6 Nisan 1992'de başlayan Bosna Savaşı 14 Eylül 1995 tarihine kadar sürdü. Bu süre içinde yaklaşık 320 bin kişi hayatını yitirdi, 2 milyon kadar insan ise topraklarından göç etmek zorunda bırakıldı. Ölenlerin 200.000'i Müslüman Boşnaklardı ve bu savunmasız insanlar tüm dünyanın gözleri önünde sistematik bir soykırıma uğradılar. Boşnak halkına yönelik olarak yapılan Srebrenica katliamı, II. Dünya Savaşı'ndan bu yana Avrupa'da gerçekleşmiş en büyük toplu insan kıyımı olarak tarihe geçti ve Avrupa'da hukuksal olarak belgelenmiş ilk soykırım oldu.
Yugoslavya 1. Dünya Savaşı'nın ardından ortaya çıkan birçok etnik grubu bir araya getiren bir devletti. Bu devletin bayrağı altında, hem Ortodoksluk, Katoliklik ve Müslümanlar gibi hak dinlerin mensupları hem de Sırp, Hırvat, Boşnak, Arnavut, Sloven, Makedonyalı gibi birçok etnik grup yaşıyordu. Yugoslavya bu karmaşık yapısına rağmen, Josip Tito'nun otoriter yönetimi altında birliğini korumayı başardı. 2. Dünya Savaşı'nın ardından Sovyet blokunda yer alan Yugoslavya 1980 yılında Tito'nun ölümü ve 1990 yılında Sovyet bloğunun parçalanmaya başlamasının ardından patlamaya hazır bir bomba haline geldi. Etnik gruplar birarada yaşamak istemiyorlardı. İlk bağımsızlık ilanı, 25 Haziran 1991'de Slovenya ve Hırvatistan'dan geldi. Birkaç ay sonra Makedonya bağımsız oldu. Bosna-Hersek devletinin durumu ise biraz daha karışıktı. 1992 yılının başında ülke çapında bağımsızlık ilan edilmesi konusunda bir referandum yapıldı. Bosnalı Sırplar tarafından boykot edilen referandum bağımsızlıktan yana sonuçlandı ve Bosna-Hersek 5 Nisan 1992'de bağımsızlığını ilan etti. Bağımsızlığın ertesi günü ABD ve Avrupa ülkeleri Bosna-Hersek'i tanıdılar.
Hem Büyük Sırbistan hayallerinin bozulması hem de bu bağımsızlığın ana yurtları olan Sırbistan'dan kendilerini