Hatice Islam davasında tarihin kalbiydi. Ne ondan önce ne de ondan sonra hiçbir eş ve kadın onun yerini ne doldurdu ne de onun konumunu aşabildi. Bir yetimin yüreğindeki bütün uçurumları düze çıkaran, bütün karanlıkları aydınlığa boğan ve o yürekteki tüm boşlukları dolduran tek bir kadın vardı, o da Hatice idi. Çünkü Hatice onu sadece o olduğu için, o andaki haliyle sevmişti, daha sonra olacağı kişi için değil. Ama diğer hiçbir eşi için bunu söylemek artık mümkün olmayacaktı.