ÖLÜM VE ÇİKOLATA
Önce renkler.
Sonra insanlar.
Ben genellikle böyle görürüm.
Ya da en azından böyle görmeye çalışırım.
İŞTE KÜÇÜK BİR GERÇEK
Öleceksiniz.
-Azizim! Bu pejmürde ve maskara kıyafet altında tam tahsil görmüş kâmil bir insan, büyük ve cömert bir yürek olduğunu görmemek için insanın hakiki âmâ (kör) olması lazımdır. Zavallı kadının o çekingen vaziyetini görüp de ayağa kalktığınız zaman, maskara kıyafetinize rağmen çehrenizdeki safvet, ulviyet ve hatta hâkimiyet hepimizi itaatkâr, büyülenmiş bir hale koymuş ve müteessir etmişti.
Her insan, her izan ve vicdan sahibi, hatta en naçiz bir hayvan bile bu fark ve tekvin âleminde ihtiyaçları hissettiği andan itibaren, saadeti aramaya başlar. Bu öyle sabit bir kaidedir ki, tabiat kanunları içinde her kanun değişmiş olsa bile, bu kaide kesinlikle değişmez, bozulmaz.
Hava teneffüsünde eşitlik yok. Her şeyden vergi alınan bu devir-i âlemde, hâlâ hava üzerine bir vergi konulmamış olmasına ne dersin? Bundan daha garip bir şey olur mu?
-Azizim! Cidden hoş söylüyorsun. Böyle bir vergi teklif etmeli. En az birkaç yüz milyon frank değil, lira gelir elde edilir.