçokları tarafından tüm zamanların en iyi siyasi olarak kabul edildi.
EzilenlerFyodor Dostoyevski · Alter Yayıncılık · 201123,8bin okunma
10/10
·445 syf.··
Beğendi
·
2025 64. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2025 14:29
Mahşerin Dört Atlısı Bitti.. Vicente Blasco İbañez ‘in okuduğum ilk kitabı. Tam bir Avrupa Edebiyatı Klasiği.. Anlaşılır, sürükleyici biraz Victor Hügo tekniği ve tarzı hissettim sanki..Duygusal ve gerçekçi bir eser. Mahşerin Dört Atlısı na gelince 1. Dünya savaşı başlamak üzerdeyken Amerika’ya göç etmiş Avrupalı bir ailenin tekrar Fransa’ya dönmesi.. Ve kendilerini 1. Dünya savaşının içinde bulmalarıyla gelişen olaylar anlatılıyor. Savaşın dehşeti, genç askerler ve sivil halkın ziyan olması, mamure şehirlerin medeniyetin viran olması, açlık, yokluk, salgın hastalıkların da beraberinde gelmesi. Aşkların yarım kalması. Vatan sevgisi, Vatan savunmasının insana verdiği gurur ve kişilik yanı sıra Amerikadan Avrupa’ya gelen Desnoyers ailesinin Fransa’nın Villeblance kasabasında Alman işgaliyle karşılaşmalarını anlatıyor.. Yazar Kitabına adını verdiği Mahşerin Dört Atlısını Savaş,Hastalık, Açlık ve ölüm olarak tarif ediyor.Ve kitabının konusuyla beraber bunları aşamalı olarak anlatıyor… Tavsiye eder miyim? Bu bir dünya klasiği filmleri yapılmış. Böyle kitapları tavsiye etmek haddim değil.. Mahşerin Dört Atlısı na veda ederken her incelememde yaptığım gibi kendimce anafikir alıntıyı sizlerle paylaşıyorum.. “Uzaklarda, insanları çiğneyip geçen mahşerin dört atlısının nal seslerini duyar gibi oldu. Savaş kılıcını çıkarmış koca pazılı hayvansı genç irisini gördü; şafağında veba oklarıyla iğrenç sırıtan okçuyu; açlık terazisiyle kel kafalı cimriyi, atının üstünde ecelin tırpanıyla ilerleyen cesedi gördü. İnsanoğluna varlıklarını duyuran tek alışılmış be dehşetengiz varlıklar olarak tanıdı onları. Geri kalan her şey düşten ibaretti. Gerçek olan mahşerin dört atlısıydı.” Mahşerin Dört Atlısı Vicente Blasco İbañez sayfa 436 Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.. Saygılarımla..
Mahşerin Dört AtlısıVicente Blasco İbañez · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20221,139 okunma
10/10
·438 syf.·
2025 38. kitabı
"Geçmişime, geleceğime, hayatımın bütün zamanlarına bakıyorum ve zamanın bir erozyon olduğunu düşünüyorum. Zaman üstümüzden geçiyor, bizi ve her şeyi incecik rendeliyor, her şeyi toza dönüştürüyor.." sf. 436 Kitabın arka kapağını okumuş gibi 3 kuşak kadını anlatmış, aşkını anlatmış yazar deyip geçemiyorum. Dakikalardır kitabı elimde tutup düşünüyorum. Geçmişimi, geleceğimi, olanları, olabilecekleri ve tahmin dahi edemeyeceğim şeyleri. Sindirmeye çalışıyorum okuduklarımı, izlerini, hatırlattıklarını.. E. kadar haytıma yer eden Y.yi; Her şeyimle yaşadığım ve aynı zamanda yaşamadığım aşkı; İş çıkışlarımda beni almaya gelecek mi, akşam acaba buluşabilecek miyiz ihtimallerini; Tüm bunların çok eski bir geçmişte kaldığını; Kendime yeni bir yol çizip yürümeye başladığımı; Özenmekle, keşkelerle geçen çocukluğumu; Annemi; Var ama hissedemediğim babamı, babalığını; Küçücük aklımla olduğum çemberden çıkmak isteyişimi; Çıkışımı; Çıktığımda bu seferde zihnimdeki çemberi fark edip, ondan kurtulamayacağımı anlayışımı; Geçmişin hiçbir izinin peşimi bırakmayacak oluşunu; Geleceği bu yüzden tahmin etmenin çok da zor olmayacağını; Olan tüm kötü yaşantılara rağmen hayatın güzel olduğunu ve hatta bazen şanslı olduğumu düşündüğümü; Bir zamanlar dünyanın en büyük aşığının ben olduğumu düşündüğümü, gerekirse herkesi karşıma almaktan hiç geri durmayacağımı; Yanında cennette olduğumu sanıp, uzaklaşınca hayatımın cehenneme döndüğünü hissettiğimi ve bu hissin ömrüm boyunca beni bırakmayacağını düşündüğümü; Ama öyle olmadığını anlamamın çok da bir zamanımı almadığını; Ve daha neleri.. neleri.. Düşündüm, kitabı yaşadım.. Her satırını, her ayrıntısını keyifle okudum. Okuduğum her kitapta kendimden bir parça bulmak ve o parçayı bir başkasının gözünden görmek beni çok mutlu ediyor ve bunu ben en çok
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20267,1bin okunma
9/10
·436 syf.··
Beğendi
·
2025 7. kitabı
#kitapyorumu Kitap adı: Yağmurun Elli Adı Yazar: Asha Lemmie Kitap türü :Roman Yayınevi : The Kitap Yayınları Sayfa sayısı: 436 İçimi burkan ama bi o kadar da sevimli bir hikaye.. Norika annesinin yasak ilişkisinden dünyaya gelir.Annesi belli bir zaman sonra ailesine bırakır ortadan kaybolur.Büyükannesi onu herkesten gizlemek zorunda kalır çünkü o herkesten farklıdır,ten rengini babasından alır çünkü siyahi.. Noriko tavan arasında kimseye görünmeyen çok sıkıntılı bir şekilde hayatını devam ettirir.Hayatına üvey kardeşi Akira girene kadar.Arkadaşlığın,kardeşliğin hepsini onda öğrenir. Noriko hem fiziksel hemde duygusal anlamdan kurtulma kendi kimliğini belirlemeyi anlatır. Diyorum ya içimi burkan ama okurkende çok sevimli..Ben olsaydım ne yapardım diye empati kuramadan edemedim,siz de öyle olacaksınız. İyi okumalar..
Yağmurun Elli AdıAsha Lemmie · The Kitap · 202483 okunma
Reklam
Reklam