Comic Geeks’e gore en cok okudugum ilk 15 DC karakteri
cizgi roman okumada neredeyse ikinci* yilim ve 470 comic (sayi + trade) okumusum. en cok okudugum 15 karakter: 1. Batman (Bruce Wayne): 217 2. Alfred Pennyworth: 118 3. Superman (Clark Kent): 109 4. Nightwing (Richard Grayson): 98 5. Wonder Woman (Diana of Themyscira): 68 6. Talia al Ghul: 63 7. Robin (Damian Wayne): 61 8. Ra’s al Ghul: 61 9. Green Lantern (Hal Jordan): 60 10. Jim Gordon: 59 11. Supergirl (Kara Zor-El): 58 12. Cyborg (Victor Stone): 55 13. Arsenal (Roy Harper): 52 14. Troia (Donna Troy): 51 15. Argent (Antonia Monetti): 46 alfred batman okudugum icin bu kadar cok normalde cok da umurumda degil kendisi. talianin birinci olmasini isterdim ama istesem de olamaz cunku genelde batman comiclerinde gozukuyor. roy, donna, toni vs titans 1999 okudugum icin boyle yakin zamanda daha cok titans okuyacagim. diananin ilk beste olmasi beni cok sevindirdi bu arada!!
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kayıp Gül hayatımda okuduğum en kötü romandı
Nisan Ayı Okuduklarım
1-1Q84 - 1. Kitap 470 sayfa 2-Siddhartha 148 sayfa 3-Yeni Dünya 128 sayfa 4-Gece Açan Çiçekler 312 sayfa 5-Günübirlik Hayatlar 208 sayfa 6-Çıplak Deniz Çıplak Ada 267 sayfa 7-Güzel Kaybettik 168 sayfa 8-Değirmen 144 sayfa 9-Yeşil Peri Gecesi 472 sayfa 10-1Q84 - 2. Kitap 430 sayfa 11-Seher 140 sayfa 12-Şeker Portakalı 184 sayfa 13-Rüzgarın Şarkısını Dinle 163 sayfa 14- Çakıcı'nın İlk Kurşunu 148 sayfa 15- Gece Yarısı Kütüphanesi 296 sayfa 16-
Alıntı
Sanki zamanın durduğu, rüzgarın bile nefesini tuttuğu bir eşikteyiz. Bir zamanlar dalgaları mağrur bir edayla yaran o devasa çelik gövde, şimdi denizin serin avucuna başını yaslamış, bitmek bilmez bir uykuya dalmış gibi. Pasın kızıllığı ile denizin griye çalan mavisi arasındaki bu sessiz kavga, aslında mağlubu çoktan belli bir hikayeyi anlatıyor. Gökyüzündeki kurşuni bulutlar, bu devin üzerine hüzünlü bir yorgan gibi serilmiş. Üzerindeki her bir pas lekesi, yaşanmış bir hikayenin, yarım kalmış bir kahkahanın veya uzak bir limana duyulan özlemin mührü sanki. Mediterranean Sky, artık bir gemi değil; denizin ortasında terk edilmiş, pas tutmuş bir hatıra defteri. Suya değen yanıyla geçmişin ağırlığını taşırken, göğe bakan yanıyla hiç gelmeyecek bir kurtarıcıyı bekliyor. Doğa, insan elinden çıkan bu görkemli enkazı yavaş yavaş kendi parçası haline getiriyor; onu hem yutuyor hem de ölümsüzleştiriyor. Bu manzara, bize en görkemli olanın bile bir gün sükûnete teslim olacağını fısıldıyor. Bir zamanlar yolları birleştiren bu dev, şimdi sadece sonsuzluğa giden bir yolculuğun kıyısında, sessizliğin en derin mısrasını yazıyor... "Suya düştüğünüz için boğulmazsınız; orada kaldığınız için boğulursunuz" Mediterranean Sky: 1970'li ve 80'li yıllarda Yunanistan (Patras) ile İtalya (Ancona ve Brindisi) arasında seferler yaparak büyük bir popülerlik kazandı. Yaklaşık 1.000 yolcu ve 470 araç kapasitesine sahipti... Ve şu anda... Fotoğrafta gördüğünüz yerde; Elefsinanın sığ sularında, bir hatanın değil, bir vazgeçişin kurbanı olarak yatıyor.
Hiç unutmuyorum geçen sene bu vakitlerde 20’lik dişimi çektirmiştim. konuşamıyordum.Telefon faturasını ödeyeceğim,bayiye girdim, kâğıt kalem istedim, numarayı yazdım. Adam faturaya baktı, yanındakine gülerek, Lavuk konuşmayı bilmiyor, 470 tl fatura gelmiş, dedi.