Romantika, yazarın 2000 yılında yazdığı ikinci romanı.
Kitabı tavsiye üzerine okudum ama ne diyeceğimi tam bilmiyorum. Kitap kesinlikle basit bir roman değil. Ama bazı kişiler kesinlikle basit bulacak ama bazıları da çok iyi bir kurgu olarak bulabilecek. Bir çoğumuz da topluma ait olmayan çok şey var diyecek içinde.
Kitapta;
-şaşırtıcı, gizli, çok duygulu, çok saygılı ve birbirlerine yakınlık derecesi her geçen gün artan, mutsuz evli bir doçent ile, mutsuz evli bir öğrencinin tutkulu aşk öyküsü,
-1960-87 yıllarına ait toplumsal ekonomik ve fikirsel çalkantılar, anarşik olaylar, sağ sol çatışmaları, politik çekişmeler,
-düşüncesinden ötürü koğuşturma,
-süpriz durumlar,
-yazarın farklı merak uyandıran kurgusu,
-nesiller arası fikir çatışmaları ve yaşam ve düşünce farklılıkları,
-özgürlüğü mutluluktan daha önde tutan gençler,
gibi temalar var. Yazar bu konuları çok cesurca yazmış lafını esirgememiş.
Kitabı çok farklı yönlerden özetlemek mümkün ama ben sadece duygusal ifadeleri alıntılayacağım.
"Aşk doğal bir afete benzer kızım dedi. İstemekle gerçekleşmez ki kendiliğinden gelir." S.19
"Bir gün 'aşk ihtilaldir' demiştiniz. Bu sözün anlamını şimdi anlıyorum. Aşk gelince, gerçekten yeni bir dünya kuruluyormuş. İçimde, varlığından haberli bile olmadığım yeni duygular keşfediyorum. Eskiden göl balığıydım. Şimdi akıntıya karşı yüzen bir sazanım." S.97
"Bin yıllık özlemle sarılmak istiyorum
Rüyalarını bile kucaklamak için." S.17
"En ters olayın içinde bile güzellik çekirdeği bulunuyor. Zamanı gelince çatlayıp açılıyor." S.164
"Aşk keyifli bir işemedir! Metabolizma hastalığıdır! Afyondur! Köleliktir! Yanılsamadır! Doğanın aldatmacasıdır! Aşk havuzunda kazlar yüzer. Yaşasın cinsellik."
"Sevene yılan bile dokunmaz. Bu büyük ve önemli sözü daha duymamış olabilirsin. Çünkü