Dünyanın Kaderini Belirleyen Savaş

Waterloo

Osman Pamukoğlu
Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 43 dk.
Sayfa Sayısı:
96
Basım Tarihi:
2024
Yayınevi:
İnkilap yayınevi
ISBN:
9789751046499
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2024 254. kitabı
WATERLOO Dünyanın Kaderini Belirleyen Savaş
WaterlooOsman Pamukoğlu · İnkilap yayınevi · 202460 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2024 58. kitabı
Ne kadar güçlü olursa olsun muhakkak bir gün yapılan stratejiler ters teper. Her zaman savaş kazanılır diye bir şey olmaz. Dünyanın en iyi savaşçısı olsun en iyi oynayan oyuncusu olsun fark etmeksizin bir anlık gaflet yenilgidir. Napolyon, kendini çok zeki ve yenilmez biri olarak dünyaya nam salmıştı. Kim bilebilirdi ki tam tamına sekiz saatte yenilip kısa sürede oturduğu tahtan inip sürgün edileceğini. Kendisi bile buna inanmazdı. Hayallerini büyük tuttu. Ama bilmezdi birliğin galip tekliğin mağlup olacağını. Waterloo, Belçika'nın kasabasıdır.  İngiltere, Avusturya, Rusya, Prusya, Hollanda ve İspanya'nın ittifak kurmasıyla Fransa'nın imparatoru Napolyon'a savaş açarak 18 Haziran 1815'te Waterloo savaşı yapıldı. Böylelikle yeni bir devrim, yeni bir dönem,  yeni bir yüzyıl başlamış oldu. Bu savaş sonrası dünyaya hüküm  süren  Napolyon'un aklı selimliği karışmış oluyor. Ve Waterloo için  diyor ki,  "akla mantığa sığmayan bir gün. Savaşı tam manasıyla tahlil edemedim. Kaderin sıradışı cilvesi." Kazanan Wellington, Napolyon'un ölümünden kendini dünyanın en iyi generali olarak benimsiyor. Tarih öyle derin ki anlamak için araştırmak gerek.  Yazar Osman Pamukoğlu'nun Belçika'da yer alan Waterloo savaş meydanıni ziyaret ederek bu unutlmaz bilgileri bizlerle paylaşıyor.  Tarih sevenlere ve ilgilenenlere tavsiyedir.
WaterlooOsman Pamukoğlu · İnkilap yayınevi · 202460 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2024 30. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2024 17:24
Avrupa haritasının yeni baştan çizilmesine sebep olan; tarihin en büyük liderlerinden Napolyon’un yenilgisiyle sonuçlanan Waterloo Savaşı’nın
Osman Pamukoğlu
Osman Pamukoğlu
kalemiyle anlatıldığı eser. Paşa’nın askeri bakış açısı döneme ışık tutarak; savaş meydanını yerinde incelemesinin ardından savaşın detaylarını, kullanılan stratejileri, sebep olduğu yıkım ve kayıpları, hırs ve bu hırsın ardından gelen büyük yenilgiyi apaçık ortaya seriyor. Savaş sahneleri o kadar net ve pürüzsüz ki okurken savaşın haritası bizzat önünüze serilmiş gibi hissediyorsunuz. Napolyon’un hataları, düşmanın avantajları, zaman yönetimi ve psikolojik savaş unsurları da ayrıca çok güzel işlenmiş. Pamukoğlu’nun askeri geçmişi sayesinde, kitap akademik sıkıcılığa kaçmadan gerçekçi bir askeri analiz sunuyor. Bunlara ek olarak, Paşa’nın arada kendi görüşlerini, Türkiye’ye ve günümüz liderliğine dair iğnelemelerle iliştirmesi kitaba ayrı bir “Pamukoğlu damgası” vuruyor. Edebi yönü tabii ki tartışılabilir ki zaten Pamukoğlu’nun da öyle bir hedefi olduğunu zannetmiyorum. Ancak savaş konulu kitapları, özellikle gerçeğe dayanan savaş hikâyelerini sevenler için oldukça kıymetli ve tatmin edici bir eser olduğunu düşünüyorum. Tavsiyemdir dostlar, Kitapla ve huzurla♡ .
Her Ay Okuyanlar Kulübü
Her Ay Okuyanlar Kulübü
kitapfisiltisi sevtap
kitapfisiltisi sevtap
Osman Pamukoğlu
Osman Pamukoğlu
Waterloo
Waterloo
1000Kitap
WaterlooOsman Pamukoğlu · İnkilap yayınevi · 202460 okunma
Puan vermedi·96 syf.·
2024 14. kitabı
Bu kitap, Osman Pamukoğlu’nun askeri deneyimi ve stratejik bakış açısını yansıtan, detaylı ve güçlü bir savaş anlatımı sunuyor. Waterloo Savaşı’nın sadece tarihsel yönünü değil, taktik ve liderlik derslerini de ele alması, eseri klasik bir tarih kitabından farklı bir noktaya taşıyor. Kitabın en büyük artısı, savaşın nedenlerini ve sonuçlarını askeri bir perspektiften analiz etmesi. Napolyon’un kararlarını, Wellington ve Blücher’in hamlelerini değerlendirirken, taktiksel hataları ve savaşın dönüm noktalarını açıkça ortaya koyuyor. Özellikle Napolyon’un yorgunluğu, yanlış değerlendirmeleri ve şanssızlıkları vurgulanarak, büyük bir liderin düşüşü dramatik bir şekilde anlatılmış. Ancak, kitap zaman zaman fazla teknik ve askeri terminolojiye boğulmuş olabilir. Pamukoğlu’nun üslubu akıcı olsa da, detaylı savaş manevraları ve askeri taktikler konusunda fazla derine inmesi, genel okuyucu için zaman zaman yorucu olabilir. Ayrıca, Napolyon hakkındaki bazı yorumları kesin yargılar içerdiğinden, tarafsız bir tarih kitabı olmaktan çok, yazarın kendi değerlendirmelerini de içeren bir eser olarak görülebilir. Genel olarak, savaş tarihi, strateji ve askeri liderlik konularına ilgi duyanlar için oldukça değerli bir eser. Eğer Napolyon’un son büyük savaşını ve Avrupa’nın kaderini belirleyen bu muharebeyi askeri açıdan derinlemesine anlamak istiyorsan, bu kitap senin için doğru bir seçim olabilir. Ancak, daha genel bir tarih anlatımı arıyorsan, yer yer teknik detayların yoğunluğu seni zorlayabilir.
Alıntı
WaterlooOsman Pamukoğlu · İnkilap yayınevi · 202460 okunma
Puan vermedi
Waterloo//Dünyanın Kaderini Belirleyen Savaş Bazen dönüm noktaları vardır yaşamda… dünyanın kaderinde olduğu gibi… #waterloo Savaşı İngiltere, Rusya, Hollanda, İspanya ve Avusturya’nın 1815 yılında Fransa’ya karşı başlatmış olduğu, tarihin kaderinde iz bırakan savaşlardan, savaş süresi de çok ilginç: 8 saat. Sayın Osman Pamukoğlu, artık Belçika’da yer alan Waterloo meydanını seyahatlerinden birinde bizzat gezmiş ve incelemiş, Fransız subaylarından dinleyerek bu eseri okurlarıyla buluşturmuş. Homeros #odysseia da şöyle demiş: “Ne kadar çok seviyormuş Akhilleus tanrılar seni. Sen ölmekle adını yitirdin sanma, soylu adın hep var olacak tekmil insanlar arasında!” İşte tarih de Napolyon’nun adını zihinlere kazmış. Avrupa tarihinin unutulmaz generallerinden Napolyon, sekiz saatlik bu savaşta otuz bin civarı askerini kaybetmiş. Mağlubiyet ona tahta ve sürgüne mâl olmuş. Tarihin derinliklerine iz bırakan, dünyanın kaderini belirleyen en uzun öğleden sonranın cereyan ettiği savaşa dair bu kitabı okumak büyük bir kazanım oldu benim için. #tavsiye
Osman Pamukoğlu
Osman Pamukoğlu
WaterlooOsman Pamukoğlu · İnkilap yayınevi · 202460 okunma
9/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2024 50. kitabı
"Taht ne demek biliyor musun, Ney? Taht süslü püslü bir koltuktur. Önemli olan tahtın gerisinde olandır... Zekâm, tutkularım, arzularım, umutlarım, hayal gücüm... Ve hepsinden öte iradem." #alinti Süresi kısa, etkisi büyük, sonuçları kaderleri değiştiren bir savaş Waterloo Savaşı. Bir tarafta; 46 yaşında 61 savaş yönetmiş Napolyon ve dolayısıyla Fransa , diğer tarafta İngiltere, Avusturya, Prusya, Hollanda ve İspanya'dan oluşan güçlü bir ittifak. #osmanpamukoglu , Belçika sınırları içinde yer alan Waterloo 'yu hem yerinde, arazilerinde inceleme yaparak hem çeşitli kaynaklardan araştırma yaparak derinlemesine incelemiş, sebep ve sonuçları ile bize sunmuştur. Dünyanın kaderini değiştiren bu savaş hakkında geniş bilgi edinmek isterseniz bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. #inkilapkitapevi
Tarih
WaterlooOsman Pamukoğlu · İnkilap yayınevi · 202460 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2024 279. kitabı
Waterloo
Waterloo
Osman Pamukoğlu
Osman Pamukoğlu
Yazarımız #osmanpamukoğlu nun kaleme aldığı #waterloo eseri bugün de Belçika’nın toprakları içinde olan Waterloo savaş meydanını,yerleşimleri ve arazi arızalarını bizzat yerinde
WaterlooOsman Pamukoğlu · İnkilap yayınevi · 202460 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2024 143. kitabı
WATERLOO . Avrupa tarihinin mihenk taşı olan bir savaş bu. 8 saatlik bir zaman dilimi olsa da, dünyanın kaderini belirlemesine sebep olacak kadar yeterli bir süredir! Evet, Waterloo Savaşı sekiz saat sürdü. İngiltere, Avusturya, Rusya, Prusya, Hollanda ve İspanya' nın Fransa' ya savaş ilan etmelerinden sonra başlamıştı. Borodino Savaşı'ndan sonra Napolyon savaşlarının bedeli en ağır olanıydı. On binlerce asker düşmana esir düşerken Napolyon' un emrindeki 64 generalden 26 sı ile 25.000-31.000 Fransız askeri ölmüş ya da yaralanmıştı. İşte böylesi kısa sürede ve Napolyon gibi bir generalin komutanlığında alınan bu sonuca kendisinin ifadesi ise, " Akla mantığa sığmayan bir gün. " , " Savaşı tam manasıyla tahlil edemedim. " şeklinde olmuştur. Waterloo sonrası Paris' e dönen Napolyon, tahtından feragat edip sürgüne gönderilmiştir. Wellington ise, zaferi sonrası İngiltere' ye döndüğünde kahraman olarak karşılanıp başbakan olsa da, Napolyon' un ölümü sonrası dünyanın en iyi generali olduğunu kabul etmiştir. Osman Pamukoğlu, Belçika toprakları içinde yer alan Waterloo Savaş meydanını, yerleşimleri ve arazi arızalarını yerinde inceleyerek kaleme almış ve bizlere bu okumayı sunmuştur. Napolyon' un sık sık söylediği gibi, " Bir general yalnız yetenekli değil, talihli de olmalıdır. " ve Napolyon, Waterloo' da talihli değildir!! Waterloo Savaşı' nın her dakikasının incelenip yazıldığı bu kitap, tarihi sevenlere ve meraklılarına #tavsiyemdir. Keyifle . .
WaterlooOsman Pamukoğlu · İnkilap yayınevi · 202460 okunma
10/10
·96 syf.··
2024 61. kitabı
Kitabı okurken şunu fark ediyorsunuz, savaş meydanları söz konusu olduğunda asla tek bir strateji yoktur. Her savaşın yapıldığı yere göre belirlenen stratejiler vardır evet ama doğa kadar komutanlar da hamleler için aynı önemi taşır. Bir komutanın kişiliğinin, şahsi menfaatlerinin hatta aynı safta ya da karşı karşıya çarpıştığı diğer komutanlara karşı kişisel husumetlerinin bile insanların kaderi üzerinde rol oynaması ürkütücü aslında. Waterloo, tarihin ve aynı zamanda Napolyon'un hayatının da dönüm noktalarından birisi olan bir muharebe. O güne kadar 61 savaş yönetmiş ve muharebe meydanlarında hiç yenilmemiş bir imparator. Yazarın kitabın başında dikkat çektiği bir nokta var: "Napolyon, sık sık şunu söylerdi: 'Bir general yalnız yetenekli değil, talihli de olmalıdır. Napolyon, Waterloo'da talihli değildi!" Gerçekten de durumu özetleyen net cümlelerden birisi bu. Evet yanlış kararlar, hatalı seçimler de var ama okurken, Haziran ayında kuvvetli bir yağış olması, savaş hattında toprakta açılan dev çukur gibi detaylara bakınca, büyük bir güç o gün Napolyon'un kazanmasını istememiş diyorsunuz. Başından sonuna zaman zaman net galibiyet gibi görünen savaş, tüm talihsizliklerle tam tersine dönmüş. Sayın Osman Pamukoğlu, savaş hatlarının çizimleriyle de desteklediği anlatımında sizi Waterloo'ya götürüyor. Yaşananlar tam anlamıyla kare kare gözünüzün önünde beliriyor. Dünyanın kaderinin belirlendiği bir savaşın her yönüyle ele alınması ve bu şekilde anlatılması, oldukça ilginç bir okuma deneyimi sunuyor.
WaterlooOsman Pamukoğlu · İnkilap yayınevi · 202460 okunma
Büyük Napoleon’un Çöküşü
Puan vermedi·96 syf.··
2024 19. kitabı
Napoleon’un son muharebesi hakkında yapılan kapsamlı bir çalışma. Yapan kişi Osman PAMUKOĞLU gibi büyük bir adam olunca kitabın tadı da daha farklı oluyor. Avrupa’nın kaderini belirleyen savaş…
WaterlooOsman Pamukoğlu · İnkilap yayınevi · 202460 okunma

Yazar Hakkında

Osman PamukoğluYazar · 35 kitap
Osman Pamukoğlu (27 Aralık 1947; Gerze, Sinop), Türk emekli tümgeneral, yazar ve siyasetçi. Hak ve Eşitlik Partisi'nin kurucusu ve mevcut başkanıdır. Askerî yaşamı Sinop'un Gerze ilçesinde doğan Pamukoğlu, 11 yaşından 55 yaşına kadar askeri üniforma giymiştir. Selimiye Askeri Ortaokulu, Kuleli Askeri Lisesi, Kara Harp Okulu, Piyade Okulu, Kara Harp Akademisi, Silahlı Kuvvetler Akademisi ve Milli Güvenlik Akademisi'nde öğrenim görmüştür. 10 yıl piyade subayı, 16 yıl kurmay subay olarak, kıta komutanlıkları ve karargah subaylığı görevlerinde bulunmuştur. 1990-1992'de Edirne-Uzunköprü'de 42'nci Piyade Alay Komutanlığı, 1993-1995'de Hakkari'de Dağ ve Komando Tugayı ve Güvenlik Komutanlığı, 1998-2000'de Kıbrıs'ta 28'nci Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı, 2000-2001'de İstanbul'da Piyade Okul Komutanlığı vazifelerini yapmıştır. 1993'de Tuğgeneralliğe terfi etmiş, 1997'de Tümgeneralliğe yükselmiştir. 2002'de Tümgenerallikten emekli olan Pamukoğlu toplamda 43 yıl askeri üniforma giymiştir. Osman Pamukoğlu, 1. Dereceden Altın Üstün Cesaret ve Feragat Madalyası, 2 kez Üstün Cesaret ve Feragat Nişanı ve 5 kez Üstün Birlik Yetiştirme Nişanı almıştır. Pamukoğlu, Türk Ordusu'nda 5 tane Üstün Birlik Yetiştirme Nişanı'na sahip tek kişidir. PKK'ya karşı mücadele 1993-1995 yılları arasında Hakkari bölgesinden sorumlu olarak PKK'ya karşı yönettiği üstün mücadele dağlardaki PKK'ya bağlı militanlar rakamının 12.000'den 5.500-6.000 aralığına inmesini sağlamıştır. 30'a yakın kere yapılan sınırdışı askeri harekatların neredeyse tümü onun yönetiminde yapılmıştır. Dönemin genelkurmay başkanı Üç tane Pamukoğlu Paşa olsa terörü bitiririz. demiştir. Pamukoğlu, o dönemde yapılan büyük askeri fedakarlıklara rağmen PKK'nın halen niçin sonlandıralamadığını 3 temel sebebe bağlıyor: İlk olarak gerçek bir siyasi irade kurulamaması, ikincisi tam bir istihbarat olmaması ve son olarak her yerde yayılmış asker bulunması diye tanımlıyor. Bizzat kendisinin yazdığı kitaplarda ve konuk olduğu birçok televizyon programında PKK'ya karşı yapılan mevcut mücadelenin uygun tarz ve strateji olmadığını ve ancak daha fazla şehit verilmesine sebep olduğunu söylemiştir. 'Karakolların hepsi yıkılmalıdır. Karakola gerek yok. Gelsinler bakalım, girsinler... Nereden girecekler? Pusuyu kurarsın, ağı kurarsın, mostrayı kurarsın alırsın.' demiştir. Daha doğru olan yöntemin 20.000 kişilik Eşkıya Takip Kuvveti kurmak ve dağlarda, taşlarda, mağaralarda, ormanlarda, nehir yataklarında yani tüm coğrafyada bulunmanın gerekliliğini belirtmiştir. Karakollarda bekleyen Mehmetçik kendisine karşı yapılan ani saldırılar halinde yeri, hareketleri, silahları militanlar tarafından bilinen bir durumdadır. Bir başka deyişle, bellibaşlı, elle gösterilebilir bir yerde olmamakla birlikte her yerde her zaman bulunma tavsiyesini vermiştir. 2007 yılında ise Serdar Akinan tarafından kendisinin görevli olduğu yıllarda PKK olaylarının gelişimini inceleyen Kan Uykusu belgeselinde PKK'ya karşı mücadelesi konu edinilmiştir. Yönettiği operasyonlar • I. PKK Kirpi Operasyonu • II. PKK Balkaya Operasyonu • III. PKK Kuzey Irak Mezi Harekatı • IV. PKK Karanlık Dağ Operasyonu • V. PKK Buzul Dağı Operasyonu • VI. PKK Ejder Operasyonu • VII. PKK Karadağ Operasyonu • VIII. PKK Kuzey Irak Hakurk Operasyonu Siyasi yaşamı 28 Temmuz 2008'de yaptığı ulusal çağrı ile fiili olarak siyasi hayatına başlamıştır. Bu çağrısında Hak ve Eşitlik Partisi'nin ana felsefe ve ilkelerini duyurmuştur. Pamukoğlu, 4 Eylül 2008'de yani Hak ve Eşitlik Partisi'ni kurduğu gün Anıtkabir özel defterine şunları yazmıştır: "Büyük Önder, Gözün arkada kalmasın! Türk kadınları ve erkekleri olarak milletimizi özlediğin yüksekliğe çıkaracağız. Bugün bizim için 11 Kasım 1938'dir." 28 Temmuz Çağrısı Çağrı, "Anadolu ve Trakya'da yaşayan Türk halkı bu çağrı size" diye başlar. İlk başta Türkiye'nin içinde bulunduğu vahim durumun tarifini yapar ve insanoğlunun yeryüzünde görülmeye başladığından itibaren ki tüm mücadelelerin ana sebebinin 'Hak ve Eşitlik' olduğunu belirtir. Ardından, Türkiye'deki durumun düzeltilmesi ve tekrar 'hak ve özgürlüklerine' kavuşması için partinin gerçekleştireceklerini sıralar. Ardından, Pamukoğlu "Hak ve Eşitlik Partisi'nin Doğa ve Felsefesi" adlı metni sunar. Bu bildirinin ardından halktan gelen destek ile Hak ve Eşitlik Partisi 36 gün sonra, 4 Eylül 2008'de kurulmuştur. 36 gün gibi kısa bir sürede bir siyasi partinin mevcudiyet kazanması Türkiye'nin geçmişinde nadiren olmuştur; fakat kurduğu parti hızla örgütlendiği gibi dış odaklardan gördüğü tepki de erken gelmiştir. Belli zaman aralıklarıyla Türkiye Cumhuriyeti'ne verilen Avrupa Birliği İlerleme Raporları'nda Hak ve Eşitlik Partisi'nin varlığından, oluşumundan ve gelişmesine karşı alınacak acil tedbirlerden bahseder. Bu konuya dair Pamukoğlu açıklamalarında « "Thomas söyledim, ‘korkunun ecele faydası yok’ İsveçli. Sen serbestsin, biz de serbestiz. İsveçli, gelirsen İstanbul’a, Ankara’ya haber ver. 8-10 bin kişiyle havaalanında seni karşılayacağız. Şimdi o kağıda yazdıklarını benim yüzüme söyle diye” » demiştir. Bu tarihten itibaren sürekli biçimde teşkilatlanma çalışmalarına devam eden Hak ve Eşitlik Partisi'ne 900.000 resmi başvuru olmuştur. Pamukoğlu, partiye gelen basvuruların 22.000 kişilik dilimler halinde ele alındığında çoğunluğun 18 ve 35 yaşları arasında bulunduğunu ve bu sebeple, partinin çevik bir nüfusa sahip olduğunu belirtmiştir. 2010 Mart ayı içerisinde, Çanakkale'nin Ezine ilçesinde bulunan Osman Pamukoğlu, partinin iktisadi politikasının önemini vurgulamak üzere şu açıklamayı yapmıştır: "Partinin ilk hedefi bu. Önce ekmek, sonra huzur. Huzur derken bütün adalet sistemini, dağda gezen eşkıyayı, şehirlerdeki mafya dahil onları kastediyorum. Bizim parti ile ilgili halkın Türkiye genelindeki kanaati şu: Hak ve Eşitlik Partisi ve genel başkanları Osman Pamukoğlu olduğu sürece Türkiye'de güvenlikte herhangi bir sorun olmaz. Yani, ne yapacağını nasıl yapacağını bilir. Buna inanmış halk. Yani, daha biz bir şey yapmadan dahi halkın kanaati bu... Milletin merak ettiği, ekonomide ne yapacağımız... Ekonomide... 'Siyasal ve Toplumsal İlkeler' kitapçığımızda önce ekonomi var."