وَاَنَّهُ هُوَ اَضْحَكَ وَاَبْكٰىۙ ﴿٤٣﴾ وَاَنَّهُ هُوَ اَمَاتَ وَاَحْيَاۙ ﴿٤٤﴾ Güldüren de O’dur, ağlatan da. Öldüren de O’dur, yaşatan da. Necm (43-44)
Genelde karşı devrimcilerin dayanaksız ve saçma bir tezle­ri de şudur: "Biz Müslümanlar "Tanrı" demeyiz, "Allah" deriz, "Tanrı "kelimesini Hristiyanlar kullanır." Bu tez bilgiye dayanmaz; bilgisizliği yansıtır. Etimolojik olarak "Tanrı" sözcüğü Türk lehçelerinde "gök" anlamına ge­len "tan" deyiminden türemiştir: Altay Türklerinde "Tanrı" Ya­kutçada "Tanara" Moğolcada "Tangı" ve Kazancada "Tangın" gibi çeşitlemeleri vardır. Özetle "Tanrı" kelimesi kendi dilimizin ürünüdür. İncillerde veya Tevrat'ta bu sözcük kullanılmaz. Aynı şekilde Kuran-ı Kerim önyargısız bir şekilde okunduğunda net bir şekilde ortaya çıkan, İslam dini için herhangi bir dil sınırla­masının olmadığıdır. Aksini iddia edenlere "Fussilet Suresi 44. Ayet"i okumalarını tavsiye etmek gerekir. Bu konuyu; Türk milletinin kimliğini, bin­lerce yıldır tarihe damgasını vurmuş mücadeleci ruhunu dillendi­rerek onun kendi özüne dönmesini sağlayan filozof ve sosyolog Ziya Gökalp'in sözleriyle bitirelim. "Dini Türkçülük, din kitaplarının ve hutbelerle vaazların Türkçe olması demektir. Bir millet, din kitaplarını okuyup anla­mazsa tabidir ki, dininin hakiki mahiyetini öğrenemez. Hatiplerin, vaizlerin ne söylediklerini anlayamadığı surette de ibadetlerinden hiçbir zevk alamaz. Çünkü ibadetten alınacak dini heyecan, ancak okunan duaların tamamiyle anlaşılmasına bağlıdır."
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
3:44
Beni sevmesen Dünyayı bütün insanlara zindan ederdim
Sayfa 107·Kitabı okuyor
Şiir
14:44
İnsanlar içinde bir sana inandım Bir seni sevdim kendimden başka.
Sayfa 29·Kitabı okuyor
Şiir
Nasıl Konuştuğun Senin Asıl Kimliğindir ..
Kur'an'da konuşma ahlakıyla ilgili 8 şey tavsiye edilir: - Kavl-i hasen: "İnsanlarla güzel konuşun..." (2/83) - Kavl-i adll: "Konuştuğunuzda adil konuşun..." (6/152) - Kavl-i sedid: "Sağlam-doğru konuşun..." (33/70) - Kavl-i leyyin: "Onunla (Firavun'la) yumuşak konuşun..." (20/44) - Kavl-i kerim: "Onlarla (anne-babayla) gönül alıcı şekilde konuşun..." (17/23) - Kavli ma'ruf: "Onlar çirkin ve yalan söz söylüyorlar. (Siz böyle yapmayın...)" (58/2) - Kavl-i meysur: "Hiç değilse rahatlatıcı (kolaylaştırıcı) bir söz söyle..." (17/28) - Kavl-i tayyib: "Güzel söz, kökleri sağlam ve dalları göğe uzanan bir ağaca benzer..." (14/24)
Sayfa 51·Kitabı okudu
Duygu ve Düşünce
Allahım beni yüce makâmına kavuştur. Hz. Âişe'den: Resûlullah vefatından önce göğsüme yaslandı, kulak verdim şöyle dua ediyordu: “Allahım beni affet, bana acı ve beni yüce makama kavuştur” ​İmam Mâlik'e Hz. Âişe'nin şöyle dediği ulaşmıştır: “Hiçbir peygamber ölüp ölmemek konusunda muhayyer bırakılmamış değildir.” Onun bu sözünden sonra: “Allahım beni yüce makama kavuştur.” diye dua ettiğini duyunca artık vefat edeceğini anladım. •Buhârî, Meğâzî, 64/83; Müslim, Fedâilü's-Sahâbe, 44/85.