Bartleby'de en başından beri beni hüzünlendiren, ketumluğundaki bilgece gizemli duruşu, toplum ve sistem tarafından anlaşılmamış kabul göremeyen adeta aidiyetsiz hissettiren tutumu gerçekten yüreğimi burktu diyebilirim. Böyle kısa bir kurguda bu kadar çok şey anlatabilmesi yazara hayranlık duyduruyor. Kelimeleri bir ressamın kullandığı renklerdeki ustalığına benziyor adeta, sanki hem düşünülüp hem de fazla da düşünülmemiş bir muhteşemlikte lezzetli.
Eğer yapmayı vazgeçişinde bir anlam yüklü olduğuna inanıyorum. Bazı anlarda gerçekten sesli de güldüm)) Çünkü özel bir karakter, Gregor Samsa'nın böcekliğiyle paralelleştiği gerçekten doğru. Sisteme güçlü bir başkaldırı ve altyazı geçtiğine de inanıyorum. Toplumun robotlaşmasına, duygusuzlaşmasına, boyun eğişlerine bir cevap bu karakter. Çünkü toplumda hepimiz rollere bürünüyoruz. Patron, çalışan, işçi, öğretmen, emekli, anne, baba, çocuk, eş.. bu rollerimizde bizden bekleneni yapmak mecburiyetinde kalışlarımızdan hangimiz vazgeçebiliyoruz? İşte burada bir farkındalık uyandırıyor Bartleby, ''yapmamayı tercih ederim''.. Hangimiz HAYIR deme gücüne sahip olabiliyoruz üstümüzde otorite kurulmuşluğa? Bu cesaret ve güç gerektirir. Bu yüzden gizli de bir hayranlık duyuyorum. Nihilist olup olmadığıyla ilgili de düşüncelerim var, fikirlerinizi paylaşın bu konuda benimle))
Ben toplumdaki bu direnişçi tavrına gülümseyerek bakarak saygı duyuyorum. Yine de sonunda her şeyden de bir vazgeçişi onu hayatından etmiş oldu... Bu tür bir karanlıkta kaybolmamasını tercih ederdim :)
Asla unutmayacağım bir karakter oldu benim için ve düşünmeye sorgulamaya itti, her zamanda aklımda yer edinecek sanıyorum ki. Mutlaka okuyun ve düşünün.
Katip BartlebyHerman Melville · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202215,5bin okunma