Bir insan ne denli üstün zekâlı ve bilgili olursa olsun, eğer duyarlılıktan yoksunsa; kafa açısından görkemli bir dev, duygu açısından zavallı bir cüceyse, ben neyleyim böyle bir adamın dostluğunu?
- sana karşı tuhaf duygular var içimde. sol kaburgamın altında bir yere bir ip bağlanmış gibi geliyor bana. sanki aramıza yüz millik toprak ve deniz girerse, bu ipin kopacağından korkuyorum. işte o zaman içimde bir kanama başlayacak. sana gelince... sen beni çabuk unutursun.
Neler gördünüz yüzümde..?
-Tutulmuş gözyaşları. Ne fena bu erkeklerin duygularından utanmaları. Sahte bir gurur. Akıllarından utansalar daha iyi ederler..
Oblomov
Türkiye’de akıl kurumsuzlaşmıştır. Akademiler, entelektüel üretim kurumları, kültür etkinliklerini kontrol eden mecralar, neredeyse tamamen akıl ve aydınlanma düşmanlarının elindedir. Akıl ve aydınlanmayı savunanlar gettolaşmış, atomize olmuş, kabuklarına çekilmiştir. Akıl ve aydınlanmayı savunan neredeyse hiçbir kurum kalmamıştır.
Akıl değiştirir. Değiştirmek isteyen, akla ihtiyaç duyar. Aklı savunmak için akılsızlaştırma mekanizmalarının fark edilmesi gerekir. Aklı savunmak, toplumu savunmaktır.