Puan vermedi·544 syf.··
2019 20. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2019 00:00
Bu gün #kingokuyoruz etkinliğimiz için seçtiğim #doktoruyku kitabıyla geldim. Okuduğumuz tüm Stepgen King kitaplarını @stephenkingclubturkiye adresinden takip edebilir ve her ay yaptığımız okumalara katılabilirsiniz. Doktor Uyku Ocak ayında okuduğum #medyum kitabının devamı niteliğinde. Okuyucuları King'e "hocam ne oldu bu Medyum'da ki Danny karakterine" diye sormuşlar. O günden sonra King kendisini sürekli küçük Danny ve ailesini düşünürken yakalamış. Ve sonuç olarak ortaya bu kitap çıkmış, hem de ne güzel çıkmış. Kitabı bitirdiğimde, uzanıp, ne zaman tutmaya başladığımı fark etmediğim nefesimi gülümseyerek veriyorsam olay bitmiştir. King işte... Ayrıca Medyum'un kapak tasarımına laf söylemiştim kitabı güzel yansıtmamış diye, ama bu kapak olarak ta harika yansıtmış. Diğer kitapta 5 yaşında olan Danny burada 8 yaşında karşımıza çıkıyor. Overlook Otelinde yaşadığı kabus dolu günlerin izleri hayatına yer etmiş durumda. O otelden sağ kurtulan Danny ve annesi her şeyden uzak bir hayat sürerken işler değişiyor. Danny bir sabah oturdukları evin banyosunda Overlook Otelinden kendisi için gelen Bayan Massey'in çürüyen hayaleti olduğunu seziyor. Annesini banyonun kapısını açmaması için uyarıyor ve sessizliğe gömülüyor. Annesi otelden onlarla birlikte kurtulan, Danny ile aralarında özel bir bağ olan, onunla aynı özel yeteneklere sahip olan Dick Halloran'ı yardıma çağırıyor ve olaylar başlıyor... Bu kitapta tek sorunumuz hayaletler değil, hatta onlar hiç sorun çıkarmıyorlar. Asıl sorun özel yeteneği olan çocukları avlayan 'Onlar', Dick'in dediği gibi "öğretmen hazır olduğunda öğrencisi onu bulur". Danny'de bulunuyor öğrencisi tarafından, sonra kitabı elinizden bırakın bırakabiliyorsanız. Seviyorum bu adamın aklını ve yazdıklarını, bir de not bırakmış kitabın sonuna ay nasıl
Doktor UykuStephen King · Altın Kitaplar · 20132,177 okunma
10/10
·181 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
Kitabın başlangıcı bile Türk’ün ne kadar medeni ne kadar ileri görüşlü ne kadar ince fikirli olduğunu gözler önüne sererek ilerliyor.alparslan’ın Diojen karşındaki tutumu onun onurunu incitmemek için yanında çadır kurdurması fakar ülkesine dönen diyojenin kendi tarafında gözleri oyulması ve ölmesi melikşahın zaferi kardeşine nasip olsun diye dua etmesi takvimin yenilenmesi avrupanın ise 1582 de takvimi düzeltmesi bakın durun daha başlamadık I haçlı seferi 1096-1099: Günaha bulanan hristiyanların tövbe etmesi zengin günahkar için 4 ing altını fakir için 9 şiling bununla da yetmeyip 300 yıllık bir günahkar cezası çıkıyordu din buna bir kılıf buldu ve haçlı seferine katılacak olanların günahlarının affedileceğini duyurdu hatta ölenlerin cennete gideceği Papa II urbanus fransa’ya dönerek Clermont Konsilini topladı fransanın en önemli lideri Tolulouse kontu Raymond de Saint Gilles ve başpiskopos Adhemar de MOnteil talip oldular oluşan haçlı ordusuna katılım büyüktü kadınlar çocuklar herkes içindeydi ( nede olsa günahları affedilip cennete gidecekler ) Bizans imparatoru I Aleksios bu büyük kalabalığı istemedi çünkü geçtikleri yerleri talan edecek çok zarar vereceklerdi ki öyle de oldu .bunun üzerine Aleksios haçlılara refakatçi ordular verdi . Ağustos 1096 yılında 4 esas haçlı ordusu avrupanın değişik yerlerinden yola çıktı . 1.ordu Fransalı Franklar ordusu Vermandois kontu hugue le grand robert courteheuse ve robert flndralı loren kaynaklı orduyu gecikmeyle takip edecek 2.ordu Loren kaynaklı ordu almanyayı geçip balkanlara kuzeyden girecek aşağı loren dükü godfrey de Bouillon kardeşi Baudouin de Boulogne ve kuzeni Bourglu Baudouin 3.ordu Güney Fransalılar ordusu Toulouse kontu IV Raymond veya Raymond Saint -gilles kuzey italyadan balkanlara girip Sırbistan ve Makedonya
Türklere Karşı Haçlı SeferleriRaşid Erer · Kaknüs Yayınları · 200218 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
1=Tepe Sarayburnu: (Ayasofya Topkapı sarayı ve Sultanahmet Camii) bulunur. öncesinde Ana tanrıça tapınağı, Artemis tapınağı Ve Mitra Dini izleri burada yer alır .Kutsal tepelerden biridir. Yerebatan sarnıcı da bu bölgede gezgin Petrus Gillius tarafından ortaya çıkarılmış İstanbul’da 60’ın üzerinde sarnıç var. 2=tepe Çemberlitaş: Üzerinde güneş tanrısı bulunurdu. Nuruosmaniye camii ile taçlandırıldı. 3=tepe Beyazıt: dev boyutlu zafer takı bulunurdu. Boğa meydanı Forum Tauri Pluta ve Hera tapınakları yine bölgede yer almıştır. şu anda Beyazıt ve Süleymaniye camii yer alır 4=tepe Fatih camii: on iki tanrı tapınağı on iki havari kilisesi yer alır şu anda Fatih cami süslemektedir. 5=tepe yavuz selim: Maria Pammakaristos kilisesi yer almıştır Fethiye cami ve bir kısmı müze yapılmıştır. Ayrıca bölgede yavuz sultan selim camii bulunur. 6=tepe Edirnekapı: En yüksek tepe Blakhernai sarayı tekfur sarayı ve kariye kilisesi bulunur 7=tepe Koca Mustafa paşa: Mokios sarnıcı ve Acadius sütunu bulunur. Aya Andrea Entikrisi kilisesi yer alır. şu an apartmana dönüştürülmüştür. Önemli bilgi : İstanbul ve Roma Yedi tepe üzerine kurulmuştur. Kehanetlere konu olmuş seçilmiş kutsanmış bir şehirdir.7 kutsal sayı olarak ifade edilir. 1=360 yılında Konstantin’in oğlu Konstantius tarafından inşa edilmiş Megale Ekklesia (Büyük Kilise ) adı verilmiştir. Aziz Yohannes Khrysostomos’un halk üzerindeki etkisine kızan imparatoriçe AElia Eudoxia imparator Arcadius kışkırtmış galeyana gelen halk tarafından kilise yakılmıştır. 2=415 yılında II Theodosius mimar Ruffinos yeniden inşa ettirmiş 13 ocak 532 de Nika isyanıyla yıkılmıştır. Justinyanus kaçmayı düşünmüş eşi kraliçe Theodor’a sayesinde Got süvarileri isyancıların üzerine salınmış tarihçi Prokopius göre 30bin isyancı kılıçtan geçirilmiştir.(Bizans’ta
Ayasofya'nın Gizli TarihiErhan Altunay · Beyaz Baykuş · 20161,668 okunma
Omuzumda Hemençe - Ali Kemal SARAN
Puan vermedi·512 syf.··
2024 64. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2024 01:40
Omuzumda Hemençe Cumhuriyet Devrinde Bir Medrese Talebesinin Hatıraları - Ali Kemal Saran 1- Oflu Mandan Hoca, Sultan Abdulhamid'e karşı çıkan ve serzenişte bulunan hocadır. 2- 6 Temmuz "1929 Sel Felaketi" Sürmene - Of arasında vuku bulmuştur. Bu sebeple yörede bir olay anlatılırken selden önce ve sonra diye ayrımda bulunurlarmış. Fil vakası gibi bir örnek bunun bölgesel versiyonu olarak güncel için kullanılabilir. 3- Sel sebebiyle insanların bir kısmı Hatay Kırkhan'a veya Trabzon Maçka'ya ve Van'a göç etmişlerdir. 4- Sultan Murat Yaylası ve o dönemlerdeki yaşantı hakkında güzel bilgiler var. Özellikle yaylanın şehitliği hakkında kıymetli bilgiler içeriyor. 5- Hamza Abi'yle bu kitabı konuşurken yazarın bizim Ali Ulvi diye bir abimizin dedesi olduğu öğrendim :d 6- Hacı Hasan Efendi: Küçükköylü Hacı Salih Efendi'nin talebesi. 7- Mehmet Zeki Okur - MSP Zonguldak Milletvekili oluyor daha sonra 1977 yılında AP Kayseri Milletvekili oluyor. Bu adam bir ara yine gözümüze çarpar. 8- Bekir Topaloğlu'nun dedesi Topal hoca lakabıyla maruf "Hacı Lakur Mehmet Hanefi Kutluoğlu"dur. 9- Aşıkkutlu Hoca'nın kısa sakalları o dönemlerde diğer hocaefendiler arasında nasıl karşılanıyordu acaba :dd - Hocaefendi'nin hayatına dair "Kıraat Alimi Mehmet Rüştü Aşıkkutlu'nun Hayatı ve Din Eğitimine Katkıları" Mehmet Günaydın diye bir yazar var. Aynı adamın "Oflu Aşıkkutlu Hoca" diye bir kitabı da var. 10- "Çaykara'nın Manevi ve Kültürel Değerleri Sempozyumu" diye bir sempozyum yapılmış. Ancak ben kitabını veya pdfsini bulamadım. 11- Abdulgafur Karaismailoğlu Kore'ye Tugay İmamı olarak giden bir hoca. Bu zat orada birçok Koreli'nin Müslüman olmasına vesile oluyor. 12- Hacı Abdurrahman (Beşikçi) Efendi'ye dair de bilgiler var. Özellikle Hacı Hasan Efendi, Aşıkkutlu Efendi ve Hacı
Edebiyat
Omuzumda HemençeAli Kemal Saran · Timaş Yayınları · 201321 okunma
Kamuya Ders Kitabı
Puan vermedi·512 syf.··
2026 16. kitabı
Muhtemelen uzun ve oldukça kişisel bir inceleme yazısı olacak. Siddhartha Mukherjee gerçekten çok iyi bir hikaye anlatıcısıdır. Bu hikayelerini de iki ana örgü (bazen üç ana örgü) ile bize sunuyor. Bir hiyerarşi barındırmadan dilin imkanları çerçevesinde birinci ve ikinci demek durumunda kalacağım lakin; bu durum bir beğeni ya da önem farkına benim açımdan işaret etmeyecektir. Birinci olarak bilimsel bilginin günümüze nasıl geldiğinin anlatıcılığında çok kıymetli bir iş yapıyor Siddhartha. Kitabın içindeki her başlığın akademik yazındaki ilk noktasından günümüzdeki bilgi birikimine ulaşana kadar emek sarf eden her bir bilim insanına işaret ediyor ve okuyucuyu da bu kümülatif bilgi artışında aktif bir izleyici olarak ağırlıyor. Diğer kısım ise okuyucu çektiği duygusal sayfalardır. Bir ders kitabı okurken okuyucu kendisini adı-sanı bilinen bir hastanın yanında Siddhartha'nın odasında şikayet dinlerken buluyor ya da hekim ile birlikte çare ararken... Aslında bu durum da duygusuz akademik bilginin omuzlarında yükselen romantize edilmiş güçlü beyaz önlüklülerin yükselmesine yol açıyor. Hastayı kurtarabilecek olan bilim insanları ya da hekimler... Örgüdeki bir üçüncü kısım ise çok daha nadir de olsa önemli yerlerde Siddhartha'nın kendisidir. Onun duyguları, boş yollarda yürüyüşleri ya da kişisel aile işlerine dair satırlar. Yani, bu kitabın yazarı da bir insan olarak ve okuyucusuyla insani ilişki kurmaya devam ediyor. Buraya kadar olan kısım kitabın nasıl kurgulandığı ile alakalı olsun. Devamı içinde Siddhartha taktiği kullanalım, durup durup farklı konulara sekelim. *** Siddhartha bilimsel olarak anlaşılması zor konuları berraklaştırmada gerçekten iyi bir iş çıkarıyor. Tabii ki, bu yorum taraflıdır. Ben bu kitabın muhtevasındaki her bilgiyi en azından bir kaç kere ders
Hücrenin Şarkısı: Dönüşen Tıp ve Yeni İnsanSiddhartha Mukherjee · Domingo Yayınevi · 202437 okunma
Şehitlerimizi rahmetle anıyorum.
10/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
Sarıkamış Harekâtı İncelemesi (1914–1915) Sarıkamış Harekâtı, 22 Aralık 1914’te başlayıp 5 Ocak 1915’e kadar süren, Osmanlı Devleti’nin Kafkas Cephesi’nde Ruslara karşı başlattığı büyük bir kuşatma planıdır. Harekâtın amacı, Rus ordusunu ani bir manevrayla çökertmek ve Kafkasya’da üstünlük sağlamaktı. Harekâtın başındaki isim olan Enver Paşa, genç yaşına rağmen büyük yetkilerle karar alabilen bir komutandı. Vatanseverliği tartışılmaz olsa da, hızlı ve kesin zafer isteği onu büyük bir risk almaya yöneltti. Bu noktada mesele ihanet değil, tecrübe eksikliği ve gerçekçi olmayan bir planlamadır. Plan kâğıt üzerinde güçlü görünse de, sahadaki gerçekler çok farklıydı: • Askerlerin büyük kısmında kışlık kıyafet yoktu • Erzak ve mühimmat desteği yetersizdi • Ordunun hareket ettiği coğrafya son derece zor ve dondurucu idi Bazı Alman danışmanlar ordunun hazır olmadığını belirtse de, harekât başlatıldı. İleri emri verildiğinde, alt kademedeki komutanlar da bu emri uygulamak zorunda kaldı. Sarıkamış’ta asıl düşman çoğu zaman Ruslar değil, doğanın kendisiydi. -40 dereceyi bulan soğukta, aç ve yorgun askerler donarak hayatını kaybetti. İnsanın en büyük düşmanının doğa olabileceğini açıkça gösterir. Ancak bu felaket kaçınılmaz değildi. Daha iyi planlama, lojistik hazırlık ve uygun zamanlama ile bu kadar büyük bir kayıp önlenebilirdi. Bu nedenle Sarıkamış sadece bir kahramanlık destanı değil, aynı zamanda stratejik hataların ve aşırı riskin ağır bedelidir. Sonuç olarak, yaklaşık 90.000 Osmanlı askeri hayatını kaybetti. Bu askerler, yetersiz şartlara rağmen emirlere uyarak ilerledi ve çoğu savaşmadan, doğa şartları nedeniyle şehit oldu. Bu yönüyle Sarıkamış, hem derin bir insanlık dramı hem de tarihsel bir ders niteliğindedir.
SarıkamışOsman Pamukoğlu · İnkılap Kitabevi Yayınları · 202172 okunma