M U

Puan vermedi
Bir Çatı Altında 1932 Burhan Cahit Morkaya, bu yazarı kimden gördüm bilmiyorum ama iyi ki tanıdım. Toplam 3. kitabını okudum ve şunu tekrar diyebilirim ki bu adam tam bir evlilik uzmanı. Bu kitabı okumak çok zevkliydi. İlerde mutlaka başka bir açıdan tekrar okuyacağım. Kitapta; Dönemin yaşam biçimini ve aile yapısı, En mükemmel ilişkilerin dahi ilgisizlik nedeniyle yok olacağı, Hayatımızdaki tesadüflerin nelere kadir olacağı, Lerza'nın güselliği ve akıllı olması ve insan hayatlarını nasıl etkilediği, Sabiha'nın saflığı ve sıradışı olamayışı S.139 gibi konular kitabın ana konusudur. Ana karakter Mesut Kemal Bey sakin bir hayat sürerken evliliğe ikna edilir ve düğün hazırlıkları başlar. İnsanların düğün yemeğine gelmeleri, yemek yemeleri ve yemek esnasında yaşadıkları, yazar tarafından çok güzel bir dille hafif eğlenceli olarak okuyucuya çok tatlı bir üslupla anlatılmış. Mesut Kemal Bey küçüklükten beri ticaretle uğraşıp, kendi parasını kazandığı için evlilik düşünmemiştir. Gözü kapalı yaşamıştır. S.11 "Bu zamana kadar aklı ticarette olduğu için genç yaşlarda ince gönül arzularını pek hissedemedi. Mesut Kemal Bey, işte böyle düşmek için kuvvetli bir meltem bekleyen olgun meyveler gibi kendi kendine sulanırken, akrabalarından birisi Sabiha Hanım ve ailesinin kibarlığından tatlı tatlı bahseder ve ilgi uyandırır. Mesut Kemal Bey'in gözlerinde hemen, taze baharlı bir alem canlanıverdi. "Hayalimde ilk defa böyle mavi gözlerin gönüller tutuşturan bir kız belirdi. Kendini bu olağanüstü yaratılmış birine sahip görmekten gelen bir gururla başı döndü. Daha fazla düşünmeden kararını verdi. S.13 Herkes çok mutlu geçinip giderken araya teyze girer ve kızdan kocasına sahip olmasını gözünü dört açmasını ister. Çünkü böyle saf, tecrübesiz erkekleri rahat bırakmazlar der. Der ama
Bir Çatı AltındaBurhan Cahit Morkaya · Dorlion Yayınevi · 20235 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi
Portrait of a Turkish Family, yirminci yüzyılda, son Osmanlı dönemiyle Cumhuriyet Türkiyesi'nin ilk yirmi beş yıllık kesiminin canlı bir panoraması. Orjinali İngilizcrdir Gözyaşları ve ayrılıklarla yoğrulmuş gerçek bir öyküdür. Küçük bir çocuğun aile hayatı içinde yaşadıklarıyla başlıyor. Okul yılları, aile durumları, hamama gitmesi, evlerinin yanması ve zengin durumdan fakir duruma düşülmesi, babannenin evlenmesi ve miras durumları gibi çok normal olarak yazılmış bir Türk ailesinin anılarıdır. İng tarafından çok önemsenen bu konuları ben çok normal buldum ilk 400 sayfada. Son 50 sayfa ise tam istediğim gibiydi. Herkese mutlaka tavsiye ediyorum. " İngilizce ortamında Türkiye ile ilgili Roman çok azdır hele Türklerin kişisel özellikleri ile yaşayış biçimlerini işleyen roman türü şimdiye kadar kaleme alınmamıştır." (Amerikalı yazar Jean de Sequey S.435) "Alışılmış edebiyat türleri dışında yazıldığı ve belirli kişilere belirli mesajları vermediği için ilginç geldi. Okunması kolaydı; bir roman havasındaydı, Doğu'nun egzotik karakteristiğini taşıyordu ve aşk, yaşam sorunları, ayrılık ve olgunlaşma gibi insanlığın tümüne ait duyguları dile getiriyordu." S.436 Kitap 60 yıl sonra Dr. Arın Bayraktaroğlu tarafından Türkçeye kazandırılmıştır. Kitapta önsöz gibi, yazarın oğlu tarafından yazılmış yeni bir stil olan sonsöz de bulunmaktadır. Kitap içeriği: İrfan Orga İngiltere'den önce Türk Havacılıkta başarılı bir subaydır. Görev emriyle İngiltere'ye gönderilir. İngiliz bir kadınla evlenir fakat bu Türkiye'de hiç hoş karşılanmaz. Ülkeye dönünce Diyarbakır'a görevlendirilir Bir nevi sürgün edilir çünkü asker yabancıyla evlenemz ve eşinden de ayrılmayı reddetmektedir. Tutuklanmadan İngiltere'ye kaçar ve orada yaşar. "29 Kasım 1970'te sabahın erken bir saatinde babam İrfan Orga
Bir Türk Ailesinin Öyküsüİrfan Orga · Everest Yayınları · 20181,015 okunma
Puan vermedi
YU HUA - Yaşamak "İçinde çokça ölüm olan bir kitabın adı çok ilginç ki 'Yaşamak' @tozlusayfalaar "Bundan on yaş daha gençken, dertsiz tasasız bir işim olmuştu; köy köy dolaşıp halk şarkıları derliyordum. O yıl bütün yaz, köy evleri arasında ve ağustos böcekleriyle dolu güneşe tok kırlarda avare bir serçe gibi gezindim durdum. Tarlada çalışan erkeklerle iki çift laf eder, köyün kızlarının kıs kis gülüşmeleri arasında, yürür gidersin." S.7 Fungui'nin hayatı böyle masalsıydı.. "Ailesi XU, 65 dönüm toğrağa sahipti ve zengindi. Okula hiç yürüyerek gitmeyen Fungui, varlıklı bir ailede doğmuştu." S.13-14 "Fungui sıkışdıkça şehir merkezine gider. 15 gün bazen eve geri dönmezdi. Şehir merkezinde kötü iş yapan kadınların yanına gider ve kumar oynardı." Babası Fungui'den hep onurlandırmasını beklerdi ve onurlandırmadığı için kızardı. Fungui kendi kendine şöyle derdi "Neden hayatın keyfini çıkartmak varken, ataları onurlandırmak gibi yorucu bir iş yapmak zorundayım ki?" S.14 Onun kumar tutkusu sonuçta sadece kendisini değil bütün ailesini felakete götürecekti. Kumar oynadığı insanlar hile yaparak onun bütün malını mülkünü elimden aldılar ve büyük felaket başlamış oldu. Ataları tavuğu kaz, kazı kuzu, kuzuyu da öküz yapıp zengin olmuşlardı. Ama sıra Fungui'ye geldiğinde tavukları bile kalmamıştı. Atalarının mallarını kumarda sonuna kadar tüketmişti.S.34 "Sizin bu oğlan büyüdüğünde, olsa olsa baş belası olur." S.13 "Yakında hayatım sona erer diye düşünüyorum. Sıradan bir hayattı. Babam atalarımızı onurlandıracağımı düşünmüştü. Yanıldı." S.201 "Babam heladan kafa üstü yere düştü. Başı hareket etmiyordu. Hizmetçi: "Sizi ayağa kaldırmamı ister misiniz?" diye sordu. Babam iç çekti ve "Gerek yok," dedi. Sonra babam ona sordu: "Daha önce benim düştüğümü hiç gördün mü? "Hayır
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,6bin okunma
Puan vermedi
Romantika, yazarın 2000 yılında yazdığı ikinci romanı. Kitabı tavsiye üzerine okudum ama ne diyeceğimi tam bilmiyorum. Kitap kesinlikle basit bir roman değil. Ama bazı kişiler kesinlikle basit bulacak ama bazıları da çok iyi bir kurgu olarak bulabilecek. Bir çoğumuz da topluma ait olmayan çok şey var diyecek içinde. Kitapta; -şaşırtıcı, gizli, çok duygulu, çok saygılı ve birbirlerine yakınlık derecesi her geçen gün artan, mutsuz evli bir doçent ile, mutsuz evli bir öğrencinin tutkulu aşk öyküsü, -1960-87 yıllarına ait toplumsal ekonomik ve fikirsel çalkantılar, anarşik olaylar, sağ sol çatışmaları, politik çekişmeler, -düşüncesinden ötürü koğuşturma, -süpriz durumlar, -yazarın farklı merak uyandıran kurgusu, -nesiller arası fikir çatışmaları ve yaşam ve düşünce farklılıkları, -özgürlüğü mutluluktan daha önde tutan gençler, gibi temalar var. Yazar bu konuları çok cesurca yazmış lafını esirgememiş. Kitabı çok farklı yönlerden özetlemek mümkün ama ben sadece duygusal ifadeleri alıntılayacağım. "Aşk doğal bir afete benzer kızım dedi. İstemekle gerçekleşmez ki kendiliğinden gelir." S.19 "Bir gün 'aşk ihtilaldir' demiştiniz. Bu sözün anlamını şimdi anlıyorum. Aşk gelince, gerçekten yeni bir dünya kuruluyormuş. İçimde, varlığından haberli bile olmadığım yeni duygular keşfediyorum. Eskiden göl balığıydım. Şimdi akıntıya karşı yüzen bir sazanım." S.97 "Bin yıllık özlemle sarılmak istiyorum Rüyalarını bile kucaklamak için." S.17 "En ters olayın içinde bile güzellik çekirdeği bulunuyor. Zamanı gelince çatlayıp açılıyor." S.164 "Aşk keyifli bir işemedir! Metabolizma hastalığıdır! Afyondur! Köleliktir! Yanılsamadır! Doğanın aldatmacasıdır! Aşk havuzunda kazlar yüzer. Yaşasın cinsellik." "Sevene yılan bile dokunmaz. Bu büyük ve önemli sözü daha duymamış olabilirsin. Çünkü
RomantikaTurgut Özakman · Bilgi Yayınevi · 20215,5bin okunma

M U

, bir kitap okudu
Puan vermedi·152 syf.··
2026 10. kitabı
Peyami Safa
7.5/10 · 94 okunma