KIZIL GÖĞÜN ALTINDA
MARK SULLIVAN
470 SAYFA
#AltınKızlar
#Ortakokuma
#Ortakyorum
Kalplerimizi açıp yaralarımızı birbirimize gösterdiğimizde insan oluruz, kusurlu ve bir bütün oluruz. Ben bütün olmaya hazırım.
Biz Altın Kızlar yani Lider Ersan, Azime Matlı, Gül Güleryüz, Münevver Geniş, Zeliha Erdoğan Demir, Bahar Esen ve ben Şubat ayında yine çok güzel bir okuma yaptık. Sonrasında yaptığımız sohbette harikaydı hep olduğu gibi. Ardından grup adına sevgili Zeliha'nın cümleleri, benim biraz ekleme ve derlememle bu ortak yorum çıktı ortaya. Daha nice güzellikte buluşmak dileğiyle, herbirinize sevgiler yolluyorum
Altın Kızlar olarak II. Dünya Savaşı ile ilgili çok kitap okuduk pek çoğunuz gibi. Her kitapta bundan daha fazla ne yaşanabilir, ne anlatılabilir deyip bir sonraki kitapta daha fazlasını bulduk. Kızıl Göğün Altında böyle bir kitaptı işte. Gerçek bir hayat hikayesi olması kitabı özel kılıyor. Yazar kitap kahramanı ile karşılıklı konuşarak kurgulamış kitabı. Kısmen kurgu bir kitap olsada bir biyografi, gerçek olayların anlatıldığı bir tarihi dönem kitabı...
Bu kitapta ilk defa Almanya'nın kendi Müttefiki olan İtalya'ya neler yaptığı, nasıl sömürdüğünü okuduk. Yeraltı, yerüstü ve insan kaynaklarını kullandığını, ülkeyi nasıl ateşe attığını gördük. Mussolini ve Hitler'i yanyana iki Müttefik lider olarak bilirken, aslında Mussolini ve İtalya'nın nasıl kullanıldığını gördük ki bu da Nazi Almanya'sının bir başka yüzü idi.
Gelelim kitabın kahramanı Pino Lella'ya. Pino, onyedi yaşında, hayatı müzik, eğlence ve kızlar olan bir genç. Nazilerin savaşında asla yer almak istemiyor ama hayat onu Nazilerin tam ortasına sürüklüyor. Önce Yahudilerin ülkeden kaçmasına yardım eden gizli bir dini topluluğa girip, insanları bilinmeyen dağ yollarından, onlara kılavuzluk ederek