Murakabede Yedinci Makam
Vakit; bittiği zaman kaybolup gider ve hüküm gününe kadar bir daha ele geçmez. Eldeki saat da, geçtiği zaman dürülüp katlanır ve mahşere kadar bir daha kulun önüne gelmez. Ancak başka saat ve yeni bir vakit yaratılır. Kul, yakinen bilmelidir ki, bütün ömrü bir gün mesabesindedir, biten günü de bir saat gibidir. Saatinin tamam ise, elindeki vaktidir. Vakti; hâlini ortaya kor. Hâli ise, kalbinin o andaki durumunu yansıtır. Öyleyse insan, hâli ve kalbi için, kendini Rabbine yaklaştıracak amelleri seçip almalıdır. İlminin gösterdiği Mevla’sının teşvik ettiği en faziletli amelleri yapmalı ve ölüm, aniden gelmeden gereken amellerin peşine düşmelidir. Böylece içinde bulunduğu amel, Mevla’sına kavuştuğu son ameli olur. Sonra kul, vakitlerini, hâlini ıslah, kalbini takviye ve onu Rabbi için halis kılacak amellerle değerlendirir. Saatini, Rabbi katında hâlini güzelleştirecek amellerle doldurarak, vaktini kazançlı geçirmeye çalışır. Bütün zamanını, salah ve saadetine sebep olacak amellerde harcar. İçine girdiği yeni vakitten, yapacağı amellerle istifade etmeye bakar. Böylece, gününü, saatini ve vaktini de içinde bulunduğu hâli gibi korumaya, gözetip değerlendirmeye bakar. Hâlini muhafaza ve nefsini kontrol eder. Düşüncesini, gayret ve himmetini hayırda toplar. Nefeslerine varıncaya kadar, kendini devamlı kontrol eden Rabbine nazar eder, hep O’nun huzurunda bulunmaya çalışır. Her nefesinde, kendinden, ya Rabbini zikir, ya nimetlerine şükür, ya aniden gelen bir musibete sabır, yahut şiddetli bir sıkıntıya rıza gibi güzel amellerden birisi içinde bulunur. **O, bütün bu hâllerinde, kendisini kontrol eden Rabbine nazar eder ve Yüce Sevgiliye doğru yol alır, yaklaşır. Sadece Allah’a nazar eder ve O’na güvenip bağlanır. Böylece, ömrünü bir gün, günü bir saat, saatini
Sayfa 435-438, Semerkand Yayıncılık, 2. Baskı, Aralık 2003 (Çev: Yakup Çiçek ve Dilaver Selvi)·Kitabı okudu
Sadece geçen birkaç on yılda, yüzlerce Katolik rahip çocuklara karşı işlenmiş binlerce cinsel suçu itiraf etmiştir. 2008'de, Katolik Kilisesi cinsel suçların tazmini için 436 milyon dolar ödemiştir. Kurbanların yarısından fazlası 10 yaşın altıdadır ki bu da ancak bildiğimiz kadarıdır. Konu hakkında bilinen en eski papalık fermanı olan Papa Siricius'un Decreta and Cum in unum'undan ( M.S. 385 ) bu yana geçen 1700 yıl boyunca böylesi suçların yaşattığı acıları hayal etmek bile cesaret ister. Insan cinselliğinin temelinin yanlış bir yönlendirmeyle reddedilmesinin unutulmuş kurbanlarına karşı ahlaki borcumuz nedir?
Reklam
”[435] Açıklama: Birden fazla kadınla evli olan kocanın eşler arasında adaletli davranması gerekir. Çok evliliğe izin veren âyette, “Aralarında adaletsizlik yapmaktan endişe ederseniz bir kadınla yetinmelisiniz”[436] denilmektedir. Hz. Peygamber de, “Kimin iki hanımı olur da bunlardan birine farklı ilgi gösterirse kıyamet gününde bir tarafı felçli olarak haşredilecektir”[437] buyurmaktadır. Bu konuda şart koşulan adaletten maksat; şeklî ve zâhirî yönden gösterilen adalettir. Bu da eşlere zaman ayırmada, barınma, yeme-içme, giyim gibi aslî ihtiyaçlarını gidermede ve bir koca olarak hüsn-i muaşerette eşit davranma şeklinde yorumlanmıştır. İnsanın elinde olmayan kalbî bağlılık, söz konusu adaleti zedeleyici bir unsur olarak görülmemiştir. Nitekim bir başka âyette, “Ne kadar istekli olsanız da kadınlar arasında tam âdil davranmaya güç yetiremezsiniz. O halde birisine tamamen kapılıp diğerini askıya alınmış gibi bırakmayın”[438] denilmek suretiyle kalbî temayülün söz ve davranışlara aksettirilmemesi istenmiştir. İslam hukukçularının genel temayülü, âyette zikredilen adaletin hukukî olmaktan çok dinen şart olduğu, eşlerine adaletli davranamayacağı hususunda zann-ı galibi olan kimsenin birden fazla kadınla evlenmesinin dinen câiz olmadığı yönündedir.[439] Koca eşler arasında gözetmesi gereken adaleti açıkça ihlâl ediyorsa, haksızlığa uğrayan kadının mahkemeye başvurma hakkı vardır." -- I‌mam Nesai Hadislerle Kadın I‌s‌retu‌'n Nisa 1 Cilt
"Analitik terapi, semptomlann ortadan kaldıırılmasını kendi ilk görevi yapmaz." —Freud, SE XVI, 436
2008' de, Katolik Kilisesi cinsel suçların tazmini için 436 milyon dolar ödemiştir. Kurbanların yarısından fazlası 10 yaşın altındadır ki bu da ancak bildiğimiz kadarıdır.
Alıntı
Gebe ve emzikli olmak: Oruç tuttugu takdirde kendisinin veya çocuğunun zarar görmesi muhtemel olan gebe veya emzikli kadınlar da, sağlık durumu oruç tutmak için elverişli olmayanlar arasında değer-lendirilmiştir. Bu durumda olanlar da oruç tutmayabilirler. Hatta zarar görme ihtimali kuvvetli ise tutmamaları gerekir. Durumlan normale döndüğünde tutamadıkları oruçlanı kaza ederler (Sahnûn, el-Müdevvene, I, 278- 279; Şîrâzî, el-Mühezzeb, I, 328; İbn Kudâme, el-Kâfi, I, 433-434; Kâsânî, Bedâî, II, 97). Fakihler oruç tutmama ruhsatını Kur'an ve Sünnet'te zikredilen se-belerle sınırlı tutmayı tercih etmiş, bunların ortak özelliği meşakkat olsa bile, her meşakkatli durumda oruç tutulmayabileceğini söylemekte temkinli davranmışlardır (İbn Kudâme, el-Kâfi, I, 433-436). Ruhsata gerekçe olan hâl ortadan kalkınca tutulamayan oruçlar kaza edilir. Iyileşmesi mümkün olmayacak şekilde hasta olmak, ya da aşını yaşlı bulunmak gibi oruç tutmaya sürekli bir engelin bulunması hâlinde tutulamayan her oruç için bir fidye verilir. Bir oruç fidyesi bir fıtır sada-kası miktarıdır. Bir fıtır sadakası ise, bir kimseyi orta hâllisi ile bir gün doyurabilecek yiyecek miktarı veya bunun parasal karşılığıdır.
Reklam
Reklam