Tek Cilt Eserlerde Çeviriler Hk.
10/10
·670 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
117 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2026 00:11
Üç farklı tercümeyi inceleme fırsatı buldum, bir saate yakın. Düzenleme ve seçim konusunda Faik AKCAOĞLU'nun çevirdiği metinin düzenlemesinde çok daha fazla emek vererek, yaklaşık 372 Baba ayrılarak özenli bir çalışma hazırlanmış. Almak isteyenlere tavsiye ederim. İki sefer okudum, notlar alarak, ezberlemeye çalışarak. 8 cilt olanı da okumak istiyorum inşallah. Beka Yayınevi-Tercüme Faik AKCAOĞLU 670 sayfa Gonca Yayınevi- Tercüme Abdullah Feyzi KOCAER 880 sayfa (Arapça hadis metinli) Kitap Dünyası- Tercüme Mehmet TÜRK 614 sayfa
Din
Riyazü's-Salihinİmam Nevevi · Esra Yayınları · 20074,312 okunma
UYGAR&MEİRA
Herkese merhaba. Çok uzatmayayacağım eleştiri incelemesini yapıp gideceğim. Benim serüvenim ve sabrım buraya kadar :D Yani insana neden Türk Genç Edebiyatı okumaması gerektiğini hatırlatan bazı anlar vardır. Mesela Maça Kızı 8 - 1. Kitap , Ateşpare 1 , İçi̇nde Bi̇r Sen - 1 , gibi... Bu kitapta benim için onların yanında yer alıyor. Üç kitap olmasının saçmalığının yanı sıra konu beni aşırı sıktı. İlk kitap 614 sayfa ve henüz iki kitabı daha var... Kitap içinde sürekli tekrara düşen bir durum var. Uygar Meira'ya işkence eder, Meira ben ne yaptım der sonra Uygar'dan geri kalmayacak şeyler yapar sonra aynı sıralamayla devam eder. O kadar sıkıldım o kadar bunaldım ki anlatamam. Kurgu aşırı sağlam bu konuda hem fikiriz ama bu kadar uzatmak neden ? İki kitap olsa ve biz biran önce konuya geçsek aksa gitse olmaz mı ? Normalde yarım bıraktığım kitaplara incelemede yazmam ama dayanamadım. Kitap beni RS'ye soktu resmen. Yine de sağlam kurgusundan dolayı yazarın eline,emeğine,kalemine sağlık diliyorum. Okuyacak olanlara sabırlar ve keyifli okumalar. ÇokçaKalppp>>>>
1000Kitap
Lilith'in GözyaşlarıAnna Tsintsadze · Lapis Yayınları · 2025550 okunma
Reklam
Neden hiçbir noktaya bağlanmayan bir kitabı 614 sayfa okudum?
5/10
·614 syf.··
2026 2. kitabı
Kitabın kapağını kapattıktan sonra aklımdaki tek şey kocaman bir ‘’neden?’’ sorusu. Olumsuz anlamda. Okumayanlar için uyarıyorum, kitap tam bir Türk dizisi tadında. Sayfalar çevriliyor, bölümler geçiyor, kitap bitiyor ama olaylar bir türlü açığa kavuşmuyor. Hal böyle olunca da kitabı rafa yerleştirdiğinizde ‘’ben bu kitabı neden okudum?’’ sorusuyla baş başa kalıyorsunuz. Çünkü kitaptaki soru işaretlerinin hiçbirine cevap alamıyorsunuz. Uygar Meira’ya neden bu kadar kızgın? - Cevabı yok. Uygar neden Meira’nın ailesini öldürdü? - Cevabı yok. Meira neden Öykü’yü öldürdü? - Cevabı yok. Bu kız kimmiş, neyin nesiymiş de olaylar zinciri taa çocukluğundan başlıyor? - Cevabı yok. Neden peşinde bu kadar çok insan var? - Cevabı yok. Peşindeki bu insanlar Meira’dan ne istiyor? - Cevabı yok. Daha uzatabilirim ama kısacası; yok, yok, yok. Kitapta var olan tek şey diyalogların aralarına giren destan gibi betimlemeler ve anlatılar. Normalde ne beklersiniz? Kitapta iki kişi konuşurken araya fazla anlatı/betimleme girmesin, ki okuyan kişi de o diyaloğun doğallığını ve hızını yakalasın. Fakat bu kitapta bir diyaloğa geçtiğinizde ‘’öncesinde ne söylenmişti ya hu?’’ derken bulabilirsiniz kendinizi. Bu durumu yaşamasanız bile gereksiz uzun ve yorucu anlatılardan dolayı okurken baygınlık geçirebilirsiniz. Ayrıca Uygar ve Meira kitabın baş karakterleri olmasına rağmen ne duyguları bana geçti ne de içim ısındı onlara. Asıl kurguya hiçbir hizmet etmeyen Uygar-Meira sahnelerini okurken de bitse de kurtulsak modundaydım. Bu kitaba ‘’aşk kitabı’’ olarak başlasaydım belki yorumlarım farklı olurdu ama ortada böyle bir konu varken yüzlerce sayfa okuyup, soru işaretlerinin hiçbirine yanıt bulamıyorsam benim için zaman kaybıdır. Geriye dönüp bakınca ilk iki yüz sayfasından sonra kitabı okumayı
Lilith'in GözyaşlarıAnna Tsintsadze · Lapis Yayınları · 2025550 okunma
Potansiyeli var
7/10
·614 syf.··
2025 39. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2025 21:33
(Spoiler içermez) Dark romance'i hiç sevmeyen biri olarak bu kitaba bir şans vermek istemiştim çünkü bu kitap belli ki "manyak ama romantize edilen erkek karakter ve kurbanı olan masum kadın karakter" klişesinden daha fazlasıydı. Gerçekten de öyle bu arada. Erkek karakter kötü ve manyak mı? Evet ama kadın karakter de - her ne kadar hafızasını kaybettiği için masum gibi görünse de - kötü. Hatta kitapta sürekli olarak söylenene göre asıl kötü olan da oymuş. Kötü karakterlerin hikayesini okuyoruz. Uyuşturucu kullanırlar, birilerini öldürebilirler, örgütlere bulaşırlar, ihanet ederler, birbirlerine eziyet ederler... Yazar bu karakterleri okura sevdirmek için özellikle bir çaba göstermiş gibi de gelmedi bana (ki normali bu). Ben hiçbir karakteri sevmedim şahsen. Başta Uygar ve Mert'i direkt hiç hiç sevmedim. Sonrasında Uygar'ın bölümlerinde yaşadıkları şeyleri okuduğumda biraz yumuşadım, özellikle kimi noktalarda Uygar'a çok üzüldüm ama yine de sevdiğimi söyleyemem. Meira'ya karşı da çok nötrüm. Herman'a karşı da bir sevgim yok ama yaptığı ve söylediği bazı şeyler beni cidden eğlendirdi. Roze ve Tarzan güzel karakterlerdi ama şimdilik çok bir yerleri olmadı kurguda. Meira ve Roze'nin dans ettikleri sahne neydi ama öyle bir an kalakaldım. Bunlar dışında düzgünce başka bir karakter pek göremedik zaten. Benim kitapları beğenmem için karakterleri sevmeye de ihtiyacım yok. Bu yüzden kitabı okurken bu bana bir zorluk yaşatmadı. Hatta başta yazar o dark romance havasını öyle güzel vermişti ki kitabi açtığım gibi o kasvetli havayı hissediyordum. Sonrasında Meira ve Uygar'ın 140 sayfa civarı kaldıkları dağ evinden çıkmaları, Meira'nın bazı anılarını hatırlaması ve geçmişi anlatan bölümler okumaya başlamamız ile konu iki karakter arasındaki ilişkiden daha fazlası oldu.
Lilith'in GözyaşlarıAnna Tsintsadze · Lapis Yayınları · 2025550 okunma
zorlama bir kurgu
Tiktokta habire önüme düştüğü için okumaya başladım. Gelin görün ki kitap beni çok boğdu, normalde hiç yapmam ama araya başka kitap katarak okumaya çalıştım. Sonuç; yarım bıraktım. Ve kitabı fantastik sanmıştım ama hayır, dark romance türünde yazılmış. Karanlık aşk falan filan... Meira adında bir karakter gözlerini hiç bilmediği bir yerde açıyor. Hafızasını kaybettiği için olan biten hiçbir şeyi hatırlamıyor ve evde bir adam olduğunu görüp ona soruyor. Kızı kaçıran kişi Uygarmış ve işte neden bunu yaptığını, kızın kendisine geçmişte ne gibi kötülükler yaptığını okuyoruz. Belki sıkıntı bendedir diye öbür yorumları da okuduğumda bir şey dikkatimi çekti. Konu bir yerde tarikatlara, örgütlere falan bağlanıyormuş. Ya bilemiyorum bana fazlasıyla zorlama geldi. Bir de 614 sayfada her şey açığa çıkabilirdi ama yazar seri yapmayı tercih etmiş. Günümüzde en basit kurguyu dahi seriye dökmek moda oldu sanırım. Seri muhabbetinden gerçekten sıkıldım, 614 sayfa konuyu aydınlatmak için gayet yeterli. Bir şans verip yarım bıraktığımı tamamlar mıyım bilmiyorum ama şimdilik yarım bırakmayı tercih ediyorum. Tamamlarsam güncellerim yorumu.
Duygu/Düşünce
Lilith'in GözyaşlarıAnna Tsintsadze · Lapis Yayınları · 2025550 okunma
Dune okuduktan sonra biraz boş şeyler okumak istemiştim…
4/10
·614 syf.··
2025 2. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 23 Eylül 2025 20:57
Şimdi bu değerli ve bir o kadar da edebi okuma yolculuğuma bana Dune serisini öneren Nida arkadaşımı da dahil ettiğim için çok mutluyum. Her ne kadar kendisi ona bu kitabı önerdiğim için birazcık bana sinirli olsa da. Kitap hakkında çok konuşmak istemiyorum yazar zaten 614 sayfa gibi saçma bir uzunlukta yazmış kitabı, kitaptan Uygar’ın “Adım Uygar ama adıma nazaran hiçte Uygar bi kişi değilimdir.” kesitini çıkartınca kitap otomatik 200 sayfa kısalıyor zaten. Üstüne bi de yazarın gereksiz eski kelimeler kullanması kitabı okurken bi yüzümüzü ekşitmedi değil. Her ne dersem diyeyim kitap yine bu türde ve yazım tarzında olan çoğu kitap gibi kendini okutmayı başarttı ve muhtemelen ikincisi çıkınca onu da okuyacağım. Günün sonunda kitapta hiçbir şey bi yere bağlanmıyor bu arada, o da canımızı sıkmadı değil.
Lilith'in GözyaşlarıAnna Tsintsadze · Lapis Yayınları · 2025550 okunma
Reklam
Reklam