Sade Şiirler
10/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Yazardan okudugum üçüncü şiir kitabıydı. Ben severek okudum. Sade Şiirler adlı kitabı, adının çağrıştırdığı gibi yalın bir söyleyişe yaslanan; ancak bu sadeliğin içinde yoğun duygular barındıran bir şiir kitabıdır. 56 sayfalık eser, aşk, özlem, kırgınlık, zaman ve insanın iç dünyasını merkeze alan şiirlerden oluşur. Kitabın tanıtımında yer alan dizeler de bu yalın ama duygu yüklü anlatımı yansıtır. Şairin en belirgin başarısı, süslü ve karmaşık bir dil yerine doğrudan okurun kalbine ulaşmayı hedefleyen bir anlatım kurmasıdır. Şiirlerde kullanılan kelimeler gündelik dile yakın olsa da, her dize duygusal bir derinlik taşımaya çalışır. Aşk yalnızca romantik bir duygu olarak değil; kayıp, bekleyiş ve insanın kendini arayışıyla birlikte ele alınır. Bu yönüyle kitap, şiire yeni başlayan okurlar kadar duygusal yoğunluğu seven okurlara da hitap eder. Eserde tekrarlar ve kısa dizeler, şiirlerin ritmini güçlendiren önemli unsurlar arasında yer alıyor. Ben çok begendim tavsiyemdir.
Şiir
Sade ŞiirlerCan Seyfettin Al · Liman Yayınları · 20235 okunma
8/10
·200 syf.··
2026 12. kitabı
𝓜𝓮𝓻𝓱𝓪𝓫𝓪𝓵𝓪𝓻𝓻𝓻𝓻... Nasılsınız canım dostlar... Uzun zamandır buralara çok uğrayamasam da okumaya tüm hızımla devam ediyorum. Peki siz neler okuyorsunuz? Bugün size @inkilapkitabevi ‘nden çıkan kalemine hayran kaldığım @dilekgormezofficial ‘ın #aşkaözürdiletmem kitabının yorumu ile geldim... #kitaphakkındadüşüncelerim Hepimizin geçmişten taşıdığı yaralar vardır. Ancak bazılarımız için yaralar, daha derindir ve yetişkin yaşamımız üzerindeki etkileri daha belirgindir. Eksik büyüyen, özellikle kız çocukları hep başkalarıyla tamamlamaya çalışır kendini. Ada’da eksik yanını Toprak’ta tamamlamak istedi. Ama yalanlar, günahlar, sırlar arasında bir aşk ne kadar tamamlanabilirdi. Ada ve Toprak’ın geçmişi önünde engel olarak dururken bu aşkın sonu ne olacaktı? Uzun zamandır hiç bir kitap beni bu kadar etkilememişti. Son sayfalarında kendimi ağlar halde buldum. Ada’yı o kadar çok sevdim ki onu kız kardeşim gibi sarıp sarmalamak geldi içimden. Ah sen Toprak sevgine sonsuz saygım olabilirdi keşke evli olmasaydın. Tabi birde Fadıl faktörü var kitapta nefret ettiğim. Neden nefret ettiğimi kitabı okuyanlar bilir okumayanlar okuyunca öğrenir. Sadakatin, dostluğun, aile ilişkilerinin, hüzünlü çocukluk anılarının sorgulandığı bu şahane eseri kesinlikle herkes okumalı diyor şiddetle tavsiye ediyorum... Kitabınız bol keyfiniz daim olsun... Sevgili @dilekgormezofficial sizi çok geç tanıdığım için özür dilerim.Artık fanatik okuyucularınıza bir yenisi eklendi. Kaleminiz hep daim olsun... #alıntılar "Bazı babalar yoktur ve kendilerinden büyüktür yoklukları. Benim babamın varlığı eve sığmıyordu o yüzden yoktu." (Syf: 53)
Aşka Özür DiletmemDilek Görmez · İnkılap Kitapevi · 2022201 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kısacık ama içinizi sıcacık yapacak bir öykü
8/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
Kitap yahudi bir çocukla Müslüman bir bakkalın arasında geçen muhabbeti anlatıyor ve her şey o kadar hızlı ilerliyor ki, oturup yarım saate okunabilecek bir eser. Ben okurken oldukça keyif aldım fakat bunun daha uzun yazılmış, daha detaylandırılmış bir roman olmasını gerçekten çok isterdim. Momo’nun ve Mösyö Ibrahim’in arasında geçen muhabbetleri daha derin okumayı, Momo’nun babasını kaybedişini ve 3 ay boyunca yalnız yaşayışını, Mösyö İbrahim’i babası gibi kabullenişini, beraber çıktıkları yolculuğu, Momo’nun annesiyle hesaplaşmasını, kabullenişini ve bu kısacık kitapta geçen diğer her şeyi daha detaylı ve duygulu okumayı gerçekten çok isterdim. Ama maalesef yazarımız 56 sayfada yazıp bitirmeyi tercih etmiş olsa da yine de biz okurlar etkilemeyi başarmış.
Mösyö İbrahim ve Kuran'ın ÇiçekleriEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20246,5bin okunma
10/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
70 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 23:26
Elmalılı Hamdi Yazır ile Kur'an Sohbetleri, Elmalı'nın tefsirinden yaratılış gayemize ve ALLAH'a teslimiyete dair bir çalışma. Elmalı'nın tefsiri üzerine uzun yıllar yapılan çalışmalar ve bu çalışmaların günümüze uygun halde aktarılması, her eserinde olduğu gibi tefsirleriyle kazandırıdığı farklı bakış açıları... Bakara Süresi 285-286. ayetler, Hicr Süresi 85-99. ayetler, Enbiya süresi 30-41.ayetler ve Hac Süresi 25-37.ayetlerin Elmalı Tefsirini bize tekrardan tefsir etmiş. Ayetlerde bahsedilen ibadetlerimiz, yaratılışımız, ALLAH'a teslimiyet, Kur'an ve Sünnete bağlılık gibi özümüzü, kulluğumuzu hatılarlatan ayetlerle bizi kulluk bilincine yöneltiyor. Bu kitabı okuduğumda aklıma temelde iki ayet geldi tekrardan; Zariyat Süresi 56.ayet: "Ben cinleri ve insanları, başka değil, sırf bana kulluk etsinler diye yarattım." ve Rad Süresi 28.ayet:"Ruhun aradığı sükûnet ve dinginlik ancak O'na yönelmekle mümkündür." Ve en sonra nasıl kopuşumuz ifade ediliyor "Kur'an ve Sünnet" yeter diyerek bize asıl Kur'an ve sünneti anlatan ilmihallerimizinden, geleneklerimizdeniz özümüzden uzak kalarak onları yok sayarak kopuyoruz. Özümüze tekrar dönebilmek için tekrar Zariyat Süresi ve Rad süresini hatırlayarak yola çıkmalı özümüze dönmeliyiz....
Elmalılı Hamdi Yazır ile Kur'an SohbetleriFatma Bayram · Timaş Yayınlar · 01,031 okunma
9/10
·448 syf.·
2026 16. kitabı
Anne ile ergen kızı arasında geçen çatışmaları okuyacağımı sanırken, beni bambaşka konuya götüren kitap oldu. Kitap da günümüz de yaşlı hastalığı olarak bilinen Alzheimer'e 56 yaşında yakalanan annenin hastalığı kabul etmekte zorlanmasını ve anneye karşı suçluluk duyan kızının kendini affetmek için çabalaması anlatılıyor. Kitapta annenin yaşına 56 deseler de bana göre anne de 45/ 50 yaşında hastalık baş göstermiş sorumluluğu fazla olduğu için kadınının davranışları bu şekilde algılanıp göz ardı edilmiştir. Nitekim yeni nesil doktorlar Alzheimer testlerinin 50 yaşında başlaması gerektiğini söyler oldular. Eminim burada yaşı 50 ve üzeri bir çok kişi (daha çok kadınlar tabi) buzdolabının kapağını açıp ben şimdi bu kapağı niye açtım ne alacaktım diye düşünmüştür tıpkı benim gibi. Yaşım gereği bu kitap beni önce korkuttu daha sonra gözümü açtı diyebilirim. Çünkü hiç birimiz böyle bir hastalığın var olduğunu bildiğimiz halde ne kendimize ne de çok yakın canlarımıza konduramıyoruz. Kondurmadığımız için de hastalığı yok sayıyoruz.
Sensiz Bir HayatKatie Marsh · Olimpos Yayınları · 201777 okunma
9/10
·158 syf.··
Beğendi
·
2026 44. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 22:43
Ben cinleri de, insanları da ancak bana kulluk etsinler diye yarattım. ❞ {Zariyat, 56} Seyyid Kutub'un okuduğum her kitabı birbirinden değerli, tavizsiz bir üsluba sahip. Nehir gibi içine çekiyor okudukça okuyası geliyor insanın. Seyyid Kutub, sadece Batı'yı ya da moderniteyi eleştirmez; aynı zamanda Müslüman toplumların içine düştüğü "taklitçilik" ve "kültürel Müslümanlık" eğilimini de eleştirir. İslam Bilinci kitabında da sürekli hakikatin temel ve vazgeçilmez yönünün insanların bir gaye için yaratıldıklarını bilmek ve bu gayeyi gerçekleştirmek olduğuna değinir. Seyyid Kutub, hayatın gayesi için; İnsanın biricik görevi Allah'a itaat ve ibadettir, eğer bir insan bu hakikati biliyorsa dünyada ne için yaşadığını da hissedebilir der, Allah'ın gönderdiği şeriatı hayatın egemen düzeni kılmak bir başka gereğidir diye savunur. Çünkü kâinatın kanunları arasında uyumun bağlanması, ilahi hayat sisteminin kâinata egemen kılınmasına bağlıdır. "Seyyid Kutub, aslında her birimize şu soruyu soruyor : Kültürel bir taklidin gölgesinde mi yaşayacağız, yoksa kâinatın o muazzam ilahi uyumuna kendi yaratılış gayemizle mi eşlik edeceğiz?"
Din
İslam BilinciSeyyid Kutub · Ehil Yayınları · 201867 okunma