Bhagavan konuştu
6: Çok eski zamanların yediği ermişi ve insan ırkının 4 atası olan manularda aynı şekilde benim Aklımın üründürler 8: Ben her şeyin kaynağıyım her şey benden doğar yükselir bilge kişi böyle düşünerek beni sever bana tapar 9: düşünceler benden yaşamlar bendendir onlar birbirini karşılarak aydınlatırlar daima beni konuşarak mutlu olur ve sevinirler
Sayfa 71·Kitabı okuyor
Noel ve Epifani
25 Aralık’ta Noel, Hıristiyanlığın pek çok dalında İsa’nın doğumu olarak kutlanır. Ortodoks geleneklerinde bu olay Epifani kadar önemli kabul edilmez. Noel’den on iki gün sonra, 6 Ocak’taki Epifani, bilge adamların gelişini ve onların İsa’nın gerçekten de müjdelenen Mesih olduğunu ilan etmelerini kutlar.
Sayfa 268·Kitabı okuyor
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bir kişi, yedi yüz fersah öteden, yedi kelime öğrenmek için bir bilgenin yaşadığı yere gitti. Bilgenin yanına var- dığı zaman ona şöyle dedi: "Ben Allah'ın sana vermiş ol- duğu ilim için sana gelmiş bulunuyorum. Gök ve gökler- den daha ağır olanı, yer ve yerden daha geniş olanı, taş ve taştan daha katı olanı, ateş ve ateşten daha hararetli olanı, zemherir ve zemherirden daha soğuk olanı, deniz ve denizden daha zengin olanı, yetim ve yetimden daha zelil olanı bana haber ver." Bilge kişi, ona şöyle dedi: "1. Suçsuz bir kimseye iftira atmak, göklerden daha ağırdır. 2. Hak ve hakikat, yerden daha geniştir. 3. Kanaatkâr bir kimsenin kalbi, denizden daha zen- gindir. 4. Hırs ve haset, ateşten daha hararetlidir. 5. Yakın akrabaya olan ihtiyaç -eğer yerine getiril- mezse- zemherirden daha soğuktur. 6. Kâfirin kalbi, taştan daha katıdır. 7. Koğucu bir kimse --koğuculuğu ortaya çıktığı za- man- yetimden daha zelil ve sefildir."
Sayfa 202·Kitabı okudu
Şu’arâ Suresi 196. Ayet Açıklaması
Lafzen: “öncekilerin yazılarında/sayfalarında”. (Zubura verdiğimiz mâna için bkz: 16:44, not 48). Bunlar Tevrat ve İncil’den öte -ki onlar zaten adlı adınca zikredilmektedir- başta Eski Hind, Eski Mısır ve Eski İran dinî metinleri olsa gerektir. Bu tezimizi M. Hamidullah’ın verdiği şu emek mahsulü bilgiler teyit eder: “Müfessirler resim ve heykellere tapmayı reddeden, “övülen” ve “herkese rahmet” sıfatlarını taşıyan bir zâtın geleceğini önceden haber veren Zerdüştlerin kitabına (Zend-Avesta, Hacht 13, XXVI-II, 129) göndermeler yaparlar (Bu konuda Avesta ve Dasâtîr’in başka pasajları da vardır). Brahman Hinduların Pourâna ve Vedalar’ı da çölden çıkacak, adı “övülmeye değer: Muhammed” olan bir bilgeden ve onun arabasının göğe değeceğini (Miraç); devleri bulunan bir bilge (Bkz: İşaya, 21:6-7); biri üç yüz diğeri on bin kutsanmış kişiyle gerçekleştireceği iki zaferini (Bedir Savaşı ve Mekke Fethi) haber vermektedir. Başka yerde, Kalınki Pourâna’da babasının “Allah’ın kulu” (Abdullah’ın tam karşılığı) annesinin ise “güvenilir” (Amine’nin tam karşılığı) olduğu yer almaktadır. Yine kumlu bir memlekette dünyaya geleceği ve doğduğu şehrin kuzeyine hicret edeceği vs. belirtilmektedir. Hemen belirtelim ki Pourâna kelime anlamıyla “Eskilerin Yazıları/Suhufu’l-Evvelîn” anlamına gelir ki, bu âyette bu ifade aynen yer almaktadır. Yine bilinmektedir ki, Guatama Buda da “Metteya” veya “Maitreya”nın (âlemlere rahmetin) kendi işini tamamlamak için geleceğini önceden haber vermiştir [Bkz: aynı yer, IX, 128; XX, 107] (Aziz Kur’an, İstanbul-2000).
Sayfa 708·Kitabı okuyor
Parti ayrıca, geniş kapsamlı sosyalist bir yarışma ve işyerlerin­ deki kitlelerin çalışma atılımını örgütledi. 1 6. Parti Konferansı'nın yarışma için çağrısı, hareketi başlattı. Hücum tugayları onları daha ileriye götürüyor. Leninist Komünist Gençlik Birliği ve önderlik ettiği işçi gençlik, hücum tugayları ve yarışma eserini belirleyici zaferlerle taçlandırıyor. Burada devrimci gençliğimizin olağanüstü bir rol oynadığı bilinmelidir. Fabrika ve işyerlerinin sosyalist yarış­ ması, yüz binlerce işçinin yarışma sonucu ulaştığı sonuçlar, hücum tugayları hareketinin geniş yayılıını hakkında karşılıklı çağrıların bugün inşamızın en önemli gerçeklerinden biri, hatta en önemli gerçeği olduğu hakkında şüphe duyulamaz. Kitlelerin ruh hallerin­ de ve faaliyete karşı tutumlarında büyük bir dönüşümün meydana geldiğini, iş yerlerimizin ve fabrikalarımızın çehrelerinin temelden değiştiğini ancak bir kör fark edemez. Yakın zamana kadar, yarış­ manın hücum tugaylarının "icat edilmişliği" ve "dayanıksızlığı" hakkında sesler duyuluyordu. Bugün bu "bilge" kişiler alaya bile değer görülmemektedir. Onlara takatten düşmüş "bilgeler" olarak bakılıyor. Bugün yarışma ve hücum tugayları hareketi, kazanılmış ve sağlamlaştırılmış bir mesele olarak geçerlidir. Gerçek, sosyalist yarışmanın iki milyondan fazla işçiyi kapsadığı ve hücum tugayları­ na bir milyondan fazla işçinin katıldığıdır.
Sayfa 155 - Evrensel Basım Yayın 2017
Eleştiri Kuram Felsefe Düşünce
Kitap sayıları
Halife el Me'mun'un 815'te Bağdad'da Darü'l-Hikme adı ile kurduğu kültür yuvasının kütüphanesinde bir milyon kitap vardı. 891'de bir gezgin, şehirde yüzden fazla genel kütüphanenin yer aldığını açıklamıştı. X. yüzyılda Irak'ta Necef gibi küçük bir şehir 40.000 kitaba malik bulunuyordu. Meraga Gözlemevi'nin direktörü Nasreddin Tusi, 400.000 ciltlik bir koleksiyonu bir araya getirmişti. İslam dünyasının diğer ucunda, Müslüman İspanya'da ise Kurtuba'da Halife el-Hakem, X. yüzyılda 400.000 ciltlik bir kütüphane meydana getirmiş olmakla gurur duyuyordu. Halbuki aynı tarihten dört yüz yıl sonra Fransa Kralı V. Charles (Charles le Sage), yani Bilge Şarl, sadece 900 kitap toplayabilmişti. Ancak tarihte hiç kimse bu konuda Kahire Halifesi el-Aziz ile boy ölçüşemeyecektir; zira bu insan, 6.000'i matematik ve 18.000'i felsefe kitabı olmak üzere 1.600.000 ciltlik bir kütüphane kurmuştu
Alıntı