10/10
·336 syf.·
2026 48. kitabı
Nurullah Genç ~ Omuzlarımda Dünya Omuzlarımda Dünya, Nurullah Genç’in hayatından izler taşıyan otobiyografik bir eserdir. Kitap, yoksul ve imkânları kısıtlı bir dağ köyünde yaşayan Seyfullah’ın oğlunu okutma hayalini ve bu uğurda verdiği mücadeleyi anlatır. Seyfullah, tüm zorluklara rağmen oğlu Nurullah’ın eğitim alarak başarılı bir insan olması için büyük fedakârlıklar yapar. Eserde; azim, sabır, çalışkanlık, aile sevgisi ve eğitimin önemi ön plana çıkar. Nurullah’ın çocukluk yıllarında karşılaştığı maddi sıkıntılar, uzun ve zorlu eğitim yolculuğu ile başarıya ulaşma süreci anlatılır. Aynı zamanda Anadolu insanının dayanışması, iyilikseverliği ve manevi değerleri de vurgulanır. İnsan, inançla ve kararlılıkla çalıştığında en zor şartları aşabilir; eğitim ve gayret hayatı değiştiren en önemli güçlerdir. @timasyayingrubu @nurullahgenc1 “Çalışacaksınız ve okuyacaksınız. Dua edeceksiniz ve kendinizi yetiştireceksiniz.”(syf;17) “Fiili dua olmadan kalvi ya da sözlü duanın tesiri arzulanan düzeyde gerçekleşmez.”(syf;17) “Yardım etmek üzere uzandığımız her el kendi elinizdir.”(stf;18) “Tartışabilirsiniz ama kavga edemezsiniz. Çünkü fikir tartışması yapılırken kavga etmek insani değildir.”(syf;23) “Tamamen zıt düşüncelere sahip olabiliriz. Hakaret etmeden, küçük görmeden, aşağılamadan, birbirimize saygı duyarak tartışmayı beceremediğimiz sürece bu ülke mesafe alamayacaktır.”(syf;27) “Haksızlığa karşı koyarsanız zulme engel olursunuz. İnsanlık haksızlığa karşı çıkmadığı için dünya zulümlerle dolu bugün.”(syf;47) “İnsan sahip olduğu herhangi bir malı satarken kusurlarını saklamamalı.”(syf;55) “Koysan yüreğimin pervazlarına Bilmem ısınır mı ayaz ellerin…”(syf;59) “Nicedir yaralarıma ruhunu sürüyorum…”(syf;70) “Ben ağı örümceğe öğretenin adıyla açarım
Omuzlarımda DünyaNurullah Genç · Timaş Yayınları · 20242,002 okunma
2/10
·59 syf.·
2026 10. kitabı
Bir insan 59 sayfalık bir kitabı kaç defa yarıda bırakmayı düşünür? Okumak içimi öyle bir daralttı ki, her sayfasında “ha gayret, az kaldı.” diyerek itelemeye çalıştım kendimi. Ardı arkası gelmeyen iç monologlar, yeri ve vakti belli olmayan halüsinasyonlar bitmek bilmedi. Uy*şturucu etkisinde olan birinin dünyasını izliyor gibiydiniz, tabi buna izlemek denirse. Gözünüzde canlandırabileceğiniz doğru düzgün bir an bile yoktu, soyut tabirler vardı hep. Başlarken konusuyla ilgili hiçbir bilgim yoktu, İstanbul’da geçen, akıcı, biraz da hüzünlü bir aşk öyküsü okuyacağımı sanmıştım. Hayal kırıklığı.
Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutkuİlhami Algör · İletişim Yayıncılık · 201434,7bin okunma
Reklam
Zihnimizde ki gölge....
9/10
·212 syf.·
2026 2. kitabı
"Bu hikâye, gerçek olamayacak kadar gerçek bir hikâye."(syf 204) "Çünkü bazı insanlar hayatın anlamını bulamaz, sadece onu aramakla ömür tüketirlerdi."(syf 204) Diyor yazarımız... Bende bir okur olarak diyorum ki; Bu hikâye benim hiķâyem,bu hikâye senin hikayen, bu hikâye bizim hikâyemiz aslında... Ve bu hikâye gerçek ! Bu hikaye benim hikâyem çünkü, çünkü ben dokuzum... Derin sezgilerimle, güçlü şefkat duygumla ve yüksek empati yeteneğimle hayatında var olduğum insanlara adeta "şifacı" ve "bilge" ruhumla yaklaşıyorum ve bunun ne anlama geldiğini biliyorum. Hayatımı şekillendirmek için verdiğim bu savaşta,kaldığım her "Araf"da dünya da olan savaşımı kazanmak için mücadele ediyorum... "Dünyada aynı kitabı okumuş iki insan yoktur" der Edmund Wilson Haklı da... Ama bu kitap için; Bu kitabı benimle aynı duygularla okumuş ya da aynı duyguları hissedecek, aynı hissiyatı taşıyacak bir insan daha bu dünyada asla olmayacak.Bel ki yazarın kendisi bile bunu anlamayacak.... Kitabı okurken içindeki herhangi bir ayrıntıyı kaçırmamak adına verdiğim savaşta dışındaki ayrıntıları fark edemediğimi kitap bitiminde anladım.(bakalım siz fark edecek misiniz?) Ercan en başta hayatı hızlı ama, çok hızlı yaşarken ve ben onun peşine yetişmeye çalışırken bir çok detayı kaçırdığımı kitabın tamamını okuduğumda anladım. Ercan kitap boyunca bir yerlere ait olmaya çalışırken, onunla birlikte ben de hiçbir yere ait olamadım, hiçbir karaktere...Bu benim, beni anlatıyor diyemedim.Çünkü okuduğum her karakterde, okuduğum her sayfada kendi iç dünyama dönmek zorunda kaldım.Kendi iç savaşımla, kitabı okurken bir çok var olan detay gözümden kaçıverdi. "En mutlu zamanların,anların geçer gider, anılarla kalırsın, baş başa."(syf 36) Kitabı elime alır almaz 2 Mayıs 2024'e gittim ben de önce...Kimse bilmez
1000Kitap
ArafAlper Turgay Cehiz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202614 okunma
9/10
·196 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 17:43
“Bir mahallenin içinden geçen tanıdık duygular…” Şermin Yaşar ~ Gelirken Ekmek Al 9/10 Altı Harfli Bir Tatlı ile tanıştığım Şermin Yaşar, bu kitapla kalbimdeki yerini daha da sağlamlaştırdı. Toplam 18 öyküden oluşan kitapta her hikâye farklı bir hayatı, farklı bir kırılma anını anlatıyor. Dili samimi, yalın ve çok etkileyici; okurken zaman zaman hüzünlenmek kaçınılmaz.. En sıradan görünen anların içinden bile insanın kalbine dokunan duygular çıkarabiliyor. Apartmanlar, aileler, komşular, anneler, kırgın çocuklar ve sustuğu hâlde çok şey anlatan insanlar… Her hikâye ayrı bir kapı aralıyor sanki. Anlatılanlar büyük olaylar değil belki ama hepimizin hayatına bir yerden değiyor. Şermin Yaşar insanı ve gündeliği gözlemlemeyi çok iyi biliyor… Ne abartılı bir dram var ne de yapay bir duygu yükü. Her şey olması gerektiği kadar gerçek. Bağırmadan etkileyen, sakin ama güçlü bir anlatım. Kısa hikâyelerin bıraktığı o tanıdık duygu özellikle çok etkileyici. Kitap bitince, uzun zamandır yaşadığın bir mahalleden ayrılıyormuş gibi hissettiriyor… “Bir kitapçıda rafların arasında senin kokunu duyuvermenin hayalini hep kurdum.” (49) “İnsan sevdiğinden duyduğu sözlere ilahi anlamlar yüklüyor bazen.” (59) “Baba ocağı olmayana asker ocağı kucak gibi gelir.” (86) “Kısmetten öte yol yok, çok istersin olmaz ama hiç istemediğin sırada oluvereceği tutar.” (111) Kısacık öyküler içinde büyüyen insan halleri .. . . .
Gelirken Ekmek AlŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 20259,7bin okunma
Puan vermedi·88 syf.·
2026 360. kitabı
Ama merhamet, yoksulluğun sürmesinden başka bir işe yaramıyordu.. S:59 İnsanın kendinde görmek istemediği karanlık yanları soğuk ve hissiz labirentlerde, hayalle gerçek arasında ve “hoş ve tehlikeli” rüzgârlar eşliğinde ortaya çıkarken okur da kendi içinde, karanlıkta, rahatsız edici bir buluşmaya davet ediliyor. Susan Sontag’ın “harikulade, göz kamaştırıcı, yabani” olarak nitelendirdiği , Fleur Jaeggy Tanrı Korkusu’nda okurun karşısına birbirinden tekinsiz yedi öyküyle çıkıyor Tanrı Korkusu Günahkarların birincisiysem, acı çekenlerin de birincisiyim... S:37
Hikaye (Öykü) Edebiyat
Tanrı KorkusuFleur Jaeggy · Can Yayınları · 202454 okunma
Kum Saati
9/10
·191 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
Duygusal bir dönemime mi denk geldi, ağlayasım mı varmış bilmiyorum(:)) fakat beni çokça ve sıkça duygulandırdı, gözlerim doldu okurken. Aslında kitabın öyle aşırı dramatik bir biçimi yok, aksine oldukça pozitif bir bakış açısıyla yazılmış. Sade bir dile, basit betimlemelere sahip, kolaylıkla okunabilen bir kitap üstelik. Fakat, daha yüzeysel bir seviyede olsa da bazı güzel yerlere temas ediyor. Ölüm, yaşam, evlilik, değerler, toplumsal çöküşe karşı bireysel gelişim sorumluluğumuz gibi pek çok konu ele alınmış. Duygular ve ilişkiler de güzel işlenmiş. Pek de insan sevmem ama, tüm geçmişimi karşıma oturtup, her birinden yaptığım her bir hata için bağışlama talep edesim, hepsine 'seni affediyorum' diyesim geldi zaman zaman. 'Hayat kısa, kuşlar uçuyor' ve insan ölüyor. Belki de tam şu an, çok değer verdiğimiz ve bir sebepten görüşmediğimiz birisinin yeryüzündeki son beş dakikasının ilk saniyesi. Belki de tam şu an bunu okurken senin veya yazarken benim...:) Kimin kum saati ne zaman başlıyor, bilemiyoruz. Ama hep hatırlamamız gereken bir şey var ki, içerisinde çok ama çok az kum var. Bu sebeple birisine onu sevdiğimizi, onu bağışladığımızı, ondan içtenlikle özür diliyor oluşumuzu, onu özlediğimizi söylemek için hiçbir zaman çok erken değildir, aksine sıkça çok geç kalındığı görülür. O zaman hadi! 5 dakikan var! Kime ne söylemek istiyor da kendini uzun süredir tutuyorsan, ara onu. Söylemen gereken her şeyi söyle. Kum saatin başladı, 04:59 :) Öyle bir durumun yoksa çok şanslısın, o zaman kafan rahat, için huzurlu, aç bi Öğretmenim Mori'yle Salı Buluşmaları, başla okumaya. Faydalı ve keyifli bilinçlenmeler diliyorum.)
1000Kitap
Öğretmenim Mori'yle Salı BuluşmalarıMitch Albom · Boyner Yayınları · 20202,762 okunma
Reklam
Reklam