“Freud’un kendi vaka geçmişlerini ayıran, ‘tek avantaj’ olarak adlandırdığı tek şey, ‘bir hastanın acılarını anlatan hikâye ile hastalığının semptomları arasında yakın bir bağlantı’ olduğunu varsaymasıdır.
Kabaca söylemek gerekirse: Doktorun tedavi yöntemi tekrarlanıyor olabilir, hastanın semptomları birçok hasta tarafından tekrarlanabilir ama hastanın acıları hakkında anlattığı hikâye tekil olacaktır. Hastalar, doktorun bakış açısından benzer hikâyeler anlatabilir ama hikâye asla aynı olmayacaktır. Psikanalitik vaka geçmişi, hastanın hikâyesinin tekilliğine ayrıcalık tanıyan kısa hikâyedir. Arzularla dönüştürülen beklenmedik olayların hikâyesidir. Özgün bir hikâyedir.”
— Adam Phillips, Yan Etkiler, Ayrıntı Yayınları, s.55.
Yani "Sen dünyada ne gördün?" derseniz bunca zaman, insan olmayı biraz olsun deneyimleyebildim ama yaşama dair pek az şey gördüm. Ben ve benim gibiler arasında sıkıştım, kaldım."
Konu cesaretse yetişkin dönemin cesareti de bu oluyor. Bazen bir arkadaşının arkasında, bazen yaptığın işin arkasında, bazen bir hatanın arkasında, fark etmez, üstüne üstüne gelen şeylere karşı duruyorsun. Arkasında durduğun konudan dolayı insan kaybediyorsun bazen.
Kamer/ 54-55. Şüphesiz takva sahipleri (Allah'ın emirlerini tutup günahlar. dan sakınanlar), cennetlerde aydınlık, bolluk ve ferahlık içinde,* (hem de) doğruluk meclisinde (hoşnutluk içinde) gücü sonsuz olan hükümdarın huzurundadırlar.
“İlim öğreniniz. Zira o yalnızlıkta en samimi dost, halvet halinde gerçek arkadaştır. Dini öğrenmede rehber, iyi ve kötü günde yardımcıdır. Helal ve haram onunla bilinir. İlim amelin imamıdır. Amel ona tabidir.”