Puan vermedi·504 syf.··
2026 28. kitabı
Varoşa tepeden bakan bir kitap Orhan Pamuk, nobel almış bir yazardır. Ancak tasvip etmediğim politik duruşu ve mütemadiyen intihal ile suçlanması nedenlerinden ötürü onu her zaman antipatik bulmakta ve bu hissiyatımı yenememekteyim. Daha önce üç kitabını okumuş olduğum Orhan Pamuk’un bu kitabında şaşırtıcı şekilde kendimi buldum ve kitabı sıkılmadan okudum. Göçebe insanların İstanbul’daki hayatları başarılı bir bakış açısı ile ele alınmış. Gazi Mahallesi-Gültepe dolaylarında geçen Bozacı Mevlüt’ün hikayesi; varoşların ilk kuruluş yılları, hacı-hoca takımının cami yaptırarak nasıl kendilerine nüfus sağladıkları, Orta Anadolu halkının muhafazakar kimlikleri, alevi ve kürt halkının nasıl dışlandıkları; okul, iş ve mahallede bu ayrımı nasıl yaşadıkları zengin karakterler eşliğinde ele alınarak işlenmiş. 1969’dan 2012’ye kadar yaşanan süreçte Türk insanının ve İstanbul halkının yaşamlarını farklı bir şekilde okurlarına sunan Orhan Pamuk bu kitap için tam altı sene çalışmış. “Kafamda bir tuhaflık var.” dedi Mevlüt. “Ne yapsam bu alemde yapayalnız hissediyorum kendimi.” Yan karakterler oldukça fazla. Mevlüt’ün babası, amcaoğulları, karısı, baldızları, arkadaşları, hatta müşterileri… Zaman zaman onların dilinden de dinlemekteyiz hikayeyi. Kitapta değinilen, varoşlarda rahat ve hızlı bir şekilde büyüyen ılımlı islam düşüncesinin varlığını AKP dönemi ve öncesinde de görebiliyor olmamız, yazarı sevsek de sevmesek de yazarın gerçekliğe nokta atışı yaptığını göstermektedir. Orhan Pamuk bu kitabında farklı bir teknik kullanmış. Hikaye, kim olduğu bilinmeyen biri tarafından okurlara anlatılıyor ve birkaç yerde anlatılanın bir roman olduğu belirtiliyor. Bir anda bir bakıyorsunuz ki, sözü karakterlerden biri almış ve olayları yorumluyor. Yani olay anlatılıyor ve bahsi geçen
Kafamda Bir TuhaflıkOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202416,3bin okunma
8/10
·472 syf.··
2026 60. kitabı
Yarış Çizgisi ~ Simone Soltani Selamlar, Formula 1 konulu çok tatlı bir kitapla geldimm. Willow mezun olduktan sonra iş arayışına giriyor ama bir türlü iş bulamıyor. Abisinin daveti üzerine katıldığı bir partide, küçüklüğünden beri hoşlandığı, abisinin en yakın arkadaşı olan Dev'le karşılaşıyor. Dev, Formula 1 yarışçısı ve son zamanlarda kariyerinde bazı sıkıntılar yaşıyor. İmajını düzeltmek için birisini arıyor ve bu iş teklifini Willow'a yapıyor. Willow teklifi kabul ediyor. İkisinin arasında geçen yıl yaşanan bir öpüşme olduğu için nasıl davranmaları gerektiğini bilmiyorlar. İlişkilerini profesyonel tutmaya çalışıyorlar ama tabii ki işler istedikleri gibi gitmiyor... Kitabın 470 sayfa olmasına rağmen bu kadar akıcı olabileceğini ve bir günde bitirebileceğimi hiç düşünmemiştim. Konusu da karakterleri de çok tatlıydı. Spor romantizmi okumayı zaten çok seviyordum ve artık F1 konulu spor romantizmi okumayı daha da çok seviyorum. Slow burn bir kitaptı. Karakterler başından beri birbirlerinden hoşlanıyorlardı ama aralarında bir şeylerin olması kitabın yarısından sonra oldu ve bu çok hoşuma gitti.🩵 Dev, aşırı tatlı, green flag bir karakterdi. Willow'u çok sevmesi, onunla olmak istemesi ama Willow'un kariyerini düşündüğü için onu zor durumda bırakmak istememesi çok güzeldi. Willow ve Dev'in beraber Bollywood filmleri izlemesi, film izlerken Dev'in ağlaması, Dev'in ablasının düğününde Hint kültürüne dair detaylar okumamız çok hoşuma gitti. Yan karakterleride sevdim. Willow'un abisi Oakley. arkadaşları Mark ve Chava hepsi çok tatlıydı.🩵 Kitap sadece romantizm üzerine değildi bolca yarış ve o yarış sürecini okuyorduk. Smut sahnelerde dozundaydı asla rahatsız etmedi.Formula 1 konulu kitap okumayı seviyorsanız ve slow burn olsun diyorsanız kesinlikle öneririm.🩵 +18
1000Kitap
Yarış ÇizgisiSimone Soltani · Artemis Yayınları · 2024174 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·472 syf.·
2026 16. kitabı
Evet ben de artık Binnur Şafak Nigiz evrenine adım atmış oldum. Ve o şanslı kitap "Asi Çakıltaşı" oldu. Zaten 9 puan verdiğim için ne kadar beğendiğimi görmüş oldunuz. Birazcık sıkıldığım kısım ana karakterlerin aralarındakı yaş farkının bariz bir şekilde abartılması. İkinci kitapdan geliyorum şuan ve sanırım kitabın ilk baskısında 17 yaş Asi Merve Karakuyu, 26 yaş Karan Ali Çakıl gibi gösterilmişti. Ama birinci kitapta düzenleme olunsa da 2ci kitapta yine 9 yaş fark gösteriliyor. Ve kızın yaşının her kesin gözüne batması biraz sıkıcı açıkcası. O yüzden 1 puan kırdım diyebilirim.( birazcık insafsızım galiba). Ama genel olarak kitabı çok beğendim, çok güzel, çok duygusal, aynı zamanda eğlenceli ve yani sayfa sayısı da çok olmadığı için(470 küsür sayfa) gayet de akıcı bir kitap. Yazarın yazım dili de çok iyi, boşuna da bu kadar seveni olmamış. Kitabın konusunu birde benden dinleyin çünki kitabı okumamıştan önce ben de biraz araştırdım ve konusunu güzel bir şekilde anlatan bir video göremedim, illaki vardır ama çok az. O yüzden ben anlatayım. ( Spoilersiz) __________________________________________ Şimdi ana karakterlerimiz: Asi Merve Karakuyu ve Karan Ali Çakıl. Asi 19 yaşında universite öğrencisi, işletme bölümünde okuyor ve çok başarılı bir öğrenci. Karan Ali Çakıl ise 26 yaşında zengin bir iş adamı. Birgün Asi'nin okulunda bir konferans düzenleniyor ve bir iş adamı öğrencilerin sorularını yanıtlıyor. Bilin bakalım kim bu adam? Tabii ki Karan Ali Çakıl. Ve suskun, herkesle samimi olmayan, inatçı bir kız o adama ne soruyor? "Siz çok mu çalıştınız yoksa diğer gruptan mısınız?" Kız öyle şak diye söylenir mi hiç. Ah Merve ne oluyorsa senin şu sivri dilin ucbatından oluyor. Ama Karan nasıl cevap vermiş bakalım. **"Diğer gruptan. Çalışmayı
Asi Çakıltaşı - 1. PerdeBinnur Şafak Nigiz · Dokuz Yayınları · 20221,050 okunma
Efes, Artemis ve Meryem
8/10
·205 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
O sesi hepimiz en az bir kez duymuşuzdur. Kendi düşüncelerimize avukatlık yapan bambaşka bir versiyonumuzu. Bu kitap o sesle barışmanın ne anlama geldiğini, kabullenmenin önce kendinle barışmak olduğunu ve barıştığın takdirde neleri başarabileceğini… Kitap kişiyi kendisiyle başbaşa bırakarak değil kitabın karakterlerinden birisi haline getirerek öğretiyor bir şeyleri. Sanırım +25 herkesin okuması gereken bir kitap. İyileştikçe çiçek açacak ne çok yönüm varmış. Kayıp Gül Serdar Özkan
Edebiyat
Kayıp GülSerdar Özkan · Timaş Yayınları · 201214,3bin okunma
Puan vermedi·480 syf.··
2026 15. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2026 13:21
USTAM VE BEN Bitti 470 sayfa.. Hikâye, Hindistan’dan İstanbul’a uzanan bir yolculukla başlar. Küçük yaşta saraya getirilen bir çocuk olan Cihan, bir fil terbiyecisinin yanında çalışırken kaderi değişir ve Osmanlı sarayına girer. Burada yolu, dönemin en büyük mimarlarından biri olan Mimar Sinan ile kesişir. Cihan, Sinan’ın çırağı olur ve onun yanında hem mimarlığı hem de hayatı öğrenir. Sinan’ın yanında çalışırken Süleymaniye ve Selimiye gibi büyük eserlerin yapım süreçlerine tanıklık eder. Bu süreçte Cihan; diğer çıraklarla rekabet eder, saray entrikalarının ortasında kalır ve yasak bir aşka sürüklenir. Aynı zamanda ustasıyla olan bağı, bir baba-oğul ilişkisine dönüşür. Sinan’ın bilgeliği ve sanata bakışı, Cihan’ın karakterini derinden şekillendirir. Roman boyunca Cihan’ın gözünden Osmanlı sarayı, entrikalar, dostluklar, ihanetler ve sanatın incelikleri anlatılır. Cihan sadece bir çırak değil, aynı zamanda büyüyen, sorgulayan ve kendini arayan bir karakterdir.
Ustam ve BenElif Şafak · Doğan Kitap · 201414,3bin okunma
Puan vermedi·470 syf.··
2026 18. kitabı
KIZIL GÖĞÜN ALTINDA MARK SULLIVAN 470 SAYFA #AltınKızlar #Ortakokuma #Ortakyorum Kalplerimizi açıp yaralarımızı birbirimize gösterdiğimizde insan oluruz, kusurlu ve bir bütün oluruz. Ben bütün olmaya hazırım. Biz Altın Kızlar yani Lider Ersan, Azime Matlı, Gül Güleryüz, Münevver Geniş, Zeliha Erdoğan Demir, Bahar Esen ve ben Şubat ayında yine çok güzel bir okuma yaptık. Sonrasında yaptığımız sohbette harikaydı hep olduğu gibi. Ardından grup adına sevgili Zeliha'nın cümleleri, benim biraz ekleme ve derlememle bu ortak yorum çıktı ortaya. Daha nice güzellikte buluşmak dileğiyle, herbirinize sevgiler yolluyorum Altın Kızlar olarak II. Dünya Savaşı ile ilgili çok kitap okuduk pek çoğunuz gibi. Her kitapta bundan daha fazla ne yaşanabilir, ne anlatılabilir deyip bir sonraki kitapta daha fazlasını bulduk. Kızıl Göğün Altında böyle bir kitaptı işte. Gerçek bir hayat hikayesi olması kitabı özel kılıyor. Yazar kitap kahramanı ile karşılıklı konuşarak kurgulamış kitabı. Kısmen kurgu bir kitap olsada bir biyografi, gerçek olayların anlatıldığı bir tarihi dönem kitabı... Bu kitapta ilk defa Almanya'nın kendi Müttefiki olan İtalya'ya neler yaptığı, nasıl sömürdüğünü okuduk. Yeraltı, yerüstü ve insan kaynaklarını kullandığını, ülkeyi nasıl ateşe attığını gördük. Mussolini ve Hitler'i yanyana iki Müttefik lider olarak bilirken, aslında Mussolini ve İtalya'nın nasıl kullanıldığını gördük ki bu da Nazi Almanya'sının bir başka yüzü idi. Gelelim kitabın kahramanı Pino Lella'ya. Pino, onyedi yaşında, hayatı müzik, eğlence ve kızlar olan bir genç. Nazilerin savaşında asla yer almak istemiyor ama hayat onu Nazilerin tam ortasına sürüklüyor. Önce Yahudilerin ülkeden kaçmasına yardım eden gizli bir dini topluluğa girip, insanları bilinmeyen dağ yollarından, onlara kılavuzluk ederek
Kızıl Göğün AltındaMark Sullivan · İthaki Yayınları · 2018280 okunma