Sarıkamış

Osman Pamukoğlu
Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 7 dk.
Sayfa Sayısı:
216
Basım Tarihi:
Şubat 2021
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi Yayınları
ISBN:
9789751041739
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2023 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2023 10:51
Bir günlük yürüyüşte Allahuekber dağı on beş bine yakın savaşçıyı yutmuş, yok etmişti. Aşılması çok zor Allahüekber dağı kış şartları , erzak eksikliği, tahkimat eksikliği gibi sebeplerle binlerce şehidimizin yutmuştur. Ne kadar acı bir durum. Tarihte başka hiçbir örneği olmayan kahraman canlarımız düşmana bir kurşun bile atamadan donarak şehit düşmüşlerdir. Hepsinin mekanı cennet olsun…
SarıkamışOsman Pamukoğlu · İnkılap Kitabevi Yayınları · 202172 okunma
Şehitlerimizi rahmetle anıyorum.
10/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
Sarıkamış Harekâtı İncelemesi (1914–1915) Sarıkamış Harekâtı, 22 Aralık 1914’te başlayıp 5 Ocak 1915’e kadar süren, Osmanlı Devleti’nin Kafkas Cephesi’nde Ruslara karşı başlattığı büyük bir kuşatma planıdır. Harekâtın amacı, Rus ordusunu ani bir manevrayla çökertmek ve Kafkasya’da üstünlük sağlamaktı. Harekâtın başındaki isim olan Enver Paşa, genç yaşına rağmen büyük yetkilerle karar alabilen bir komutandı. Vatanseverliği tartışılmaz olsa da, hızlı ve kesin zafer isteği onu büyük bir risk almaya yöneltti. Bu noktada mesele ihanet değil, tecrübe eksikliği ve gerçekçi olmayan bir planlamadır. Plan kâğıt üzerinde güçlü görünse de, sahadaki gerçekler çok farklıydı: • Askerlerin büyük kısmında kışlık kıyafet yoktu • Erzak ve mühimmat desteği yetersizdi • Ordunun hareket ettiği coğrafya son derece zor ve dondurucu idi Bazı Alman danışmanlar ordunun hazır olmadığını belirtse de, harekât başlatıldı. İleri emri verildiğinde, alt kademedeki komutanlar da bu emri uygulamak zorunda kaldı. Sarıkamış’ta asıl düşman çoğu zaman Ruslar değil, doğanın kendisiydi. -40 dereceyi bulan soğukta, aç ve yorgun askerler donarak hayatını kaybetti. İnsanın en büyük düşmanının doğa olabileceğini açıkça gösterir. Ancak bu felaket kaçınılmaz değildi. Daha iyi planlama, lojistik hazırlık ve uygun zamanlama ile bu kadar büyük bir kayıp önlenebilirdi. Bu nedenle Sarıkamış sadece bir kahramanlık destanı değil, aynı zamanda stratejik hataların ve aşırı riskin ağır bedelidir. Sonuç olarak, yaklaşık 90.000 Osmanlı askeri hayatını kaybetti. Bu askerler, yetersiz şartlara rağmen emirlere uyarak ilerledi ve çoğu savaşmadan, doğa şartları nedeniyle şehit oldu. Bu yönüyle Sarıkamış, hem derin bir insanlık dramı hem de tarihsel bir ders niteliğindedir.
SarıkamışOsman Pamukoğlu · İnkılap Kitabevi Yayınları · 202172 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2025 99. kitabı
Osman Pamukoğlu, emekli bir general olmasının getirdiği askeri bilgi ve tecrübeyi bu esere ustalıkla yansıtmış. "Sarıkamış", tarihi bir olayı askeri bir profesyonelin gözünden, insani boyutunu ihmal etmeden anlatan, ders çıkarılması gereken, sarsıcı ve önemli bir eser olmuş.. Sadece bir askeri yenilginin değil, aynı zamanda liyakatsizliğin ve doğayı hiçe saymanın nelere mal olabileceğinin de acı bir kanıtı olarak öne çıktığını bize uzman gözünden anlatmış.
SarıkamışOsman Pamukoğlu · İnkılap Kitabevi Yayınları · 202172 okunma
Sırf bir inat uğruna şehit olan Sarıkamış şehitlerine...
Puan vermedi·216 syf.··
2024 2. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2024 23:18
Tarih: 11 Aralık 1914... Yer: Köprüköy... Zifiri karanlık... Tipiyle karışık bir fırtına vardı. Soluk alıp vermek zor. Askerler sırtını tipiye vererek yürümeye gayret ediyordu. Sabah... Fırtına ve tipiden eser kalmamıştı. Hava soğuk fakat sakindi... Teğmen İsmail Hakkı komutasındaki on dokuz kişilik müfreze Rus savunma mevzilerinin gerisinde keşif ve gözetleme faaliyetindeydi. Amaçları, Rusların cephedeki kuvvetlerini ve hazırlıklarını öğrenmekti... Sızdıkları Rus mevzilerinde sabaha dek yürümüş ve cephenin otuz kilometre gerisindeki üç yol ağzına varmışlardı. Müfreze yola yakın küçük bir koruluğa gizlenmiş yolları ve güneye açılan geniş düzlükleri gözlemeye koyulmuştu. Her taraf karla kaplı olduğundan, kilometrelerce uzaklıktaki kıpırdamalar bile kolayca fark ediliyordu... Teğmen İsmail Hakkı, öğleye kadar çoğu yiyecek çuvalı ve fıçı yüklü at arabalarının geçişini izledi. Saydı. Tam 230 araba... Saat 14.00'te cephe yönünden gelen Kazak süvarilerini gördü. Onların ardından gelenlerin, başlarındaki kalpak ve şapkalardan, kürk yakalı üniformalarından, omuzlarındaki işaretlerden yüksek rütbeli subaylar olduğu anlaşılıyordu. Kendilerini belli etmemeleri, ateş açmamaları ve çok zor durumda kalmadıkça çatışmaya girmemeleri konusunda kesin emir almış olan Teğmen İsmail Hakkı, avını kaçıran avcının yürek burukluğuyla kafileyi seyretmek zorunda kaldı... Teğmen İsmail Hakkı'nın müfrezesinin tüfeklerinin önünden resmigeçit yapar gibi geçenler, Çar ve ona refakat edenlerdi... Keskin nişancıların da aralarında olduğu müfrezenin açacağı sert bir ateş sonrası, Çar'ın yaralanması veya ölmesi büyük olasılıktı. Böyle bir sonuç Rus ordusunun bütün gücüyle Türk mevzilerini ezer gibi büyük bir taaruza kalkışmasına neden olabilir ya da her şeyi bırakıp çok uzaklara geri çekilmelerine
Tarih-Araştırma
SarıkamışOsman Pamukoğlu · İnkılap Kitabevi Yayınları · 202172 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Osman PamukoğluYazar · 35 kitap
Osman Pamukoğlu (27 Aralık 1947; Gerze, Sinop), Türk emekli tümgeneral, yazar ve siyasetçi. Hak ve Eşitlik Partisi'nin kurucusu ve mevcut başkanıdır. Askerî yaşamı Sinop'un Gerze ilçesinde doğan Pamukoğlu, 11 yaşından 55 yaşına kadar askeri üniforma giymiştir. Selimiye Askeri Ortaokulu, Kuleli Askeri Lisesi, Kara Harp Okulu, Piyade Okulu, Kara Harp Akademisi, Silahlı Kuvvetler Akademisi ve Milli Güvenlik Akademisi'nde öğrenim görmüştür. 10 yıl piyade subayı, 16 yıl kurmay subay olarak, kıta komutanlıkları ve karargah subaylığı görevlerinde bulunmuştur. 1990-1992'de Edirne-Uzunköprü'de 42'nci Piyade Alay Komutanlığı, 1993-1995'de Hakkari'de Dağ ve Komando Tugayı ve Güvenlik Komutanlığı, 1998-2000'de Kıbrıs'ta 28'nci Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı, 2000-2001'de İstanbul'da Piyade Okul Komutanlığı vazifelerini yapmıştır. 1993'de Tuğgeneralliğe terfi etmiş, 1997'de Tümgeneralliğe yükselmiştir. 2002'de Tümgenerallikten emekli olan Pamukoğlu toplamda 43 yıl askeri üniforma giymiştir. Osman Pamukoğlu, 1. Dereceden Altın Üstün Cesaret ve Feragat Madalyası, 2 kez Üstün Cesaret ve Feragat Nişanı ve 5 kez Üstün Birlik Yetiştirme Nişanı almıştır. Pamukoğlu, Türk Ordusu'nda 5 tane Üstün Birlik Yetiştirme Nişanı'na sahip tek kişidir. PKK'ya karşı mücadele 1993-1995 yılları arasında Hakkari bölgesinden sorumlu olarak PKK'ya karşı yönettiği üstün mücadele dağlardaki PKK'ya bağlı militanlar rakamının 12.000'den 5.500-6.000 aralığına inmesini sağlamıştır. 30'a yakın kere yapılan sınırdışı askeri harekatların neredeyse tümü onun yönetiminde yapılmıştır. Dönemin genelkurmay başkanı Üç tane Pamukoğlu Paşa olsa terörü bitiririz. demiştir. Pamukoğlu, o dönemde yapılan büyük askeri fedakarlıklara rağmen PKK'nın halen niçin sonlandıralamadığını 3 temel sebebe bağlıyor: İlk olarak gerçek bir siyasi irade kurulamaması, ikincisi tam bir istihbarat olmaması ve son olarak her yerde yayılmış asker bulunması diye tanımlıyor. Bizzat kendisinin yazdığı kitaplarda ve konuk olduğu birçok televizyon programında PKK'ya karşı yapılan mevcut mücadelenin uygun tarz ve strateji olmadığını ve ancak daha fazla şehit verilmesine sebep olduğunu söylemiştir. 'Karakolların hepsi yıkılmalıdır. Karakola gerek yok. Gelsinler bakalım, girsinler... Nereden girecekler? Pusuyu kurarsın, ağı kurarsın, mostrayı kurarsın alırsın.' demiştir. Daha doğru olan yöntemin 20.000 kişilik Eşkıya Takip Kuvveti kurmak ve dağlarda, taşlarda, mağaralarda, ormanlarda, nehir yataklarında yani tüm coğrafyada bulunmanın gerekliliğini belirtmiştir. Karakollarda bekleyen Mehmetçik kendisine karşı yapılan ani saldırılar halinde yeri, hareketleri, silahları militanlar tarafından bilinen bir durumdadır. Bir başka deyişle, bellibaşlı, elle gösterilebilir bir yerde olmamakla birlikte her yerde her zaman bulunma tavsiyesini vermiştir. 2007 yılında ise Serdar Akinan tarafından kendisinin görevli olduğu yıllarda PKK olaylarının gelişimini inceleyen Kan Uykusu belgeselinde PKK'ya karşı mücadelesi konu edinilmiştir. Yönettiği operasyonlar • I. PKK Kirpi Operasyonu • II. PKK Balkaya Operasyonu • III. PKK Kuzey Irak Mezi Harekatı • IV. PKK Karanlık Dağ Operasyonu • V. PKK Buzul Dağı Operasyonu • VI. PKK Ejder Operasyonu • VII. PKK Karadağ Operasyonu • VIII. PKK Kuzey Irak Hakurk Operasyonu Siyasi yaşamı 28 Temmuz 2008'de yaptığı ulusal çağrı ile fiili olarak siyasi hayatına başlamıştır. Bu çağrısında Hak ve Eşitlik Partisi'nin ana felsefe ve ilkelerini duyurmuştur. Pamukoğlu, 4 Eylül 2008'de yani Hak ve Eşitlik Partisi'ni kurduğu gün Anıtkabir özel defterine şunları yazmıştır: "Büyük Önder, Gözün arkada kalmasın! Türk kadınları ve erkekleri olarak milletimizi özlediğin yüksekliğe çıkaracağız. Bugün bizim için 11 Kasım 1938'dir." 28 Temmuz Çağrısı Çağrı, "Anadolu ve Trakya'da yaşayan Türk halkı bu çağrı size" diye başlar. İlk başta Türkiye'nin içinde bulunduğu vahim durumun tarifini yapar ve insanoğlunun yeryüzünde görülmeye başladığından itibaren ki tüm mücadelelerin ana sebebinin 'Hak ve Eşitlik' olduğunu belirtir. Ardından, Türkiye'deki durumun düzeltilmesi ve tekrar 'hak ve özgürlüklerine' kavuşması için partinin gerçekleştireceklerini sıralar. Ardından, Pamukoğlu "Hak ve Eşitlik Partisi'nin Doğa ve Felsefesi" adlı metni sunar. Bu bildirinin ardından halktan gelen destek ile Hak ve Eşitlik Partisi 36 gün sonra, 4 Eylül 2008'de kurulmuştur. 36 gün gibi kısa bir sürede bir siyasi partinin mevcudiyet kazanması Türkiye'nin geçmişinde nadiren olmuştur; fakat kurduğu parti hızla örgütlendiği gibi dış odaklardan gördüğü tepki de erken gelmiştir. Belli zaman aralıklarıyla Türkiye Cumhuriyeti'ne verilen Avrupa Birliği İlerleme Raporları'nda Hak ve Eşitlik Partisi'nin varlığından, oluşumundan ve gelişmesine karşı alınacak acil tedbirlerden bahseder. Bu konuya dair Pamukoğlu açıklamalarında « "Thomas söyledim, ‘korkunun ecele faydası yok’ İsveçli. Sen serbestsin, biz de serbestiz. İsveçli, gelirsen İstanbul’a, Ankara’ya haber ver. 8-10 bin kişiyle havaalanında seni karşılayacağız. Şimdi o kağıda yazdıklarını benim yüzüme söyle diye” » demiştir. Bu tarihten itibaren sürekli biçimde teşkilatlanma çalışmalarına devam eden Hak ve Eşitlik Partisi'ne 900.000 resmi başvuru olmuştur. Pamukoğlu, partiye gelen basvuruların 22.000 kişilik dilimler halinde ele alındığında çoğunluğun 18 ve 35 yaşları arasında bulunduğunu ve bu sebeple, partinin çevik bir nüfusa sahip olduğunu belirtmiştir. 2010 Mart ayı içerisinde, Çanakkale'nin Ezine ilçesinde bulunan Osman Pamukoğlu, partinin iktisadi politikasının önemini vurgulamak üzere şu açıklamayı yapmıştır: "Partinin ilk hedefi bu. Önce ekmek, sonra huzur. Huzur derken bütün adalet sistemini, dağda gezen eşkıyayı, şehirlerdeki mafya dahil onları kastediyorum. Bizim parti ile ilgili halkın Türkiye genelindeki kanaati şu: Hak ve Eşitlik Partisi ve genel başkanları Osman Pamukoğlu olduğu sürece Türkiye'de güvenlikte herhangi bir sorun olmaz. Yani, ne yapacağını nasıl yapacağını bilir. Buna inanmış halk. Yani, daha biz bir şey yapmadan dahi halkın kanaati bu... Milletin merak ettiği, ekonomide ne yapacağımız... Ekonomide... 'Siyasal ve Toplumsal İlkeler' kitapçığımızda önce ekonomi var."